Muğla’da “nitelikli cinsel taciz” iddiasıyla tutuklanan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın özel danışmanı Levent Arkan’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi. Şikayetçi D.Ç.’nin ise savcılık ifadesinde, Arkan’ın mesajlarının kendisini rahatsız ettiğini ve iş amaçlı iletişimi kişisel bir zemine çekmeye çalıştığını iddia etti.
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Arkan’ın avukatları müvekkillerinin ikamet adresinin sabit olduğunu, kaçma şüphesinin bulunmadığını ve delil karartma ihtimali olmadığını savunmuştu. Ayrıca dosyada yalnızca telefon kayıtlarının yer aldığı, bunun dışında somut bir delil veya itiraf bulunmadığı ileri sürülmüştü. Ancak mahkeme, yapılan itirazı reddetti.
Soruşturma kapsamında şikayetçi D.Ç.’nin savcılık ifadesi de ortaya çıktı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatı Bölümü son sınıf öğrencisi D.Ç., ifadesinde, Arkan ile yalnızca iş başvurusu kapsamında sanal ortamda iletişim kurduklarını söyledi.
D.Ç. ifadesinde, “21 Mart tarihinde ‘Dolayısıyla bir gün D. Arkan olursan şaşırma’ şeklindeki ifadeler benimle aradaki mesafeyi kaldırmaya, iletişimi kişisel ve özel bir zemine çekmeye çalışmıştır. Bu mesajlar beni ciddi şekilde huzursuz etti. Çünkü ben kendisine sadece iş için yazmıştım. Ancak Arkan konuşmayı tamamen farklı bir yere çekmeye başladı” dedi.
D.Ç., Arkan’ın aynı ifadeyi tekrar tekrar kullandığını belirterek, “En rahatsız olduğum ‘Dolayısıyla bir gün D. Arkan olursan şaşırma’ demesidir. Bu sözden sonra artık niyetinin iş olmadığını, benimle özel bir ilişki kurmaya çalıştığını anladım. Arkan ile aramızda herhangi bir tanışıklık yoktur. Sadece yaklaşık bir aylık yazışma ve telefon görüşmeleri bulunmaktadır. Bu kadar kısa bir süre içinde bu şekilde konuşması, benim açımdan durumu daha da kabul edilemez ve rahatsız edici hale getirmiştir” ifadelerini kullandı.
Arkan ise verdiği ifadesinde, şikayetçiyle iletişiminin tamamen yardımcı olma ve samimi amaçlı olduğunu, mesajlarda kullandığı ifadelerin espri ve destek amacı taşıdığını savunmuştu. Arkan, yazışmaların taciz amacı taşımadığını vurgulamıştı.









