"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

SAĞLIKSIZ İŞLEYEN SAĞLIK SEKTÖRÜ

Muğla’da gün geçmiyor ki kamu hastaneleriyle ilgili bir iddia ya da skandal haber ortaya atılmasın. Üstelik bunlar sıradan haberler değil… Halk sağlığını tehdit edici boyutta iddialar… Öyle ki, başka bir şehirde olsa bu iddialar gündemi günlerce meşgul ederdi.

Peki bu skandal olaylar nasıl ortaya çıktı?

Gelin, süreci adım adım hatırlayalım…

2023 yılının Ocak ayında, Hatay depreminden sonra Muğla’ya gelen Birlik Sağlık-Sen İl Temsilcisi Abdullah Gül, Menteşe Devlet Hastanesi’nin deprem performansının düşük olduğunu ve acilen yıkılması gerektiğini belirten açıklamasıyla bir anda tanınır hale geldi. Bu açıklama, kamuoyunda hem destek hem de tepki topladı.

Gül, hastanenin durumu hakkında yalnızca açıklama yapmakla kalmadı, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda da bulundu. Hatta yıkım kararı alınmış olmasına rağmen yıkım gerçekleştirilmediğini; buna karşın Sağlık Bakanlığı’nın boya ve badana için 800 bin TL ödenek gönderdiğini kamuoyuyla paylaştı. Bu açıklama, Muğla’da uzun süredir sessiz kalan sağlık meslek örgütlerinin de sessizliğini bozdu.

Böylece Muğla’da hem sağlık sektörü hem de sendikalar tartışılır hale geldi. Gül, iddialarını sürdürdü, belgeleriyle konuştu; ancak yetkili kurumlardan net bir adım gelmedi. Ta ki 2025 yılının Şubat ayında, Sağlık Bakanlığı’nın “Sağlıklı Çözüm” adlı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımına kadar… Paylaşımda, hastanenin boşaltılması talimatı verildiği açıklandı.

Demek ki Abdullah Gül, sansasyon veya gündem yaratmak için konuşmamıştı.

Vatandaşlar da “Biz nerede tedavi göreceğiz?” diyerek endişelendi. Biz gazetecilere, “Ne olacak bizim hastane?” diye sormaya başladılar.

Biz de araştırdık. Önce Menteşe Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şadi Ballı’yı aradık. O, “Konu İl Sağlık Müdürlüğü’nde” dedi. İl Sağlık Müdürü Dr. Ali Burak Mülayim’i aradık, “Valiliğe sorsanız daha iyi olur” yanıtını aldık. Valiliğin basın birimini aradık, “Bilgi notu hazırlayacağız” cevabı verildi.

Bilgi notunu hala bekliyoruz…

Süreç içinde beklenen açıklama Sağlık Müdürlüğü’nden veya Valilik’ten değil, AK Parti Muğla İl Başkanı Haluk Laçin’den geldi: “Farklı bir alanda acil servis oluşturulacak.”

Bu açıklama, hastanenin durumu hakkında net bilgi bekleyen vatandaşları tatmin etmedi. Hatta tepki çekti. Zira konu insan sağlığı… Hal böyleyken sağlık bürokrasisinden bir açıklama beklenirken, siyasilerden gelmesi kamu yönetimi konusunda kafaları karıştırdı.

Süreç devam ederken, Abdullah Gül’ün suç duyurusuyla dönemin İl Sağlık Müdürü Dr. İskender Gençer, İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkanı Ö.İ. ve Başkan Yardımcısı İ.R.B. hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla dava açıldı.

Bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor;

Muğla’da sağlık alanında faaliyet gösteren en az 20 sendika ve STK varken, bu meseleyi neden sadece Abdullah Gül gündeme taşıdı?

Diğer sendikalar, STK’lar ve odalar neden sessiz kaldı?

Sendikaların görevi yalnızca üye haklarını savunmak değildir. Aynı zamanda sağlık hizmetinin sağlıklı verilmesini sağlamak, kamuoyunu bilgilendirmek ve sorunları ortaya çıkarmak da görevleri arasındadır. Bu tür kuruluşların kuruluş amacı zaten budur.

Tüm bu tartışmalar devam ederken, Abdullah Gül ikinci bir iddia da daha bulundu. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Nükleer Tıp Bölümünde hastalara gerekenden fazla radyoaktif madde verildiğini açıkladı ve bu durum Türkiye genelinde infial yarattı.

Ardından, Köyceğiz Devlet Hastanesi’nde radyasyon odasının hemen yanına kan alma birimi açıldığını ve bu birimde çalışanlar ile hastaların kabul edilebilir değerlerin üzerinde radyasyona maruz kaldığını duyurdu.

Evet, yanlış duymadınız. Konu radyoaktif madde, radyasyon… Yani sıradan bir şikâyet değil. Ama biz yine de üç gün konuşup, dördüncü gün unuttuk.

Bu arada, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yıllardır tahta kurusu sorunu olduğu da ortaya çıktı. İlaçlamalara rağmen çözüm sağlanamadığı yönünde hem çalışanlardan hem hastalardan hâlâ şikayetler geliyor…

Tüm bu sorunlar sürerken, ilin AK Partili Milletvekilleri Kadem Mete ve Yakup Otgöz’den yeni sağlık yatırımları müjdesi geldi. Ancak mevcut sorunlarla ilgili bir açıklama yaptıklarını ne gördük, ne de duyduk.

Ve tüm bu şikayetlere ve iddialara rağmen, 15 Temmuz’da Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin idari kadrosunun sözleşmesinin yenileneceği konuşuluyor. Mevcut kadro ile yola devam edilip edilmeyeceği de merak konusu.

Sağlık sektörünün “sağlıklı” işlemesi temennisiyle…