Günümüzde iletişimin, ilişkilerin ve hatta sevgi dilinin negatif yönde değiştiğinin farkında mısınız?
Umarım bu yozlaşma yalnızca bana garip gelmiyordur.
Çevrenizdeki insanlara bir bakın. Sosyal arkadaşlıklar, duygusal ilişkiler, yeni tanışmalar… İnsanların birbirine yaklaşma biçimlerinde, uzaklaşma biçimlerinde ve birbirlerini hayatlarında tutma şekillerinde ciddi ve kötü bir değişim var.
Üstelik bu değişimin artık isimleri de var.
Henüz yeni tanışılan bir süreçte, yoğun ilgi, sürekli mesajlar, abartılı iltifatlar ve karşı tarafı hızla hayatın merkezine yerleştirme… Love bombing.
Bir süre sonra hiçbir açıklama yapmadan iletişimi kesmek, mesajlara cevap vermemek, ortadan kaybolmak… Ghosting.
Karşısındaki insanın yaşadığı olayları, hislerini ve hatırladıklarını sorgulamasına neden olmak; onu kendi gerçekliğinden şüphe ettirmek… Gaslighting.
Bir de ilişki diyemediğimiz ama arkadaşlık da olmayan, adını koyamadığımız, sınırlarını bilemediğimiz o gri alan var onun adın da situationship.
Çok tuhaf değil mi?
İnsanlık tarihinin en temel ihtiyaçlarından biri olan bağ kurma ihtiyacını, artık kavramlarla tarif etmeye çalışıyoruz. Sevmek, özlemek, merak etmek, güvenmek, kırılmak, uzaklaşmak… Hepsinin yeni bir adı var hepsine yeni kulplar takılmış durumda.
Sorun yeni kavramların ortaya çıkması değil. Sorun, insan ilişkilerinin bu kavramları doğuracak kadar karmaşık, yüzeysel ve berbat hale gelmesi.
Eskiden bir insanı tanımak zaman isterdi. Şimdi birkaç mesajla hayatlar birleşiyor, birkaç gün içinde fazlasıyla yakınlaşılıyor, birkaç hafta sonra hiçbir açıklama yapmadan birleşen hayatlar ayrılıyor.
Yakınlık arttı ama bağ azaldı, iletişim kolaylaştı ama anlaşılmak zorlaştı.
İnsanlara ulaşmak hiç olmadığı kadar kolayken, insanların birbirine gerçekten ulaşması ve birbirlerini anlayıp hissetmesi hiç olmadığı kadar zorlaştı.
Gerçi zaten anlamak hissetmek isteyen de yok şu kavramlar çerçevesinde sanırım.
Sevgi artık bazen bir duygudan çok bir davranış biçimine dönüştü. İlgi göstermek, karşılık almak için, yakınlaşmak, yalnız kalmamak için; uzaklaşmak, sorumluluk almamak için kullanılır oldu. Açık iletişim zaten artık toprağın altında!
Oysa sevgi, yalnızca birini kendine çekmek değildir. Sevgi, birini etkileyebilmekten çok ona karşı dürüst olabilmektir.
Bir insanı hayatına almak kadar, hayatından çıkarırken de ona insan gibi davranabilmektir.
Bugün yeniden öğrenilmesi gereken şey sevginin kendisinden önce ilişki kurmanın ahlakıdır.
Çünkü sevgi, karşındakini insan yerine koymak, sınırlarına saygı duymak, açık olmak, güven vermek ve gerektiğinde dürüstçe konuşabilmektir.
Yeni ve içi boş kavramlar üretmek yerine hatırlamamız gerekenlere odaklansak. Saygı, sadakat, dürüstlük sorumluluk gibi mesela. Ama en önemlisi, karşımızdaki insanın bir “tüketilecek duygu” değil, bir insan olduğunu hatırlamak.
Haklısınız bu kavramlar için dürüstlük, insanlık, saygı, cesaret gibi insani değerler gerekir.
Bakın bakalım hangisi var?
Yoksa bugün yaşarsınız yarın içinse geçmiş olsun…