Yalnızlık çoğu insanın korktuğu bir duygudur.
Kalabalıklar içinde kaybolmayı tercih ederiz çoğu zaman, çünkü yalnız kalınca insan kendisiyle baş başa kalır.
Zaman zaman zor olsa da yalnızlık, kaçtığımız bir boşluk değil; çoğu zaman bize hayatın en önemli derslerini veren sessiz bir öğretmen gibi sanki. Ne dersiniz?
İnsan kalabalıkların içindeyken güçlü olduğunu hisseder ya da öyle düşünür. Etrafınızda arkadaşlarınız, aileniz, sevdikleriniz varken hayat daha kolay görünür. Ama bir gün herkes kendi yoluna gidince, telefonlar eskisi kadar sık çalmayınca, akşamları sessizlik çoğalınca insan istemese de kendi içine dönmeye başlar. İşte o zaman insan kendisiyle tanışır.
İçindeki kırgınlıkları, umutları, korkuları ve en çok da dayanma gücünü belki de artık dayanamadığını fark eder.
Yalnızlık insana önce sabretmeyi, her istediğinin hemen olmayacağını, bazı yolların tek başına yürünmesi gerektiğini öğretir. Ama acıyla ama sabırla…
Bununla beraber insan, yalnızlığın aslında bir mücadele olduğunun farkına varır. Bu mücadelenin zaman zaman bizleri umutsuzluğa düşürse de aslında insanı olgunlaştıran bir süreç olduğu kanısındayım.
İnsan yalnız kaldığında, etrafındaki gürültüler azaldığında kalbinin sesini daha net duymaya başlar. İşte tam da burada ne istediğinizi, neye tahammül edip edemediğinizi, kimin gerçekten yanınızda olup olmadığını fark edersiniz.
Bu farkındalığın sessizce olacağını düşünmek sanırım fazla iyimserlik olur. Bazen acı verir bazen gözyaşı, bazen öfke, çoğunlukla da kırgınlık…
Tabi günün sonunda daha güçlü hissedersiniz kendinizi.
Ama ben bunun sadece tecrübe edinmeyle gerçekleşen güç olduğunu düşünmüyorum. Kırılan kalbiniz sertleşmiş olabilir mi ya da boy boy ördüğünüz duvarlarla insanlardan kendinizi uzaklaştırmış olabilir misiniz?
Mümkün. Bu da zihnimizin kendini korumak adına geliştirdiği bir savunma mekanizması en nihayetinde.
Toplumda yalnızlık eksiklik gibi görülür genellikle. Eminim ki siz de yanlış bir kalabalık içinde olmaktansa huzurlu yalnızlığı yeğlersiniz.
İnsanın bazen kendini yeniden inşa edebilmesi için yalnız kalması da gerekiyor kanımca. Bu süreçten sonra daha özgür daha güçlü adımlar takip edecektir sizi.
Çünkü artık ne istemediğinizi anlamışsınızdır yalnız kaldığınız sancılı süreçte.
Ancak yine de yalnızlığın mutlak olumlu yönleri olmadığı kanısındayım. Zira yalnızlığın romantize edilebilecek kadar insana iyi geldiğini söyleyemem.
Elbette insanı büyütür, olgunlaştırır ama aynı zamanda yorar da. Hem kalben hem zihnen.
En nihayetinde yalnızlık insana en önemli şeyi öğretir:
İnsan önce kendine yoldaş olmayı öğrenmelidir.
Kendine dayanabilen, kendini sevebilen ve kendiyle barışık olan biri, hayatta hiçbir zaman gerçekten yalnız kalmaz.
Çünkü yalnızlık, insanın kendini bulduğu en sessiz ama en güçlü yolculuktur.