"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

Belediye-İş’ten şiddet iddialarına yanıt: “Olay iki çalışan arasındaki tartışmadan ibaret”

Belediye-İş Sendikası Muğla 1 No’lu Şube Başkanı Ali Esen, Genel-İş Sendikası’nın Fethiye’de bir çalışanın sendika tercihi nedeniyle şiddete maruz kaldığı yönündeki iddialarına yanıt verdi.

Belediye-İş Sendikası Muğla 1 No’lu Şube Başkanı Ali Esen, DİSK Genel-İş Muğla 2 No’lu Şube Başkanı Heybet Özman’ın Fethiye’de bir çalışanın fiziki şiddete maruz kaldığı yönündeki açıklamalarına yanıt verdi.

Yazılı açıklama yapan Esen, yetki sürecinin devam ettiği bir dönemde karşı sendikanın yaptığı açıklamaları “telaş ve panik hali” olarak değerlendirdi.

Yaşanan olayın farklı sendikalara üye iki çalışan arasında meydana gelen bir tartışma olduğunu savunan Esen, olayın kamuoyuna tek taraflı yansıtıldığını ileri sürdü.

Sendika yöneticilerinin görevinin çalışanlar arasında gerginliği artırmak değil, iş barışını korumak olduğunu belirten Esen, “Emekçileri ayrıştırmak değil, birleştirmektir” ifadelerini kullandı.

Esen, açıklamasını şöyle sürdürdü:

Geçen hafta yaşanan olayın özü, farklı sendikalara üye iki çalışan arasında meydana gelen bir tartışmadan ibarettir. Ancak karşı sendika bu olayı büyüterek, çalışanlar arasında kutuplaşma yaratacak bir noktaya taşımayı tercih etmiştir. Oysa yetki sürecinde olduğumuz bu günlerde sendika yöneticilerinin görevi gerginliği artırmak değil, iş barışını ve çalışma huzurunu korumaktır. Emekçileri ayrıştırmak değil, birleştirmektir.

Yaşanan tartışmanın iki taraflı olduğu açıkken, Genel-İş Muğla 2 No’lu  Şube Başkanının  olayı tek taraflı bir şekilde kamuoyuna sunması doğru değildir. Gerçekler çarpıtılarak çalışanlarımız yanıltılmaya çalışılmaktadır. Diğer taraftan, sendikanız temsilcisinin sosyal medya paylaşımları da ortadadır. Sırf sendikamıza üye olduğu için bir çalışanımıza yönelik “omurgasız” gibi ifadelerin kullanılması hangi sendikal anlayışla bağdaşmaktadır Çalışanları aşağılayan, ötekileştiren ve hedef gösteren bu yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değildir.

Daha da vahimi, bir sendika temsilcisinin yalnızca sendikamıza üye olduğu gerekçesiyle bir çalışan hakkında suçlayıcı içerikte dilekçe hazırlayarak idareye sunmasıdır. Bir sendika temsilcisi, çalışanların haklarını korumak yerine onları hedef alan girişimlerde bulunuyorsa, bunun takdirini emekçilerimizin vicdanına bırakıyoruz. Bizim anlayışımız nettir. Biz çalışanlar arasında ayrım yapmayız, ötekileştirmeyiz ve kimseyi hedef göstermeyiz. Mücadelemizi kişiler üzerinden değil, emekçilerin hakları üzerinden yürütürüz. Yetkiyi de, gücü de, kararı da verecek olan emekçilerimizin sağduyusudur.“

Paylaş