Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Tanrıöver, Muğla’da düzenlenen “Geleceği Biriktirmek” temalı arama konferansının ardından yaptığı açıklamalarda mevcut turizm politikalarını eleştirerek her şey dahil sistemine karşı olduklarını, sahillerin kamuya ait olması gerektiğini ve Türkiye’nin turizm anlayışında köklü bir değişime ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Anahtar Parti Muğla İl Başkanlığı tarafından 2026 Yılı Turizm Haftası kapsamında düzenlenen “Geleceği Biriktirmek” temalı Arama Konferansı’nın sonuç bildirgesi basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı.
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Hakan Tanrıöver’in katılımıyla düzenlenen toplantıda, Muğla’nın turizm potansiyeli, tarihî mirasının korunması ve sürdürülebilir turizm politikaları ele alındı.
“DEVLETİMİZİ TEDBİR ALIRKEN DE GÖRMEK İSTİYORUZ”
Konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına tepki göstererek başlayan Tanrıöver, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile İletişim Başkanlığına çağrıda bulundu. Tanrıöver, “Radyo Televizyon Üst Kurulu nerede? Bu topluma olumsuz örnek olarak gösterilen sabah programları neden hala devam ediyor? Bu topluma olumsuz örnek teşkil eden mafyayı, kötü düzeni her gece televizyon ekranlarınızda sahnelerindeyken Radyo Televizyon Üst Kurulu ne iş yapıyor? Neden bunların önüne geçmiyorsunuz? Bunlar neden bir rol model olarak yaygınlaştırılıyor? İletişim Başkanlığımız ne iş yapıyor? Neden bu tedbirler alınmıyor? Çocuklarımızı, gençlerimizi bu kötü anlayıştan, bu kötü yaklaşımdan, sosyal medya mecralarında neden korunmuyor? Elbette ki acımız çok büyük. Yapılan açıklamaları takip ediyoruz. Sayın İçişleri Bakanı’nın, Sayın Milli Eğitim Bakanı’nın, Sayın Sağlık Bakanı’nın yapmış olduğu açıklamaları dikkatle takip ediyoruz. Ama biz genel başkanımızın dediği gibi ‘devletimizi taziye dilerken, acıyı paylaşırken görmek istediğimiz kadar önceden bu işlerin tedbirini alırken de görmek istiyoruz’” dedi.
“TÜRKİYE’NİN PROBLEMLERİNİ ÇÖZMEYE TALİP BİR PARTİYİZ”
Turizm Haftası kapsamında Muğla’da bulunduklarını belirten Tanrıöver, Anahtar Parti Genel Merkez Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanlığı olarak haftayı Muğla’da açtıklarını söyledi. Tanrıöver, şöyle konuştu:
“Biz anahtar parti olarak itiraz eden bir partiyiz. Anahtar Parti olarak Türkiye’nin problemlerine vakıf olduğumuz kadar çözüm önerilerinin de neler olabileceğini ortaya koyabilecek, vizyonda, kalitede bir insan kaynağına sahip genel başkanımız Sayın Yavuz Ağrıalioğlu’nun liderliğinde Türkiye’nin problemlerini çözmeye talip bir partiyiz. Bu çalışmamızdan öne çıkan başlıkları genel politik olarak da şu şekilde izah etmek isterim. Biz Türkiye’mizdeki her bir insanımızın, dar gelirlimizin, işçimizin, esnafımızın, emeklimizin, memurumuzun da bu cennet vatanda tatil yapabilme imkanları ve bu altyapıya sahip olabilmesi için gerekli politika vizyonumuzu ortaya koyduk. Yine sahiller bütün insanımızındır. Bu ülkenin vatandaşlarınındır. Dolayısıyla sahildeki tel örgüleri kaldıracağız. Bizim anahtar parti olarak genel başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioplu liderliğinde turizm vizyonumuzun temelinde şu vardır, biz Türkiye’nin her şeyini pazarlama ve her şeyini turiste göre ayarlama fikrini de reddediyoruz.”
