Muğlalı avukat Kemal Ertuğrul, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadın cinayetlerinin vahim boyutlara ulaştığını belirterek, kadınların korunması için her risk altındaki kadına polis görevlendirilmesi ve bağımsız bir Kadın Bakanlığı kurulması gerektiğini söyledi.
Muğla’nın Menteşe ilçesinde yaşayan avukat Kemal Ertuğrul, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye’de kadınların temel hak ve özgürlüklerinin ciddi şekilde ihlal edildiğini belirterek, kadın cinayetlerinin endişe verici boyutlara ulaştığını söyledi.
Ertuğrul, “Öncelikle kadınların, sonrada herkesin çok açık malumu olduğu üzere ülkemizde temel insan hakları çok ciddi boyutta sıkıntı içerisinde. Yani uygulanması açısından, insanların temel hak ve hürriyetlerini yaşayamamaları açısından özellikle böyle bir bütünsel olarak bakmak lazım. Ama burada öne çıkan, özellikle bizim ülkemizde çok öne çıkan ve vahim boyutlara ulaşmış durumda olan hadise de kadınların uğradıkları şiddet, kadınların uğradıkları akıl alınmaz cinayetler, inanılmaz bir şekilde neredeyse günde 3 tane kadın öldürülmeye başladı” dedi.
“ÖLDÜRÜLEN KADINLARIN KORUMA KARARLARI VARDI”
Ertuğrul, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Böyle bir durumda ülkeyi yönetenlerin özellikle infial içerisine girmeleri ve acilen önlemler almaları gerekir. Yasal yönden önlemlerin alındığını iddia edebilirler, söyleyebilirler. Ama nedir o? Kadın geliyor, genelde boşanma aşamasında olan hanımlar ve bu hanımların da neredeyse tamamına yakını tabii ki anne, ‘Kocam, ayrılmak üzere olduğum kocam ya da bazen erkek arkadaşım, beni tehdit ediyor, silahı var ya da bıçağı var, beni öldürecek’ diye gidiyor. Derhal koruma kararı çıkarılıyor. Fakat koruma kararı, kararları hepimizin malum olduğu üzere kağıt üzerinde kalıyor. Öldürülen kadınların neredeyse tamamında koruma kararı var.
“CAN GÜVENLİĞİNDEN ENDİŞE EDEN HER KADINA BİR POLİS MEMURU GÖREVLENDİRİLMELİ”
Böyle bir durumda nasıl bir önlem alınır? Şöyle bir önlem alınır, bizzat adliyenin karakolun kapısından içeri girmiş bir kadın, savunmasız ve anne bu kadın, ‘Beni öldürecekler’ dedikleri zaman nasıl buna insan olarak, devlet olarak kayıtsız kalınabilir? En basit önlemi şudur, bildiğim kadarıyla Avrupa ülkelerinde en fazla polis sayısı bizde. Bununla gurur duyuyoruz ama bu konuda da vurdum duymaz olmanın alemi yok. Can güvenliğinden endişe eden her kadına bir polis memuru görevlendirilmeli. Bu polis memuru bir şekilde katiller bu işten vazgeçene kadar ya da polisi görünce bu işten vazgeçene kadar bu tedbirler sürmeli. Kadının annenin lafa geldi mi çok değerli olduğunu, annelerinin ayakları altında cennet olduğunu söylüyoruz. Ama bir tane başına polis dikmeyi çok mu görüyoruz acaba? Bugün kadına yönelik hak ihlalleri ve bakış açıları maalesef bu tedbirsizliği körüklüyor. Y
“KADIN BAKANLIĞI KURULMALI”
Yapılması gereken en önemli şeylerden birisi de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı mevcut. Bu bakanlığın da ciddi sayılabilecek türde ne türde hizmetler yaptığı ya da temel konumuz olan kadın cinayetleri ve kadın haklarının ihlali konusunda ne denli ciddi hizmetler üretebildiği bence son derece tartışma konusu. Bunun çözümünü ise Kadın Bakanlığı kurulmasında görüyorum. Çünkü bağımsız olarak bir Kadın Bakanlığı bütün bu olayları çok daha iyi algılayabilir, çok daha iyi organize edebilir. Tabi bakanlığın kadrolarının da mümkün olduğunca bu konulara karşı duyarlı insanlardan oluşmasının da çok ciddi bir payı olacağını düşünüyorum. Her zaman her çözüm mutlaka birlikte olacaktır. Bu konuların siyasetten de arınarak temel insan hak ve özgürlükleri doğrultusunda değerlendirilip çözüme kavuşturulmasını gerektiğini düşünüyorum. İki önemli unsur, birincisi polisiye önlem, ikincisi de Kadın Bakanlığı’dır.”









