Muğla’nın Ula ilçesinde Gökova Körfezi’ne hakim Sakar yamaçlarındaki 212 ada 1 parselde bulunan yapı ve “Hill Sakar Residence” projesi tartışma yarattı. Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, koruma sınırının hangi gerekçeyle değiştirildiğinin açıklanmasını isterken, projenin ruhsat ve izinlerinin incelenmesi için Bakanlığa başvurdu.
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği tarafından yapılan açıklamada, Sakar’dan Gökova Körfezi’ne bakan yamaçlardaki 212 ada 1 parsel üzerinde bulunan yapı ve “Hill Sakar Residence” projesinin, bölgenin doğal sit statüsü ve koruma sınırlarına ilişkin yeni bir tartışma başlattığı belirtildi.
Dernek, Bakanlığa yaptığı başvuruda söz konusu parselin geçmişte hangi doğal sit statülerinde bulunduğunun, bugün hangi statüde olduğunun ve koruma sınırında yapılan değişikliğin hangi bilimsel ve teknik gerekçelere dayandığının açıklanmasını istedi.
“’TEKNİK DÜZELTME’ AÇIKLAMASI YETERLİ DEĞİL”
Açıklamada, 4171 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Gökova bölgesindeki Kesin Korunacak Hassas Alan sınırlarında değişiklik yapıldığı hatırlatıldı.
Dernek, sınır değişikliğinin “teknik düzeltme”, “koordinat düzeltmesi” ya da “harita düzeltmesi” şeklinde açıklanmasının yeterli olmadığını savundu. Koruma sınırındaki değişiklik sonucunda bir parselin koruma rejiminin dışına çıkması ve yapılaşmaya daha elverişli hale gelmesi halinde bunun yalnızca bir harita işlemi olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi. Başvuruda, kararın hazırlanmasına esas olan bilimsel ve teknik raporlar, eski ve yeni koordinatlar, sınır paftaları, kurum görüşleri ve ekolojik değerlendirmelerin açıklanması talep edildi.
“BU ALAN NEDEN KORUMADAN ÇIKTI?”
Dernek, 212 ada 1 parselin koruma alanı dışına çıkarılmasını gerektiren bilimsel, ekolojik ve teknik zorunluluğun ne olduğunun açıklanmasını istedi. Parselin geçmişten bugüne bütün sit kararları, koruma kurulu ve komisyon kararları, sınır koordinatları ve bilimsel raporlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilen başvuruda, koruma sınırını daraltan işlemler bakımından Danıştay’ın ilgili kararlarında ortaya konulan hukuki ilkelerin de dikkate alınması istendi.
Dernek, koruma sınırlarının daraltılmasının Gökova’nın diğer yamaçlarında da yapılaşma taleplerine emsal oluşturabileceği uyarısında bulundu.
“HILL SAKAR RESIDENCE”IN RUHSAT VE İZİNLERİ SORULDU
Başvuruda, parselde mevcut bir yapının yanı sıra “Hill Sakar Residence” ibaresinin yer aldığı ve yeni bir proje izlenimi veren tabelanın bulunduğuna dikkat çekildi. Dernek, projenin hangi imar planına dayandığının, yapı ruhsatının bulunup bulunmadığının, izinlerin hangi tarihte ve hangi koruma statüsü altında verildiğinin, doğal sit mevzuatı kapsamında hangi uygun görüşlerin alındığının ve mevcut yapının hukuki durumunun açıklanmasını talep etti. Uydu görüntülerinde yapının en azından 2019 yılı itibarıyla mevcut olduğunun görüldüğünü belirten dernek, yapının inşa edildiği tarihte parselin hangi koruma statüsünde bulunduğunun belirlenmesini istedi.
Başvuruda ayrıca, sonradan yapılan bir koruma sınırı değişikliğinin daha önce yapılmış olabilecek hukuka aykırı bir yapılaşmayı geriye dönük olarak meşrulaştırıp meşrulaştıramayacağının araştırılması talep edildi.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE “HAREKETE GEÇ” ÇAĞRISI
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, daha önce Gökova’nın doğal sit statülerinin daraltılmasına karşı hukuki mücadele yürüten Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne de çağrıda bulundu.
Dernek, Büyükşehir Belediyesi’nin 212 ada 1 parsel ve “Hill Sakar Residence” projesinin hukuki durumunun araştırılması için gerekli idari işlemleri başlatmasını, gerekli görülmesi halinde projenin iptali için yargı yoluna başvurmasını istedi.
Dernek ayrıca Bakanlıktan parselde acil ve yerinde inceleme yapılmasını, 4171 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın bilimsel ve teknik dayanaklarının ortaya konulmasını ve mevcut yapı ile projenin ruhsat ve izinlerinin denetlenmesini talep etti.
İnceleme tamamlanıncaya kadar devam eden herhangi bir yapılaşma faaliyeti bulunması halinde bunun denetlenmesini isteyen dernek, mevzuata aykırılık tespit edilmesi durumunda mühürleme, ruhsatın iptali veya geri alınması, yıkım ve alanın eski haline getirilmesi dahil gerekli idari ve hukuki işlemlerin uygulanması çağrısında bulundu.












