"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

“MERHABA KENDİM”

Maslow’a göre insanın en yüksek ihtiyacı “kendini gerçekleştirmek.” Yani sahip olduğu potansiyeli yaşayabilmesi, kendi olabilmesi, içindeki gerçek kişiye yaklaşabilmesi…

Fakat yıllardır sorgulamaktan vazgeçemediğim bir soru çıkıyor yine burada karşıma. İnsan gerçekten ne zaman “kendimi gerçekleştirdim” diyebilir?

Bir diplomayla mı, iyi bir kariyerle mi, kalabalıklar tarafından alkışlanınca mı, yoksa herkesin imrendiği bir hayat kurunca mı?

Kimine göre hepsi kimine göre hiçbiri.

Ancak yine de insan bazen her şeye sahipken bile kendine yabancı hissedebiliyor. En güzel evlerde yaşayanların içinde fırtınalar kopabiliyor. En başarılı görünen insanlar geceleri kendileriyle baş başa kaldığında büyük bir boşluk hissedebiliyor.

Belki de kendini gerçekleştirmek, dışarıdan bakınca “başarmış” görünmek değildir sadece. İçeride kendinle kavga etmeyi bırakabilmektir.

İnsan bir gün aynaya baktığında kusurlarını inkar etmeden kendini kabul edebiliyorsa, hatalarını utançla değil, olgunlukla taşıyabiliyor ve kabullenebiliyorsa ve tabi geçmişine baktığında canı acısa bile artık kendine şefkat gösterebiliyorsa…

Bunlar insanın kendi içinde aştığı bir eşik gibi değil mi sizce de?

Çünkü en zor şeylerden biri insanın kendisini olduğu gibi sevebilmesidir.

Düşünsenize çoğu zaman sevilmek için değişmeye çalışıyoruz. Daha güçlü görünmeye, daha kusursuz olmaya, daha başarılı olmaya…

Çünkü bize öğretilen “yeterince iyi olursan değerli olursun” algısıydı.

Bizi insan yapan bizi biz yapan bazen de eksiklerimiz ve kusurlarımız değil midir?

Kırılmış olabiliriz, yanılmış olabiliriz, erken başlamış belki de geç kalmış olabiliriz.

Ama bütün bunlara rağmen hâlâ ayağa kalkabiliyorsak, hâlâ içimizde küçücük de olsa bir umut taşıyorsak, hâlâ kalbimizi tamamen karartmamayı başarabiliyorsak, kendimize daha da yaklaşacağımıza dair umudumuz kaybolmamıştır.

Kendini gerçekleştirmek bence kusursuz olmak değil, kendine rağmen değil, kendinle birlikte yaşayabilmeyi öğrenmek…

Çünkü insanın gerçek huzuru, herkes tarafından anlaşılınca değil, bir gün kendi iç sesinden korkmamaya başlayınca geliyor.

Bir gün dönüp kendine bakabilmek ve “Artık kendime karşı düşman değilim” diyebilmek…

Kim bilir…

Belki de budur insanın kendini gerçekten gerçekleştirebilmesi.