Vatan Partisi Muğla İl Başkanlığı, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO toplantısına tepki gösterdi. İl Başkanı Emre Aykın, “Türkiye NATO’ya karargah değil ancak mezar olacaktır” dedi.
Parti üyeleri, Menteşe ilçesindeki Sınırsızlık Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.
Vatan Partisi Muğla İl Başkanı Emre Aykın, yaptığı açıklamada NATO’nun Türkiye’nin bağımsızlığı ve güvenliği açısından tehdit oluşturduğunu savundu. Ankara’da düzenlenen toplantıyla hükümetin NATO ve ABD’ye destek verdiğini öne süren Aykın, Türkiye’nin Atlantik politikalarına yönelmesini eleştirdi.
İl Başkanı Emre Aykın, “Tam 74 yıldır ülkemizin hem iç hem de dış cephesinde ciddi bir tehdit olarak varlığını sürdüren NATO, beyin ölümünün gerçekleştiği yönündeki ikrarı ile aslında tarihin karanlık çöplüğüne gömülmekte olduğunu itiraf etmekteydi. NATO’nun cenaze töreni kutlanmaktaydı. Ancak ne yazık ki, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılan zirve toplantısı ile hükümet NATO’ya ve ABD’ye destek, güç, yol ve imkanlar vermiştir. Ne yazık ki; Atlantik sisteminden beslenen kurumlar ve partilerden ve özellikle de Atlantik’ten ‘bizi yalnız bıraktınız’ diyerek himaye dilenen siyasilerden zımnen destek görmüştür. Yakın tarihimizin acı günleri unutulmuş, Türkiye’nin yüzünü Atlantik’e döneceği taahhüt edilmiştir. Unutulmamalıdır aslolan hükümetler değil, kadim ve asil Türk milletidir” dedi.
Aykın, şöyle konuştu:
“Türk Milleti, mazlum milletlerin kanını dökerek insanlık onuruna meydan okuyan, Türkiye’nin bağımsızlığına, egemenliğine, geleceğine meydan okuyan, Türkiye’yi Ortadoğu’yu kana bulayacak küresel planların karargahı yapmak isteyen, bu topraklardan 104 yıl önce denize dökülerek kovulan düşman kuvveti ile işbirliği yapmaz, aksine bir gün olsun onları vatan toprağında barındırmaz. İşte özümüzde, tarihimizde ve her bir hücremizde yazılı bu asil karakterin huzurunda Türk milletine rağmen NATO Bildirgesi’ne atılan imzalar hükümsüzdür. Türk milleti unutmadı! Küresel işgal ve katliamın başında Atlantik Sistemi bulunmaktadır. Ana organları ABD, İngiltere ve İsrail’dir. Örgütü NATO’dur, tetikçisi Gladyo’dur. Tarihi kanla ve utançla doludur. NATO ajanlarının tasfiye edildiği, NATO generallerinin hapislere atıldığı, Türkiye’nin NATO’ya mezar olacağı Yükselen Asya Uygarlığı’nın öncülük ve ittifak beklediği tarihi dönemeçte NATO, Türkiye üzerinden can bulmaktadır. Aynı dönemde de emperyalistler, Türk milletinin tarihi zaferini yeni nesillerin hafızasından silmeye de yönelmektedir.
“TÜRKİYE ORTADOĞU’YU KANA BULAYACAK SAVAŞ PLANLARININ KARARGAHI HALİNE GETİRİLMEMELİ”
Atlantik sisteminin sonu gelmiştir ve onlar bunun farkındadır. Hitler modeli ve türevi Trump, içine girdiği bataklıktan yardım çığlıkları ile elini uzatmıştır. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti bu eli tutmaz, tutamaz… Bu eli tutan herhangi bir irade ve karar da Türk Milleti’ni temsil edemez; böyle bir temsil tarih, insanlık onuru ve anayasa önünde hükümsüzdür. AK Parti hükümeti bu karar ve irade ile Türkiye’yi yönetemez, bu talihsiz imza ve karardan dönülmeli, Türkiye Ortadoğu’yu kana bulayacak savaş planlarının karargahı haline getirilmemeli, NATO-ABD-İsrail üsleri de derhal kapatılmalıdır. Türkiye üreten, devrimci, halkçı, kamucu milli hükümetini kuracak ve NATO’yu bu topraklardan def edecektir. Vatan toprağımızda ve çevremizde NATO üsleri tesis edilmiş; mühimmatlar donatılmış; namlular Türkiye’ye dönmüştür. Kıyılarımızın karşısından ABD ve NATO gücüne güvenenlerin tehditleri yankılanmaktadır. Dünya’nın eşkıyalığına soyunan Trump, Türkiye’yi küçük gören hadsiz söylem ve tehditlerini sürdürmektedir.
“NATO VE YÖNETİCİLERİ TÜRKİYE İÇİN GÜVENLİK SORUNUDUR”
Bu koşullar altında, ABD ve NATO ile Ankara’da işbirliği zirvesi yaparak ortak kararlara imza atan ve Türkiye’yi stratejik komşuları ve mazlum milletler karşısında konumlandıran iradeyi şiddetle kınıyoruz. Münfesih ve müteveffa bir örgütün planı değil ancak salâsı okunur. Türkiye, milli hükümetini kuracak güç ve iradededir. Türkiye bir devrime gitmektedir. Bu devrim, Türk devriminin kaybedilen mevzilerini geri alacak, gerçekten demokratik ve tam bağımsız Türkiye’yi var edecektir. Türk milletinin zorlu günleri, ekonomik sancıları, toplumsal yaraları, tarihi acıları; üretim ekonomisi ile halkçı, kamucu ve toplumcu anlayışla, Vatan Partisi’nin öncülük edeceği milli ve devrimci hükümetin önderliği ile dinecektir.
NATO ve yöneticileri, Türkiye için bir müttefik veya güvenlik teminatı değil aslen güvenlik ve özgürlük sorunudur. Aydınlığı değil, aslen karanlığı temsil etmektedirler. Çürümeyi, yozlaşmayı, yok oluşu ve kanlı sömürüyü temsil etmektedirler. Dünya’ya ve insanlığa yönelen büyük tehdidi temsil etmektedirler. Aynı zamanda; Atatürk’ün Cumhuriyeti’nde yabancı himayesini, kontrol ve müdahalesini güvence etmektedirler. Bağımsızlık ve egemenliğimizin teslimiyetini hedeflemektedirler. Ne liderler zirvesine yapılan ev sahipliği, ne de sonuç bildirgesine katılım sağlayan imzalar Türk Milleti’nin tarihine, onurlu ve şanlı duruşuna hasredilemez, edilemeyecektir; hükümsüzdür. Türkiye NATO’ya karargah değil ancak mezar olacaktır.”









