"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

Muğla’da unutulmaya yüz tutan iğne oyası ve dokuma, kadın emeğiyle yaşatılıyor

ÖZEL HABER | Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi’nde, unutulmaya yüz tutan geleneksel el sanatları iğne oyası, kanaviçe ve kara tezgah dokumacılığı, kadınların emeğiyle yaşatılmaya çalışılıyor.

Asırlardır kadınların ilmek ilmek işlediği iğne oyaları ve kanaviçeler, günümüz tasarımlarında yeniden hayat bulurken, yörede üretilen kara tezgah dokuma kumaşlar da farklı aksesuar ve ürünlere dönüştürülüyor.

Muğla'da unutulmaya yüz tutan iğne oyası ve dokuma, kadın emeğiyle yaşatılıyorBayır Mahallesi’nde kara tezgah dokumacılığı yapan ise artık sayılı kişi kaldı. Yörede bu işi sürdüren 73 yaşındaki Habibe İnan ile 71 yaşındaki Şemsiye Çelik, mesleklerini yaşatabilmek için hem üretim yapıyor hem de genç kadınlara dokumayı öğretmeye çalışıyor.

İnan ve Çelik’e usta öğretici ve Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı Lale Yavaşoğlu da destek veriyor. Yaklaşık 10 yıldır Bayır Mahallesi’nde kadınlara eğitim verdiğini belirten Yavaşoğlu, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan kara tezgah dokumacılığını yaşatmayı amaçladıklarını söyledi.

“HER OYANIN BİR ANLAMI VAR”

Mabolla Medya’ya konuşan Yavaşoğlu, “Bu yörede yok olmak üzere olan kara tezgah dokuma kumaşlarımız var. Amacımız bu kara tezgah dokuma kumaşlar ile kendi sanatımı birleştirip yörenin köklü geleceğini yaşatmak.” dedi.

Muğla'da unutulmaya yüz tutan iğne oyası ve dokuma, kadın emeğiyle yaşatılıyorKadınlara evini açan Şemsiye Çelik’in bilgisinden faydalanmaya çalıştıklarını dile getiren Yavaşoğlu, “Şemsiye teyzemiz çocukluğundan beri dokuma yapıyor. Amacımız, ona bir şey olmadan bizimde dokumayı öğrenmemiz. Bu yüzden yanına geliyoruz, ziyaret ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

İğne oyalarının kadınların duygu ve düşüncelerini yansıtan bir dil olduğunu vurgulayan Yavaşoğlu, her motifin bir anlam taşıdığını belirterek, “Eskiden kadınlar duygularını çok dile getiremezlerdi. Duygularını oyalarla anlatırlarmış. Her oyanın bir anlamı, bir hikayesi var.” diye konuştu.

Ürünlerin satış ve pazarlaması konusunda destek beklediklerini aktaran Yavaşoğlu, kara tezgah dokuma kumaşlarının yok olmaması için yetkililerden çalışma yapılmasını talep ettiklerini söyledi.

Yavaşoğlu, dokuma kumaş ve geleneksel motiflerin terlik, çanta gibi günlük yaşamda kullanılabilecek ürünlere dönüştürüldüğünü belirterek, “Gençlerin ve herkesin dikkatini çekmesi için ürünleri günlük hayatta kullanılabilecek hale getiriyoruz. Zeytin motifli çantalarımız var. Sandıktan çıkan antika ürünleri de kullanılabilir hale getirmeye çalışıyoruz.” dedi.

“ESKİDEN HERKESİN EVİNDE TEZGAH VARDI”

Dokuma ustası Şemsiye Çelik de yıllardır bu işi severek yaptığını dile getirerek, “Ben bu işi çok severim, yıllardan beri yapıyorum. Lale hocamız aradı, öğretir misin dedi. Tabii dedim. Bayır’da bir ben bir Habibe kaldık, ikimiz yapıyoruz. Eskiden herkesin evinde tezgah vardı.” ifadelerini kullandı.

Çelik, annesinden öğrendiği dokumacılığı yıllardır sürdürdüğünü, kızlarının çeyizini de kendi elleriyle hazırladığını sözlerine ekledi.

Muğla'da unutulmaya yüz tutan iğne oyası ve dokuma, kadın emeğiyle yaşatılıyorHabibe İnan ise evinin bahçesindeki tezgahında dokumacılığı sürdürdüğünü belirterek, “Bu işi annemden öğrendim. Hâlâ devam ediyoruz. İpek, çarşaf dokuyoruz. Eskiden Bayır’da herkes dokurdu. Herkesin evinde tezgah vardı. Şimdi ben ve Şemsiye kaldık.” dedi.

“BU MESLEĞİ İLERLETMEK İSTİYORUZ”

8 yıldır bu işi yaptığını söyleyen Özgül Savran ise “Dokuma üzerine değişik kanaviçeler yapıyoruz. Değişik tasarımlar yaparak sergiliyoruz. Bu işi ilerletmek istiyoruz. Tezgah ve yerimiz olduğu sürece biz de Şemsiye teyzenin mesleğini ilerletmek istiyoruz. Çeyiz kalktı deseler de çeyizi seven kızlarımız oluyor, onlar için yapıyoruz. Özellikle eskiyi otantik ile birleştirince gençler daha çok seviyor. Yapıp satıyoruz” diye konuştu.

 

Paylaş