“Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.” der Ziya Paşa.
Yüzyıllar önce söylenmiş bu söz, belki de bugün hiç olmadığı kadar anlamlı.
Çünkü çağımız, sözün değer kazandığı değil sözün gereksizce çoğaldığı bir çağ oldu maalesef.
Herkes konuşuyor. Herkes kendini anlatıyor. Herkes iyi, herkes haklı, herkes çalışkan, herkes vicdanlı…
Neyse ki hayatın terazisi kelimelerle değil, davranışlarla tartıyor insanı.
Büyüklerimize bakınca şimdiki gibi uzun uzun konuşmalardan ziyade yaşayarak tanıdıkları çekiyor dikkatimizi. Kimin güvenilir, kimin dürüst, kimin çalışkan olduğu anlatılmaz, görülürdü o zamanlarda.
Bugün ise çoğu zaman gerçeğin önüne insanların kendi yarattığı bir algı geçiyor. Sosyal medyada birkaç cümleyle erdemli görünmek, iş hayatında birkaç vaatle güven kazanmak, ilişkilerde güzel sözlerle sevgi göstermek mümkünoldu. Ancak elbette bunların hiçbiri uzun ömürlü değil.
Çünkü gerçeğin sabrı bizimkinden fazladır. Bekler ama mutlaka kendini gösterir.
Bir insanın karakteri, zor zamanlarda verdiği kararlarda ortaya çıkar. Örneğin, iş ahlakımız kimsenin görmediği anda yaptığı tercihlerde gizlidir. Vicdanımız ise menfaatimizle karşı karşıya kaldığımızda konuşur. İşte tam da bu yüzden insanı tanımak istiyorsanız söylediklerini değil, tekrar eden davranışlarını izleyin.
Bu yanılgı bireysel olmaktan öte toplumsal olarak karşımıza çıkıyor. Sizce de söylenen her söze gereğinden fazla değer vermiyor muyuz? Güven vaatlerle oluşan bir şey mi, tutarlılık istemez mi? Peki ya saygı, unvanla mı kazanılır verilen emekle mi? Sizi siz yaptığını düşündüğünüz itibar? Başkalarının bizim hakkımızda ne duyduğuyla mı, bizden ne gördüğüyle mi inşa edilir?
Belki de bu yüzden en büyük hayal kırıklıklarımızı, söz ile davranış arasındaki uçurumda yaşıyoruzdur ne dersiniz?
“Yanındayım.” denilir, en zor gününüzde kimseyi göremezsiniz. “Adaletliyim.” denilir, ilk çıkar çatışmasında ilkeler unutulur. “İşimi seviyorum.” denilir ama sorumluluklar ihmal edilir.
Belki de hepimizin ara sıra aynaya değil, davranışlarımızabakmaya ihtiyacı vardır. Çünkü insanın gerçek aynası yüzü değil, ortaya koyduğu emektir, söyledikleri değil yaptıklarıdır.
Belki ardında bıraktığı iz belki de dokunduğu hayatlardır kim bilir…
Bu yüzden hayatın belki de en sade ama en ağır cümlelerinden birini yeniden hatırlamakta fayda var:
“Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.”
Çünkü insan, en çok yaptığı iş kadar görünür; en az söylediği söz kadar değil.