CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Akbük Koyu’ndaki kıyı şeridinde kaçak yapılaşmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Özcan, önergesinde söz konusu kıyı alanının MUÇEV aracılığıyla özel bir şirkete verildiği yönündeki iddiaları da gündeme getirdi
Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı, birinci derece doğal sit alanı ve özel çevre koruma bölgesi statüsündeki Akbük Koyu’nda özel bir mülk içerisinde kalan kıyı şeridine tiny house’lar yerleştirildi.
Tepkiler üzerine hem Menteşe Belediyesi hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri bölgede inceleme başlattı. CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan da yazılı soru önergesi vererek konuyu Meclis gündemine taşıdı
“KIYILAR HALKINDIR, SERMAYEYE TESLİM EDİLEMEZ”
Özcan, ‘121 ada 353 parsel numaralı taşınmazın MUÇEV aracılığıyla Tiz Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne verildiği ve bölgede izinsiz hafriyat döküldüğü’ yönündeki iddiaları da gündeme getirdi.
Özcan, önergesinde kamuoyuna yansıyan iddialar arasında, tapuda “bataklık ve sazlık” olarak kayıtlı alanların da doldurularak genişletildiği, bu bölgede kazı çalışmaları yapılarak betonarme yapılar inşa edildiği ve kazıdan çıkan malzemenin alanda biriktirildiği bilgisini de verdi.
“ANAYASA’NIN 43. MADDESİ İHLAL EDİLİYOR”
Muğla’nın doğasını korumaya çalışan yerel yönetimlerin engellenmeye çalışıldığını ifade eden Özcan, yaşananların yalnızca bir çevre sorunu olmadığını, aynı zamanda kamu yararı ilkesinin ve kıyılara eşit, serbest erişim hakkının gasp edildiğini vurgulayarak, “Doğal sit alanı olan Akbük kıyılarının özel işletmeler eliyle fiilen yapılaşmaya açılması, Anayasa’nın 43. maddesinde güvence altına alınan kıyıların kamu mülkiyetinde kalması ve herkesin eşit kullanımına açık olması hükümlerine açıkça aykırıdır” dedi.
Milletvekili Özcan, şu soruları sordu:
“MUÇEV’in 121 ada 353 parseli Tiz Enerji San. ve Tic. A.Ş.’ye hangi koşullarda, hangi tarihte ve ne içerikle tahsis ettiğini açıklar mısınız?
Nitelikli Doğal Koruma Alanı statüsündeki bu parselde hafriyat, yapılaşma ve peyzaj uygulamalarına hangi yasal dayanakla izin verilmiş veya neden müdahale edilmemiştir?
İlgili şirkete bugüne dek hangi idari veya cezai işlemler uygulanmış, bunlar faaliyetlerin durdurulmasını sağlamış mıdır?
Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonu’nun onayladığı peyzaj projesinin içeriği nedir ve bu proje için bilimsel ya da çevresel değerlendirme yapılmış mıdır?
Kıyılara erişimi kısıtlayan uygulamalara karşı Bakanlığınızın denetim ve tahliye yetkisini kullanmaya dönük bir takvimi veya inceleme süreci var mıdır?
Anayasa ve ilgili mevzuatla çeliştiği açık olan uygulamalara neden müdahale edilmediğini ve Bakanlığınızın bu durumu nasıl değerlendirdiğini açıklar mısınız?
Belediye tarafından izin verilmeyen ruhsatsız yapıların halen faaliyet göstermesi karşısında Bakanlığınız yeni bir işlem başlatmayı planlamakta mıdır?”