Her şey dahil sistemden vazgeçtiklerini belirten Tanrıöver, “Bu süreçte Anahtar Parti’nin turizm vizyonu içerisinde her şey dahil sisteminden de vazgeçiyoruz. Bu kendi insanımızı, insan kaynaklarımızı, doğamızı, tarlamızı, çevre güzelliklerini sömüren bu vahşi kapitalist sistemimize dayatmış olduğu her şey dahil sisteminden de bu vesileyle vazgeçiyoruz. Ve sayın Ağıralioğlu yeni bir hamle döneminin Muğla’da turizm açısından arifesindeyiz. Ve bu planın temel dayanağı biz, artık planlarımızı güncelleyerek hareket etme fikrini reddediyoruz. Biz planlarımızı geleceklendirerek hareket edeceğiz. O yüzden bu çalıştayımızın adı da Geleceği Biriktirmek” diye konuştu.
SONUÇ BİLDİRGESİ PAYLAŞILDI
Sonuç bildirgesi sunumunu ise Anahtar Parti Muğla İl Kadın Kolları Başkanı Nur Korkut yaptı. Sunumda Muğla’da 2 bin 913’ün üzerinde konaklama tesisi bulunduğu, yatak kapasitesinin 240 binin üzerinde olduğu ve 2024 yılında yaklaşık 3 milyon 460 bin turistin kenti ziyaret ettiği belirtildi. Ayrıca il genelinde 900’den fazla seyahat acentesinin faaliyet gösterdiği, turizm sektöründe ise yaklaşık 200 bin kişinin istihdam edildiği kaydedildi.
Bildirgeye göre Muğla’da 100 antik kent, 2 milli park ve 5 özel çevre koruma bölgesi bulunmasına rağmen restorasyon ve koruma çalışmalarında fon eksikliği yaşandığı, sit alanı ihlallerinin arttığı ve denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığı ifade edildi. Stratonikeia Antik Kenti’nde restorasyon süreçlerinin yavaş ilerlemesinin UNESCO adaylık sürecini olumsuz etkilediği, sualtı arkeolojik alanlarda ise kaçak dalış ve tekne trafiğinin tarihi eserlere zarar verdiği vurgulandı.
Konferansta, Muğla’nın yalnızca deniz-kum-güneş turizmine bağımlı kalmasının potansiyel kayıplara yol açtığı belirtilerek sualtı dalış turizmi, kırsal ve doğa turizmi gibi alternatif alanların geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. Sunumda, mevcut tesislerin yalnızca yüzde 12’sinin yeşil sertifikaya sahip olduğu bilgisi paylaşıldı.
Yatırım süreçlerinde bürokratik engellerin turizmin gelişimini yavaşlattığına dikkat çekilen bildirgede, imar izinleri ve çevresel değerlendirme süreçlerinin ortalama 28 ay sürdüğü, küçük işletmelerin ise finansmana erişimde zorlandığı aktarıldı.
Tanıtım ve pazarlama başlığında ise Muğla’nın dijital tanıtım bütçesinin Antalya’nın yüzde 10’unun altında kaldığı, uluslararası fuarlarda Muğla markasının ayrı bir kimlikle öne çıkarılamadığı kaydedildi. Ayrıca kültür, gastronomi ve doğa turizmine yönelik hedef kitle stratejilerinin yetersiz olduğu belirtildi. Turist rehberliği alanında nitelik sorununa da değinilen bildirgede, Muğla’da yaklaşık 1200 aktif rehber bulunduğu, bunların yalnızca yüzde 30’unun ikinci yabancı dil bildiği ifade edildi.
Gastronomi turizmi açısından Muğla’nın zengin bir mutfak mirasına sahip olmasına rağmen bu potansiyelin turizm rotalarına yeterince dönüştürülemediği, yerel üretici ile turizm işletmeleri arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Yat turizmi başlığında ise Muğla kıyılarında 18 marina ve yaklaşık 10 bin 500 yat kapasitesi bulunduğu, yaz aylarında doluluk oranının yüzde 110’a ulaştığı belirtilerek altyapı ve hizmet kalitesinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Sonuç bildirgesinde Muğla turizmi için 5 stratejik öncelik belirlendi. Bu öncelikler, bütüncül destinasyon vizyonu oluşturulması, dört mevsim turizmin geliştirilmesi, dijital dönüşümle görünürlüğün artırılması, nitelikli istihdamın güçlendirilmesi ve “Yeşil Muğla” hedefi doğrultusunda sürdürülebilir turizm politikalarının hayata geçirilmesi olarak sıralandı.









