"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

YALNIZCA BİR HABER DEĞİL

Geçtiğimiz günlerde şehrimizden acı bir haber yayıldı.

Bazı haberler vardır; okunur, duyulur ve günün telaşı içinde kaybolur.

Bazı haberler ise insanın içinde uzun süre kalan bir sessizlik bırakır. Öyle oldu…

Çünkü bazen kayıp haberdeki “bir polis memuru”ndan çok daha fazlasıdır. Bir evin şefkat dolu sesi, bir çocuğun güven duygusu, bir eşin yarım kalan sohbetleri, bir annenin bekleyişidir.

Şunu fark ediyorum, bizler hayatımızı çoğu zaman görünmez bir güven duygusunun üzerine kuruyoruz.

Örneğin sabah evden çıkan sevdiklerimizin akşam geri döneceğine, yarın da hayatın bildiğimiz gibi devam edeceğine, düzenimizin devamlılığına inanıyoruz. Bu inanç o kadar doğal geliyor ki, çoğu zaman farkına bile varmıyoruz. Düşünmüyoruz.

Düşünmüyoruz ki çoğu zaman devam edebiliyoruz.

Ta ki böyle bir haber alana kadar…

Özellikle de bir diğer insanı koruma görevini yerine getirirken yaşamını yitiren bir insan söz konusu olduğunda, acı yalnızca yakınlarının değil, onu hiç tanımayan insanların da kalbine dokunuyor.

Psikoloji bize travmanın yalnızca olayı yaşayan kişileri etkilemediğini söyler. Bazen bir haber, bazen bir görüntü, bazen de duyduğumuz tek bir cümle,” babamı görmek istiyorum”, üzüntü, öfke, çaresizlik duygularını harekete geçirecektir.

Bunlar insani tepkilerdir. Çünkü insan, başka bir insanın acısına kayıtsız kalamadığında insandır.

Bu acının karşısında belki söyleyecek büyük cümleler yerine, empatidir ihtiyacımız olan.

Çünkü üniformanın, mesleğin ve görevin ötesinde bir insan hayatını görmek gerekir.

Seven, özleyen, hayal kuran, geleceğe dair planlar yapan bir insan…

Hayatını kaybeden polis memuruna Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm çalışma arkadaşlarına sabır diliyorum.

Bazen kelimeler acıyı hafifletemez.

Ama acının varlığını görmek, onu saygıyla anmak ve insan olmanın ortak paydasında buluşabilmek temennisiyle…