"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

EMEKLE, ÖZENLE…

Hayatta herkes aynı başlangıç çizgisinden başlamaz. Kiminin önünde geniş imkânlar vardır, kiminin ise aşması gereken sayısız engel. Ancak başarıyı belirleyen tek

İNSANI EN ÇOK NE YARALAR?

İnsanı en çok ne yaralar? Yaşadıkları mı, yaşayamadıkları mı? Yoksa yaşamaya cesaret edemedikleri mi? Aslında insanı etkileyen şey çoğu zaman sadece

“MERHABA KENDİM”

Maslow’a göre insanın en yüksek ihtiyacı “kendini gerçekleştirmek.” Yani sahip olduğu potansiyeli yaşayabilmesi, kendi olabilmesi, içindeki gerçek kişiye yaklaşabilmesi… Fakat yıllardır

ANNE OLMAK…

Hiçbir zaman tarif edemediğim ve edemeyeceğim o hissi, sevgiyi, fedakarlığı elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım bir yazı olacak sanırım. Sevgi, merhamet duygusunu

“İNSAN” KALABİLMEK

İnsan, yaşadıklarının ağırlığı altında genellikle değişir. Kırıldıkça sertleşir, sustukça içine kapanır, güvendikçe yaralandığında ise artık güvenmeye ve inanmaya korkar hale gelir.

EMANETE YAKIŞIR BİR DÜNYA

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Bir milletin çocuklarına duyduğu güvenin ve geleceğe bıraktığı en anlamlı sözün adıdır bu

GELECEĞİ TOPRAĞA GÖMMEK!

Söyleyecek sözlerin tükendiği yerle sayfalarca yazarak söylemek istemek aynı anda olabilir mi? Günümüz Türkiye’sinde evet! Daha Çekmeköy’de yaşanan acı dinmemişken Kahramanmaraş’ta,

NARSİZM: MODERN ZAMANIN KİŞİLİK SORUNU

Son yıllarda en çok duyduğumuz kavramlardan biri de şüphesiz narsizm kavramıdır. Sosyal medyada, ilişkilerde, iş hayatında ve günlük konuşmalarda sıkça karşımıza

İYİLİK VE KÖTÜLÜK ARASINDA

Her insan içinde bir iyilik, bir de kötülük taşır. Bazılarımız için bunu kabullenmek zor olabilir ama gerçek budur. İnsanları sadece göründüğünden

YALNIZLIK ASLINDA NE ÖĞRETİR?

Yalnızlık çoğu insanın korktuğu bir duygudur. Kalabalıklar içinde kaybolmayı tercih ederiz çoğu zaman, çünkü yalnız kalınca insan kendisiyle baş başa kalır.

MASKELERİN ARDINDAKİ “İNSAN”LAR

Hayat, insanı çoğu zaman görünüşe alıştırır. Güler yüzler, sıcak sözler, iyi niyet adı altında yaklaşımlar… Herkesin arkasında bir hikaye vardır ve

BİR HARFTEN BİR CİNAYETE

“Eti senin kemiği benim” anlayışından “canın benim” anlayışına… “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” yaklaşımından “senin yaşama hakkına ben

SESSİZLİĞİN İÇİNDEKİ ÖLÇÜ

Bazı erdemler yüksek sesle konuşmaz. Tevazu da bunlardan biridir. Gürültülü bir çağın içindeyiz. Herkes kendini uzun uzun anlatıyor; bazen kanıtlıyor, sürekli

MODERN KENTİN SESSİZ TANIĞI: FLÂNEUR

19. yüzyıl Paris’inde ortaya çıkan bir figürden söz etmek istiyorum bugün: Flanör. Kelime anlamı “aylak gezgin” olarak çevrilse de kavram bundan

GEÇMİŞİN GÖLGESİNDE

Durup geçmişimizi düşündüğümüz anlar vardır… Bir çocukluk sabahı, eski bir şarkı, tozlu bir fotoğraf karesi… İçimizde ince bir sızı belirir. O

