Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın (YİKOB) CHP’li belediyelere yeterince destek sağlamadığını söyledi. Aras, “Bizim AK Parti’den aldığımız belediyeler var. Yolunu YİKOB’dan yaptırmışlar. Gidiyorlar, bütün parke taşına kadar her şey YİKOB’dan yapılıyor. Sonra orayı ‘AK Partili belediye yaptı’ oluyor” dedi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Mabolla Medya YouTube kanalında yayınlanmaya başlayan ve Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Akbulut’un hazırlayıp sunduğu Mevzuat programına katıldı.
Seçim sürecindeki çalışmalarını anlatan Aras, göreve geldiği günden bu yana yapılan projelerle ilgili bilgi verdi. Başkan Aras, Akbulut’un gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı.
“Belediyeleri bu alandan çekmeye çalışıyorlar”
Belediyeye ait kreşlerin kapatılması kararını eleştiren Aras, “Belediyeleri bu alandan çekmek çalışıyorlar. Kendi belediyeleri zaten yapmıyor ama 2024’e girerken kendi belediye başkanları da ‘Her mahalleye kreş yapacağım’ diye anons etti. Seçimden sonra kaybettikleri yerlerde ‘Kreşleri kapatalım, bari oradaki açığımız anlaşılmasın ya da muhalefet belediyeleri siyasi nemalanmasın’ diye düşünüyorlar. Siyasi nemalanma olayı ayrı bir şey. Onu vatandaş takdir eder ama vatandaşın buradan fayda sağladığını kaçınılmaz bir sondur. Şu anda bir kreş ücreti bir asgari ücret seviyesindedir. Biz bunu yarısından az fiyatlara kreş hizmeti veriyoruz ve güvenli” dedi.
“Belediyelerin SGK borçlarını ödemekle maaş ödemek arasında kaldık”
Belediyelerin mali durumuna ve yaşanan ekonomik sıkıntılara değinen Başkan Aras, 2023 genel seçimlerinin ardından ekonomideki bozulmanın yerel yönetimlere etkilerini şöyle anlattı:
“2023 seçimlerine gelene kadar ekonomi belli bir seviyede gidiyordu iyi kötü. O seçimleri tekrar kazanabilmek için her şeyi ertelediler. İkinci Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra enflasyonun ne duruma geldiğini görüyorsunuz. Sırf o seçimleri kazabilmek için tuttular ekonomiyi, dövizi, vergileri koymadılar ama ondan sonra piyasanın dengesi bozuldu. Herkese söz verdiler. Bazılarını yaptılar. 2023 seçimlerini kazanabilmek için her türlü enstrümanı, ekonomiyi, ülkeyi batırma yolunda kullandılar. Ondan sonra ne oldu? Zamlar, enflasyon, fahiş fiyatlar… Sonra yavaş yavaş belediyelerin ekonomisi bozulmaya başladı. Ben bunu Bodrum’da yaşadım. Ödeme zorlukları yaşadık. Böyle bir durumda ya SGK borcunu ödeyeceksin ya da maaş ödeyeceksin. Belediyeler bu duruma geldi. Özellikle ilçe belediyeleri için söylüyorum. Sen daha orada ilçe belediyelerinin durumunu düzeltmen gerekirken, ‘Bunlar yerel yönetim, yereldeki hizmetlerin birçoğunu bunların sırtına yüklemişim, destekleyelim de daha fazla çalışsınlar’ demen gerekirken, sen belediyelerin önünü kesiyorsun. Peki, kendi belediyelerini nasıl koruyorsun? Kendi belediyelerini koruyorlar. Biz o belediyelerin borçlarını da aldık. Ama sen ‘CHP’li belediyelerin borcu var’ diyorsun. Peki, o belediyeler sendeyken hiç SGK, vergi borcu için kesinti yaptın mı? Yapmadın. Müfettiş gönderdin mi? Göndermedin. Bunları halka tam tersi anlatıyorsun. Algı yaratıyorsun.”
“Her şey YİKOB’dan yapılıyor, sonra ‘Orayı AK Partili belediye yaptı’ oluyor”
Belediye Gelirleri Kanunu’ndaki eksikliklerin çözülmesi gerektiğini belirten Aras, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın da (YİKOB) CHP’li belediyelere yeterince destek sağlamadığını söyleyerek, “Mevcut AK Partili belediyeler de dahil sıkıntı var. Bıraksınlar bu siyaseti, belediyeleri toparlasınlar. Belediye gelirleri kanununu hiç güncellemiyorlar. Kendi belediyelerine ne yapıyorlar? Bizim AK Partiden aldığımız belediyeler var. Oradaki yapılan bütün işleri, birini Spor Toto bütün mahallelere halı saha yapmış, ‘Ben yaptım’ diye çıkıyor. Parkı, millet parkı adı altında Çevre Bakanlığı yapmış. Kültür merkezini, Kültür Bakanlığı yapmış. Yolunu YİKOB’dan yaptırmışlar. Halen de öyle. Yatırım izleme koordinasyon birliklerinin hiç CHP’li belediyenin olduğu yere destek verdiğini gördünüz mü? Yok. Ama gidiyorlar, bütün parke taşına kadar her şey YİKOB’dan yapılıyor. Sonra orayı AK Partili belediye yaptı oluyor. AK Partili belediyeler de oradan aldıkları kaynakla kendilerine güzel güzel geçiriyorlar. Şu an yaşadığımız şey budur.”
