Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı’nı korumak için mücadele eden Ferah Gümüş ile Güven Göknar’ın yargılandığı davada karar çıktı. Sanıklar, “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. Her iki sanık da “hakaret” suçundan beraat etti.
Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’nın korumak için mücadele eden Ferah Gümüş ile Güven Göknar’ın “Hakaret” ve “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından yargılandığı davadan duruşmasından karar çıktı. “Görevi yaptırmamak için direnme” suçundan beş ay hapis cezası verildi. Ferah Gümüş için hükmün açıklanması geri bırakılırken Güven Göknar için istinaf yolu açık olarak hüküm açıklandı.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nı, Yeniköy Termik Santrali’ne karşı koruyan Ferah Gümüş ile Güven Göknar’ın “Hakaret” ve “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından yargılandığı davanın duruşması bugün Milas 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Sanıklara “hakaret” suçundan beraat verilirken “Görevi yaptırmamak için direnme” suçundan beş ay hapis cezası verildi. Ancak verilen ceza için hükmün açıklanması geri bırakıldı. Güven Göknar’ın ise başka bir davadan hükmü olduğu için istinaf yolu açık bırakılarak hüküm uygulandı.
Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Avukat Ramazan Akkaya, “Yargılamanın ilk aşaması bitti. İlk aşamasında görevi yaptırmamak için direnme suçundan müvekkilimiz ceza aldı. Kamu görevlisine hakaret suçundan ise beraat kararı aldı. Biz bunu, şu anda hukuki süreç bitmiş değil, bölge adliye mahkemesine taşıyacağız. Avukatlar olarak ağacın, böceğin, kuşun, avukatları olan Akbelen direnişçilerini savunmaktan geri durmayacağız. Hukukun gereğini yerine getirinceye kadar mücadelemiz devam edecek” dedi.
Güven Göknar ise şöyle konuştu:
“Akbelen’de yaşam alanı köylülere aittir. Oradaki ormanlar kuşların, hayvanların, böceklerin yaşam alanıdır. Bizim davamızdan çok orada kesilen ağaçlara üzülüyoruz biz. Bir çevreci olarak orada katledilen ormanlara üzülüyoruz. Belki gelecekte çok pişman olacaklar. Bu küresel ısınmadan dolayı bu ağaçları, bu şeyleri, kuşları, ekosistemi bozdukları için kendileri çok üzülecek. Tarih de bizi de yazacak, onları da yazacak. Biz doğayı korumaya, Akbelen’i korumaya devam edeceğiz. Akbelen’den Deştin’den Cudi’ye kadar doğayı savunmaya devam edeceğiz. Bizim aldığımız ceza bunu engellemeyecektir. Ama şu var burada, aldığımız cezada somut bir şey yok. Orada sadece bizi değil, o alanda kuvvetlere taş atan hiç kimse yok. Veya şiddet uygulayan hiç kimse yok. Oradaki insanlar şiddet gördü. Orada Zehra nenemiz şiddet gördü. 85 yaşındaki insan o ağaca sarılarak gaz yedi. Biz orada en büyük korkumuz o bir metreden, yarım metreden sıkılan gazlardı. Bu gazlar orada ölümcül bir şey olabilirdi. Özel bir arazide orayı şeye çevirdiler, bu kuvvetler. Biz davacı olacağımız yerde biz yargılanır duruma geldik. Buna üzülüyorum. Ama biz hem onların çocuklarına hem bizlerin çocuklarına geleceğe bir miras bırakıyoruz. Tarih onları da yazacak, bizi de yazacak. Son kelimem şu. Biz bu sistemi daha demokratik, daha ilerici bir şeye getirene kadar, iyilerin, köylülerin, emekçilerin yanında olana kadar mücadele edeceğiz. Bu ülkeyi, bu cumhuriyeti de demokratik bir cumhuriyet yapacağımıza ve emekçilerin, ezilenlerin yanında olan bir cumhuriyet olana kadar mücadele edeceğimize söz veriyorum.”
“SUÇUMUZ TOPRAĞIMIZI SAVUNMAK”
Ferah gümüş ise “Söylemediğimiz sözlerden, yapmadığımız davranışlardan dolayı hakaret suçundan beraat ettik, direnme suçundan beş ay ceza aldık. Aslı olmamasına rağmen beş ay ceza verdiler. Bizim suçumuz, söylediklerimiz ve yaptığımız davranışlar değil. Bizim suçumuz havamızı, suyumuzu ve toprağımızı savunmak. Varsa bir suç, bizim suçumuz şu anda yaşam alanlarında dinamit patlatılırken orada yaşamaya çalışan arkadaşlarımızı koruyamamak. Varsa bir suç, Akbelen Ormanı’ndaki kurdun, kuşun, böceğin ve bir sürü canlının yaşam alanlarını koruyamamak, o ağaçları koruyamamaktır. Bizim suçumuz doğamızı korumaktır. Bizim başka da bir suçumuz yoktur. Eğer bu bir suçsa da, biz bu suçu işlemeye devam edeceğiz ve daha gür bir sesle söylemeye devam edeceğiz. Akbelen Ormanları’nı terk etmiyoruz” dedi.








