"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

Karya Kadın Derneği ve Eğitim-Sen’den Diyanet’in hutbelerine tepki

Muğla’nın Menteşe ilçesinde Karya Kadın Derneği ve Eğitim-Sen Muğla Şubesi üyeleri, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cuma hutbelerine tepki gösterdi.

Karya Kadın Derneği ve Eğitim-Sen Muğla Şubesi üyeleri, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 1 ve 15 Ağustos tarihli cuma hutbelerine tepki göstermek amacıyla Sınırsızlık Meydanı’nda, bir araya geldi. Üyeler ellerinde “Eşit, özgür laik bir yaşam için kadınlar sokakta” pankartı taşıdı.

Basın açıklamasını Karya Kadın Derneği Başkanı Dilek Bulut okudu. Bulut açıklamasında hutbelerin Anayasa’nın eşitlik ve laiklik ilkelerine aykırı olduğunu söyledi.

Bulut, 1 Ağustos hutbesinde kadınların giyim ve yaşam tarzlarının hedef alındığını belirterek, “Giyinik çıplaklar” ve “ahlak ve edep ölçülerinin çiğnenmesine sessiz kalan herkes büyük vebal altındadır” gibi ifadelerle erkekler üzerinden toplumsal ahlak denetimi kurulmak istendiğini ifade etti.

Bulut, 15 Ağustos hutbesinde ise kadınların eşit miras hakkının hedef alındığını, kadınların mirastan mahrum bırakılmasının kul hakkı olduğu yönündeki ifadelerin de Anayasa ve Medeni Kanun’a aykırı olduğunu belirtti.

Karya Kadın Derneği ve Eğitim-Sen'den Diyanet’in hutbelerine tepkiBulut, şöyle konuştu:

“Diyanet işleri Başkanlığı başta olmak üzere hiçbir kurum kadınların ve kız çocuklarının eşit yurttaşlık hakkını sorgulayamaz. İktidarın kadınların özgür yaşam, medeni haklar ve eğitim haklarına yönettiği her türlü saldırıya karşı çıkmaya devam edeceğiz toplumsal eşitlik ancak kadınların özgürlüğü ve haklarının güvence altına alınmasıyla mümkündür. Bu hutbelerle birlikte Adalet Bakanlığı, aile arabuluculuğunu ülkeye kazandırmak istediklerini, tarafların arabuluculukla boşanma konusunda anlaşabileceklerini ve mahkeme onayı ile hızlıca boşuna geleceklerini söyledi. Oysa Medeni Kanun’da hâlihazırda düzenlenmiş olan anlaşmalı boşanma tarafların kendi iradeleriyle boşanma konusunda anlaşmaları halinde hakim onayıyla zaten hızlıca gerçekleşebiliyorken.”

“BİZE DAYATILMAK İSTENEN DÜZENE BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

Cinsiyet eşitliği için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden Bulut, “Evlilikte ekonomik, psikolojik ve fiziksel şiddete uğrayan kadınların uzlaşmaya zorlamak yaşamlarını risk yatmak anlamına gelir. Bu nedenle İstanbul sözleşmesi ve CEDAW gibi uluslararası sözleşmeler aile içi şiddetin varlığı halinde arabuluculuğu yasaklar. Aile arabuluculuğu sistemi, kadınların nafaka mal paylaşımı ve tazminat gibi ekonomik haklarından feragat etmeye zorlayabileceği gibi şiddet gördükleri ilişkilerde yeniden travmatize edilebileceğini ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle pazarlık güçlerinin zayıflayarak erkek lehine sonuçlar doğuracağı açıktır. Kadınların kazanılmış haklarını, laikliği ve demokratik değerleri savunarak toplumsal yaşamın her alanında ve eğitimde, cinsiyet eşitliğini hayata geçirmek için mücadelemizi sürdüreceğiz. Kadınların eşit miras hakkı, kadın mücadelesinin sonucunda Medeni Kanun ve Anayasa ile güvence altındadır. Bize dayatılmak istenen düzene boyun eğmeyeceğiz” diye konuştu.

Paylaş