"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

ŞİMDİ

Her yıl kendimize yeni hedefler koyar, hayatımızda düzenlemeler yapacağımıza dair kendimize sözler veririz.

Planlar yaparak hayatımızda ya da kendimizde sevmediğimiz şeyleri değiştirmek isteriz.

Bir yandan da içinde bulunduğumuz yılı bir an evvel bitirmek için gün sayarız.

Hatta sıklıkla duyarsınız “Bu yıl bana hiç iyi gelmedi artık bitmeli” cümlelerini.

Peki… Bir sonraki yılın daha iyi olacağına emin miyiz?

Belki de kötü olarak gördüğünüz, bir an evvel bitmesini istediğiniz yıl; aslında sizin en iyi yılınızdı. Hatta belki de hayat çizginizi yeniden belirleyen asıl dönüm noktasıydı.

Mutluluğu hep gelecekte aramaktan, geçmişi ise çoğunlukla olumsuz hatırlamaktan, içinde bulunduğumuz “an”a odaklanamıyoruz farkında mısınız?

Sabahattin Ali “Kürk Mantolu Madonna”da insanın mutluluğu nasıl ertelediğini ne güzel anlatır:

“Zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar, bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim… Bu hal gerçi birçok fırsatları kaçırmama sebep olurdu, fakat fazlasını isteyerek talihimi korkutmaktan her zaman çekinirdim.”

Geçmiş ya da gelecek…

Biri çoktan geçti diğeri belki hiç gelmeyecek.

Ya salt olumlu ya salt olumsuz…

Oysa mutlulukla mutsuzluk, iyiyle kötü, sevinçle acı zaten iç içe değil mi?

Elbette insan zor bir süreçten, kötü bir yıldan çıkmak ister. Peki ya yaşadığımız olumsuzlukların bize öğrettiklerini nereye koyacağız?

Hayat en çok olumsuzluklarla öğretir. İnsanı dik yürüten, güçlendiren çoğu zaman tam da o tecrübelerdir.

Dünyanın sonu sandığınız şey, belki de dünyanızı yeniden başlatandır.

Geçmişte yaşananlar bazen geleceğe umutla bakmamızı sağlar, bazen de umudu tüketir. Ama biz sürekli geçmişte ya da gelecekte yaşarken “şimdi”yi harcadığımızı neden fark etmeyiz?

Şimdi’yi ya kaygıyla ya umutla yaşayarak yok ediyoruz.

Oysa asıl yaşamamız gereken, geçmişten aldığımız dersleri inkâr etmeden, gelecekten beklediğimiz umudu yok saymadan “an”ın içinde kalabilmek değil mi?

Bir yılı; mutlulukla mutsuzlukla, sevinçle acıyla, kahkahayla, gözyaşıyla geride bırakırken; her duygunun insana ait olduğunu hatırlamak gerekir belki de.

Gelen her duyguyu sevgiyle karşılayıp kabulle uğurlamaktır belki de yaşam.

Ne geçmişte,

Ne gelecekte.

Şimdi…