“Seçim öncesi belediyelere örtülü ödenekten para göndermişler”
AK Parti’nin örtülü ödenekle seçim öncesinde belediyelere para gönderdiği iddiasında bulunan Aras, “Seçimden önce İstanbul’da ortaya çıktı. Örtülü ödenekten belediyelere 45 milyon para göndermişler. Hangi amaçla? Kredi mi? Değil. Tamamen seçime yatırım yapsınlar diye göndermişler. Bize gönderdiler mi? Yok. Sadece onlara göndermişler. Örtülü ödenek devlet meselesidir. Devletin sadece güvenlik ve milli menfaatleri için kullanılır. Seçim alacağım diye belediyelere örtülü ödenekten para gönderemezsin” dedi.
“Halkbank binasını kamuya kazandırdık”
Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Halkbank binasının satın alınma sürecini anlatan Aras, “Halkbank binası boşaltıldı, biz de istedik. Kültür ve sanat faaliyetleri için kullanacağız dedik. Sonra dediler ki ‘Yok, veremeyiz, biz burayı satacağız.’ Dediler. Satarsanız biz de ihaleye girelim. Gerçekten ihaleye girdik. 3 kişi girdik ihaleye, 62 milyondan çıktı. Birisi girdi mesela, biz 63 veriyoruz, 63,25 veriyor. Gece 3’e kadar sürdü ihale. 80 milyona kadar çıkardılar. Ben kimin girdiğini bilmiyorum. İnternet üzerinden yapılıyor. Şu anda Türkiye’de kara para kol geziyor. Muğla’nın kalbinde, en önemli merkezinde o binayı kara parasıyla biri gelip çok rahat alabilirdi. Biz sırf o yüzden eleştirilere de katlanacağız ama Muğla’nın kültür varlığını kamuya kazandırmak istedik. Onun için satın aldık burayı” diye konuştu.
“Santrali de, çimento fabrikasını da Muğla’ya yapalım. E turizmi, tarımı nasıl yapacağız?”
Deştin ve Bayır Mahallelerinde yapılması planlanan ve yeniden Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatılan çimento fabrikası ile ilgili de konuşan Aras, firma sahiplerinin olduğu iddia edilen bazı basın yayın organlarını da eleştirerek, şunları kaydetti:
“Oradaki mesela şu Bayır’da yapılacak çimento fabrikası ile ilgili köylülerle görüştük. Onların bir tarafları var. İşin belediye, kurumsal tarafı var. Gittik baktık, normalde tarım alanlarının ortasına, ormanların göbeğine, köylerin içine bir çimento fabrikası olmaz. Sanayi tesislerinin yapılacağı yerler vardır ama burası orası değildir. Santrali de Muğla’ya yapalım, çimento fabrikasını da Muğla’ya yapalım, cezaevini de buraya yapalım, bütün sanayiyi buraya kuralım… E turizmi, tarımı nasıl yapacağız? Burası kültür, tarih ve turizm kentidir. Sen buranın turizm potansiyelini bozacak, tarımsal üretimini sekteye uğratacak yatırımları buraya yönlendirirsen bu bizi sıkıntıya sokar. Bazı şeyleri korumamız lazım. Benim düşüncem bu. Hiçbir şekilde hukuka karşı çıkarak da bir karar alamam.”
“Firma sahibi bana geldi, ÇED al gel, ona da dava açacağım dedim”
Çimento Fabrikası sahibinin kendisi ile görüşmeye geldiğini belirten Aras, “O firma sahibi bana geldi. Oturduk konuştuk. Bana anlattı. Dedim ki, ‘Senin şu anda ÇED raporun iptal olmuş, mahkeme iptal etmiş. Demek ki ÇED’inde bir eksik vardı. Sen ÇED’indeki eksiği tamamlamaya çalış. Ama bana sorarsan, ben bu fabrikanın burada olmasını istemem. Ama sen ruhsatını almışsın, bu zamana kadar da getirmişsin. Yüzde 70’ini bitirmişsin, bu kadar da para harcamışsın. Tamam, sana saygı duyuyoruz. Ama benden şunu bekleme, ben sana şefaat etmem. Ben plana da dava açarım, yeni ÇED al, gel, ona da dava açacağım’ ama çevrecilere saldırılmasına da izin vermem. Zaten hak, hukuk arayan, demokratik haklarını arayan bir avuç insan var. Bu cesur insanların da bu şekilde bunlarla karşı karşıya gelmesine gönlüm razı gelmez. Varsa hatası, ver mahkemeye adamı. Bunlar asimetrik savaştır.”