SEVGİSİZ SEVGİYİ REDDEDEBİLMEK

Sevmek ve sevilmek… İnsana güç veren, değerli hissettiren, umudu diri tutan ve insanın yükünü hafifleten o kadim duygu. Bir bakışta, bir

BUZ GİBİ GERÇEK

İnsan, öleceğini bilen tek canlı. Ama tuhaf olan şu ki, bunu bilen de yine yalnızca o; yaşayan ve sanki hiç ölmeyecekmiş

DEĞER MESELESİ

Kendini seçebilmek Her şartta, her durumda. Bu bencillik değil. Aksine, insanın kendi değerinin farkına varmaya başladığının en net işaretidir. Bazen öyle

KALBİN SESSİZ AMA GÜÇLÜ DİLİ: GÜVEN

Güven… Herkesin dilinde, az kişinin hayatında gerçekten var edebildiği o kelime… Kurulması zaman ister, emek ister, sabır ister. Ama yıkılması bir

GEÇEN ZAMAN; GİDEN RUH!

Zaman geçiyor… Geçen sadece zaman mı? Zamanla birlikte ruhumuz da bir yerlerden eksilmiyor mu sizce de? Günler birbirini kovalarken, hızlanıyoruz; yetişiyoruz,

ŞİMDİ

Her yıl kendimize yeni hedefler koyar, hayatımızda düzenlemeler yapacağımıza dair kendimize sözler veririz. Planlar yaparak hayatımızda ya da kendimizde sevmediğimiz şeyleri

GİDEBİLMENİN ASALETİ

İnsan bazen kalmakla yücelir, bazen de gitmekle. Ama her gidiş bir kaçış değildir; bazı gidişler bilgeliktir. Bir insanın kalitesi, neyi ne

İÇİNDEKİ GÜCE KULAK VER

İnsan tuhaf bir varlık… Acı çekerken bunun hiç geçmeyeceğine inanır; mutluyken ise hep böyle kalacağına. O an hangi duygunun içindeysek, kendimizi

SU GİBİ OLMAK

İnsanın kendisiyle ve hayatla mücadelesi çoğu zaman bir akarsuya benzer. Yol boyunca önümüze engeller çıkar, akışımız kesilir, bazen bulanır bazen de

“VİCDAN, İÇİMİZDEKİ TANRI’DIR”

Bazen insan durur; dış dünyanın kalabalığından, sesinden, haklılık yarışından bir adım geri çekilir. O geri çekiliş, zannedildiği gibi bir kaçış değildir.

OMURGANIZA İYİ BAKIN!

Ortaokuldan mezun olacağım zaman rehber öğretmenim yıllığıma anı olarak şu cümleleri not düşmüş ve kendimi çıkmazda hissettiğimde aynaya bakarak okumam gerektiğini

KİTABIN ORTASINDA, HAYATIN EŞİĞİNDE

Bazen bir kitabın ortasına kadar okuyup hiçbir şey anlamadığınızı fark edersiniz… Zihninizde dolaşanlar alıp götürmüştür sizi farklı yerlere; hiçbir şey anlamadan

“YOL”DA OLMAK

Bizi biz yapan şeylerden biri değil midir yürüdüğümüz yol? Yolda olmak… Bazılarımız için bir hayat felsefesi. Zaten yaşam da böyle bir

SÖYLEDİKLERİN MİSİN YOKSA YAPTIKLARIN MI?

İnsan kaç maske takar, kaç kişiliğe bürünür? Ve tüm bunları neden yapar? Bizi biz yapan görevlerimiz, sorumluluklarımız, aidiyetliklerimiz vardır. Bu görev,

DELİLİĞE VURMAK

Bence ruha nefes aldırmak… Tarihsel süreçte insan aklının hep yüceltildiğine şahit olduk. Akıllı olmak genel anlamıyla düzenli, mantıklı, ölçülü olmak olarak

Mabolla Burgerleri Yemek Sepetinde