Hayatın en büyük yanılgılarından biri sanırım, geleceği geçmişin penceresinden görmeye çalışmak.
Ancak adı üstünde geçmiş…
Yaşanmış ve tamamlanmış bir hikaye.
Hemen hemen hepimiz eski kırgınlıklarımızın, başarısızlıklarımızın ya da kaybettiklerimizin gölgesinde umutsuzluğa kapıldığımız zamanlar yaşarız. Geçmişte yaşadığımız hayal kırıklıkları bazen yeni bir fırsata şüpheyle yaklaşmamıza da neden olur.
Çünkü eminim ki bir zamanlar aldığınız yara yüzünden yeni insanlara güvenmekte zorlanırsınız. Farkında olmadan geleceğimizi geçmişimizle gölgeleriz.
Ancak kabul etmek gerekir ki hayat sürekli değişir. İnsanlar değişir, şartlar değişir, bakış açıları değişir… Dün mümkün olmayan şeyler bugün mümkün olabilir.
Geçmişte yaşanan bir başarısızlık, gelecekteki başarının net olarak engeli değildir. Aynı şekilde geçmişte yaşanan bir mutluluk da geleceğin teminatı değildir.
Geçmişe dönüp bakmanın elbette değeri vardır. Nereden geldiğimizi, neler yaşadığımızı ve hangi dersleri aldığımızı hatırlatır. Ancak geçmişe bakmakla geçmişte yaşamak arasında büyük bir fark vardır. Biri insana tecrübeyle bilgelik kazandırır, diğeri onu yerinde saydırır.
Hepimizin bildiği o meşhur sözü hatırlatmak isterim: “Dikiz aynalarına bakarak ilerleyemezsiniz!”
Hayat da böyledir. Geçmişi görmek gerekir ama yönü belirleyen şey önümüzdeki yoldur.
Bugün sahip olduğumuz en büyük güç, geçmişi değiştirebilmek değil; bugünü doğru yaşayarak yarını şekillendirebilmektir. Bu nedenle bazen eski defterleri kapatmak, yarım kalan hikâyeleri olduğu yerde bırakmak ve yeni sayfalar açmak gerekir.
Söylenildiği kadar kolay değildir elbette ki. Ancak başarısızlıklarınızı, kırgınlıklarınızı, hayal kırıklıklarınızı, hatalarınızı özetle sizi geçmişten koparmayan tüm olumsuzları cebinize tecrübe olarak koyup kendi bildiğiniz doğrular yolunda ilerlemeye başladığınızda eminim ki gelecek sizi güzelliklerle karşılayacaktır.
Yeniden yola çıkmak elbette mümkün. Ama yüklerinizle değil geçmişinize, hatalarınıza geçmişinizdeki insanlara teşekkür ederek kalbinize yeniden derin bir nefes aldırarak…
Çünkü ilerlemek isteyen insanın gözü geride değil, ufukta olmalıdır. Geçmiş yolun bir parçasıdır ama varılacak yer değildir en nihayetinde.
Hayat, arkaya bakarak değil, cesaretle ileriye yürüyerek yaşanır.