
DUR
Önce kendime dedim, sonra belki haddim olmayarak sizlere de diyeyim. Dur. Dinlen biraz. Hasta olmayı bekleme, hareket edemeyecek kadar tükenmeyi bekleme,

Önce kendime dedim, sonra belki haddim olmayarak sizlere de diyeyim. Dur. Dinlen biraz. Hasta olmayı bekleme, hareket edemeyecek kadar tükenmeyi bekleme,

Gönüllü bağlarla kurduğumuz ilişkilerimiz, hayatımızda ne kadar büyük yer kaplıyor fark ettiniz mi? Kalbimizde, zihnimizde, günümüzün akışında, bazen de omuzlarımızda… Sevdiğimiz

Herhangi bir kişiye, role ya da mesleğe verdiğimiz değerin ölçütü nedir sizce? Yılda bir gün ya da bir hafta, sosyal medyadan

Sosyal medyada öyle bir kesim var ki, motive etmeye çalışırken ellerine yüzlerine bulaştıranlar… Mesleğini tam bilmediğimiz içerik üreticileri, spor koçları, yaşam

Evimizde izlerken, sokakta izlerken, televizyonda izlerken şimdi de okullarda izlemeye başladık. Hiçbir büyük yıkım ayak sesi olmadan gelmeyeceği gibi, çocuklarımızı ve

Tüm mesele bundan ibaret midir bilemiyorum ama pek çok mesele bundan ibarettir bence. Son zamanlarda yeni ebeveynlerden duyduğum bir söylem var;

Nedir şu “konfor alanı”? Hani o hiç terk edilmek istenmeyen, güvenli alan… Ya da kendi potansiyelimizi gerçekleştiremediğimiz sınırlı, kısıtlayan bir çerçeve

Keşke düşünmemeye çalıştığımızda gerçekten düşünmemeyi başarabilseydik. Keşke zihnimizin bir kapatma tuşu olsaydı… Keşke bir dinlenme modu olsaydı… Ama maalesef böyle değil.

Fanatizm derecesinde bir takımı destekleyenler için futbola, sadece bir spor demek çok hafif kalır. Takımı yenildiği için okula gitmek istemeyen çocuklar

Hüzünlü, nostaljik, çok da insani bir cümle; bir serzeniş. Ama ne ara bu serzenişi yapan biz olduk? Daha dün gibidir oysaki

Bir hediye seçecekken, bir işe başlamaya niyetlenmişken ya da tam romantik bir cümle söyleyecekken bir şey bizi tutuyor, durduruyor… “Daha iyisi

Bazı duygular vardır, insanın içinde birikir de birikir… Hisseden konuşmak ister ama sesi çıkmaz. Söylenmemiş cümleler kalır geriye… Dudaklardan dökülmeyen ama

Biten ilişkilerin ardından söylenir bazen, “tartışmak bile gelmiyordu artık içimden, artık kavga bile etmiyorduk, sanki evde iki yabancıydık” diye. Kavgalar biter,

“Eşime elimden geldiğince yardım ediyorum” diye son yıllarda sık duyduğumuz bir övünme biçimi var. İlk bakışta kulağa olumlu geliyor değil mi?

Şubat ayının 14’üne yaklaşırken reklamlar, vitrinler parlamaya başladı. “Sevginizi gösterin.” ya da “Sevgiliniz buna değer.” sloganları eşliğinde fiyat etiketleri de büyüdükçe

Mevsimin kendini iyice gösterdiği, nihayet yağmurların yağdığı o günlerdeyiz. Muğla’mızın meşhur yağmurlarının da öyle tabii… Böyle havaların zaman zaman hayatımızı gerçekten

Askerliğini yapmış, işini eline almış bir genç erkekseniz ya da eğitimini tamamlamış bir genç kadınsanız Muğla sokaklarında yürürken bu fısıltıları duyabilirsiniz…

Aklımı yitiriyor gibi hissediyorum… Doğru hatırladığıma eminim aslında, neyse kesin yine kafam karıştı. Neden her şeyi çarpıtıyorum, neden bu kadar hassasım?

Sosyal medyanın sunduğu mükemmel aşklar; bir vitrin, bir yanılsama… İstediğimiz kadar uzak kalmaya çalışalım, 7’den 70’e her birimizin hayatında sosyal medya

Sevgili Mabolla Medya okurları, merhaba. Aylin ben, psikolog ve aile danışmanıyım. Unvanlardan öte psikolojiyi sosyal ilişkilerimizde, aile yaşantımızda, işimizde ve hayatın