Muğlalı kadınlar, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde ‘Eşit ve laik yurttaşlık hakkı ve nasıl bir yerel yönetim istediklerini’ duyurmak için Sınırsızlık Meydanı’nda toplandı.
Yerel seçimler öncesinde Muğla’da yaşayan kadınlar, bugün Menteşe’de bulunan Sınırsızlık Meydanı’nda ‘Kadın Buluşması’nda bir araya geldi. Buluşmaya, Bodrum Kadın Dayanışma Derneği, Menteşe Kent Konseyi Kadın Meclisi, Menteşe Kadın Platformu, Akbelen, Deştin ve Alamut’tan çevre mücadelesi veren kadınlar katıldı. Buluşmaya ayrıca Türkiye İşçi Partisi (TİP) Menteşe Belediye Başkan Adayı Nazmiye Kulaç ve CHP Menteşe Belediye Başkan Adayı Gonca Köksal da destek verdi.
Eşit ve laik yurttaşlık hakkı ve nasıl bir yerel yönetim istediklerini anlatan kadınlar ellerinde, “Özgürlükte ısrarlı mücadelede kararlıyız”, “Ekmeğimizi, haklarımızı, hayatımızı çalamazsınız” yazılı dövizler taşıdı.
Ortak açıklamayı okuyan Ceren Cansu Sayın, kadınların taleplerini şöyle açıkladı;
Yerel seçimlere 8 gün kaldı. Karşımızda yağmacı, rantçı ve sorumsuz yerel yönetimler örgütleyen bir iktidar var. Diğer yanda da feminist hareketin ve kadın hareketinin bütün kazanımlarından yararlanan ancak en az iktidar kadar sorumsuz davranan bir muhalefet var. Kadınların siyaset yapma iradesini kotacılığa indirgeyen, seçilmesi mümkün olmayan yerlerden kadın adaylar göstererek, kadınları siyasal alanın dışına iten bir muhalefet var. Biliyoruz ki kadınlar bir kez doğru olanı yaptıklarına, isyanlarının haklı olduğuna ikna olduklarında, zorluklar ne olursa olsun, tehlikeler ne olursa olsun, isyan bayrağını dalgalandıracak bir kadın hayatta olduğu sürece, kadınlar mücadeleye devam edeceklerdir. (Emmeline Pankhurst)
“MUĞLA, KADINA YÖNELİK ŞİDDET ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU İLLERDEN BİRİ”
Yani biz kadınlar, deprem bölgesinden “bize oy vermezseniz diye parmak sallayanlardan korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz! Bizler, “bize oy vermezseniz belediyelerinize kayyum atarız” diyenlerden korkmuyoruz! Yerel seçimlerde kadın düşmanlarına, LGBTİ+ (LUBUNYA) düşmanlarına oy yok diyoruz. Muğla, kadına yönelik şiddet oranının en yüksek olduğu illerden biri. Kadına yönelik şiddet oranının bu denli yüksek olduğu bir şehirde, kadına yönelik şiddeti önlemek ve toplumsal cinsiyet eşitliği sağlamak üzere hiçbir politika üretmeyen bir yerel yönetime rıza göstermemiz mümkün değildir.
“YAŞADIĞIMIZ ŞEHİRDE GÜVENLİ YÜRÜMEK İSTİYORUZ”
Yerel Seçimlere giderken biz kadınların talepleri açıktır; Yaşadığımız şehirde, güvenli, ışıklı sokaklarda, parklarda yürümek istiyoruz. Güvenli toplu taşıma imkânı, güvenli ulaşım imkânı istiyoruz. Sığınak ve kadın danışma merkezlerinin sayısının artırılmasını, feminist örgütler ve kadın örgütleriyle iş birliği içinde bu kurumlarda nitelikli hizmet vermesini istiyoruz. Tek adam kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilinmiş olsa dahi İstanbul Sözleşmesi’nin yükümlülüklerini uygulayan belediyeler istiyoruz.
“BU DÜNYA BİZİM SİZE BIRAKMAYACAĞIZ”
Sivil toplum örgütlerinin, kadın ve LGBTİ+’ların katılımıyla yerel eşitlik eylem planları oluşturan bu eylem planlarını uygulayan yerel yönetimler istiyoruz. Eşit işe eşit ücret ilkesini uygulayan, kurum içi cinsiyet ayrımcılığıyla mücadele eden yerel yönetimler istiyoruz. Cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, ırk, dil, din, medeni durum, sağlık durumu, engellilik, sınıf, sosyal statü ayrımı yapmaksızın kapsayıcı ve erişilebilir hizmet sunan bir belediye istiyoruz. Bizler, kadınları sadece oy potansiyeli olarak görmenizle yetinmeyeceğiz. Şehirler bizim, sokaklar bizim hiç kimseye bırakmaya niyetimiz yok. Dünya bizim, size bırakmayacağız.
“LAİK BİR ÜLKEYİ KURACAK OLANLAR KADINLARDIR”
Feminist mücadelenin onlarca yıla dayanan tarihinde ataerkiye karşı nasıl barikat kurduysak, bundan sonra da daha güçlü aşılmaz barikatlar kuracak, safları sıklaştıracağız. Ülkemizde bugün hüküm süren gerici ittifakınızı de yine biz kadınlar püskürteceğiz. Kimse unutmasın inşa etmeye çalıştığınız siyasal İslamcı faşizm karşısında kadınlar var. Eşit ve özgür bir yaşamı, laik bir ülkeyi kuracak olanlar kadınlardır.”










