"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

Muğla’da re’sen atama tepkisi: “Hamile öğretmen 266 kilometre uzakta görevlendirildi”

Eğitim-İş Muğla Şube Başkanı Ahmet Çakanel, Seydikemer’den Bodrum’a re’sen atanan hamile bir öğretmenin yaşadığı mağduriyeti gündeme taşıdı. 266 kilometrelik mesafeye yapılan atamanın hukuksuz ve insanlık dışı olduğunu vurgulayan Çakanel, “Bu bir atama değil, aileleri parçalayan bir sürgündür” diyerek uygulamaların durdurulmasını istedi.

Eğitim-İş Muğla Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın norm fazlası öğretmen atamaları ve alan dışı görevlendirmeleri nedeniyle yaşanan mağduriyetleri kamuoyuna taşıdı. Şube Başkanı Ahmet Çakanel, yaptığı açıklamada re’sen atamaların bir “sürgün politikası”na dönüştüğünü ifade ederek, bu uygulamaların hukuki zeminden yoksun olduğunu vurguladı.

Çakanel açıklamasında, norm fazlası bahanesiyle yapılan atamaların öğretmenlerin mesleki ve insani haklarını ihlal ettiği belirtilirken, özellikle Talim ve Terbiye Kurulu’nun alan daraltmaları ve okul müdürlerinin keyfi seçmeli ders uygulamaları nedeniyle birçok branşta öğretmenlerin norm fazlası duruma düşürüldüğünü dile getirdi

“HAMİLE ÖĞRETMEN 266 KM ÖTEYE SÜRGÜN EDİLDİ”

Çakanel, Bodrum-Seydikemer arasında yapılan re’sen atamayı örnek göstererek, hamile bir öğretmenin 266 kilometrelik uzaklığa zorla görevlendirildiğini açıkladı. “Günübirlik ulaşımın mümkün olmadığı bu mesafe, aile bütünlüğünü yıkmakta, öğretmenleri ise çaresizliğe mahkûm etmektedir,” dedi. Hizmet puanı yüksek öğretmenlerin dahi uzak ilçelere gönderildiğini belirten Çakanel, bu atamaların Anayasa ve Öğretmenlik Meslek Kanunu’na (ÖMK) aykırı olduğunu söyledi.

2025 yılı Ağustos atamalarında ilk kez uygulanan “ilçe grubu” sisteminin de hukuksuz olduğuna dikkat çekilen açıklamada, ulaşımı imkânsız ilçelerin aynı grup içine alınarak öğretmenlerin yüzlerce kilometre uzağa gönderildiği belirtildi. Çakanel, “Bu uygulama aileleri parçalamış, öğretmenleri mağdur etmiştir” dedi.

Eğitim-İş, sadece il içi atamaların değil, aynı zamanda alan dışı görevlendirmelerin de eğitim sistemine ciddi zarar verdiğini ifade etti. Lise branş öğretmenlerinin ilkokul özel eğitim sınıflarına görevlendirilmesinin, uzmanlık alanlarının yok sayılması anlamına geldiğini belirten sendika, bu durumun eğitimin niteliğini düşürdüğüne işaret etti.

Açıklamada, norm güncellemelerinin yapılmaması ve sıra tayin sisteminin etkisizleştirilmesi nedeniyle aynı branşlarda tekrar norm fazlası yaratıldığı vurgulandı. Çakanel, “MEB’in plansızlığı hem öğretmenleri hem de eğitim sistemini çıkmaza sürüklüyor” dedi.

Sendika, bu hukuksuz uygulamalara karşı açılan davaları hatırlatarak, Kasım 2024’te Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararlarının emsal olduğunu belirtti. 2025 yılında yapılan atamalara karşı da kılavuzlara ve ilçe grubu sistemine yönelik davaların sürdüğü bilgisi paylaşıldı.

“AİLE YILI” SLOGANINA TEPKİ

Ahmet Çakanel, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesine rağmen uygulamaların aileleri parçaladığını söyleyerek, “Bu politikalar aileyi kutsamak değil, yok etmektir. Sözde aile yılı, gerçekte öğretmenlerin ve ailelerinin dağıldığı bir yıl olmuştur” şeklinde konuştu.

Avukat Didem Alaca ise şunları söyledi:

“Ağustos 2025 dönemi atamaları, Anayasal güvence altında olan aile birliğini bozmakta, idarenin atama keyfiyetini hukuka aykırı kullandığını açıkça göstermektedir. Zira bu atamaların şeklen uygun olması hukuka aykırılığı ortadan kaldırmamaktadır. İçerik olarak aile birliğini bozan bu atama işlemleri ile ilgili ivedilikle yürütmeyi durdurma talepli davalarımızı açacağız. Eğitimcilerimizin mağduriyetlerinin hukuk yoluyla çözüleceğine inancımız tamdır. Sendikamız, Avukatları ile eğitimcilerimizin sonuna kadar yanındadır.”

Paylaş