"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

CHP’li Özcan Akbelen’de “acele kamulaştırma” kararına tepki gösterdi

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan Milas ilçesindeki acele kamulaştırma kararına, Akbelen Ormanı’nda tepki gösterdi. Özcan, “Acele kamulaştırmanın yapılabilmesi için bir kamu yararı olması gerekiyordu. Ancak bakıyoruz kamulaştırılan parsellere, orada bir kamu yararı yok. Ama bir şeyin yararı var, bir şirketin yararı gözetilmiş ve acele kamulaştırma kararı verilmiş” dedi.

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, Muğla’nın Milas ilçesi Bağdamları, Çakır alan, İkizköy, Çamköy, Karacağaç ve Karacahisar sınırları içerisinde yer alan linyit maden işletme ruhsatlı sahada üretimin sürdürülebilmesi amacıyla Akbelen Ormanı’nın çevresindeki 679 parsel tarım arazisi, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırıldı. İkizköy Muhtarı Nejla Işık ve köylüleri ziyaret eden CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, karara tepki göstererek, şunları kaydetti:

“Ne için buradayız? Yine dün gece bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayınlandı ve acele kamulaştırma kararı verildi. Gerçekten anlamakta güçlük çekiyoruz. Acele kamulaştırma ne için verilir? Hangi zamanlarda yapılır? Bir seferberlik hali mi var? Bir savaş hali mi var diye köylülerimiz burada soruyor. Acele kamulaştırmanın yapılabilmesi için bir kamu yararı olması gerekiyordu. Ancak bakıyoruz kamulaştırılan parsellere, orada bir kamu yararı yok. Ama bir şeyin yararı var, bir şirketin yararı gözetilmiş ve acele kamulaştırma kararı verilmiş.

“MİLAS’IN TOPRAĞI BU KARARI AFFETMEZ”

Bugün Milas baktığınızda tarihe tanıklık eden bir kent, Milas’ımız. Milas’ın toprağı da geçmişi de bu kararı affetmez. Buradaki köylülerimiz de affetmez. Buradaki kamu yararı olan işte buradaki köylülerdir. İlk günden beri Akbelen’de, İkizköy’de direnenlerdir. Kadınlar bu direnişin önündeydi. Gençler bu direnişin önündeydi. Buradaki halk bu direnişin önündeydi ve bugün de bu direnişi sürdürmekte kararlı olduğunu bir kez daha ifade ediyor. İkizköy’deki mücadele bir günde verilmedi ve bir günde başlamadı. İnanın bir günde de bitmeyecektir. Bugün buradan bu sesi, bu çığlığı tekrar yükseltiyoruz. Ağacı, toprağı, havayı, suyu kirletenler buradan çekip gidecekler. Ama geriye bütün cürüfünü, pisliğini bu halkın topraklarına bırakıp gidecekler.

“BU SADECE MİLAS’IN MESELESİ DEĞİL”

Bakın suyla ilgili sorun var diyoruz. İklim değişikliğinden bahsediliyor. Ancak bunun tam tersine politikalar uygulanıyor. Buradaki suyumuzu, toprağımızı, çevremizi koruyacak olan politikalar uygulanmadığı gibi aksine köylüğünün, annelerimizin yıllarca ektiği, biçtiği toprağı almak istiyorlar. Onları bu topraklardan koparmak istiyorlar. Onları sürgün etmek istiyorlar. Yaşamı sürgün etmek istiyorlar. Ama bir kez daha söyleyelim. Bu sadece Milas’ın meselesi de değildir. Muğla’nın meselesi de değildir. Bu, bu ülkenin meselesidir. Bu, bu ülkenin geleceğinin meselesidir. Hep beraber bu sesi, herkesi, bu çığlığı büyütmeye Milas’tan davet ediyoruz. Asla ve asla topraklarımızı terk etmeyeceğiz. Köylümüzle havamızı, toprağımızı, suyumuzu savunmaya devam edeceğiz.”

Paylaş