Eski SosyalDemokrat Halkçı Parti (SYP) Genel Başkanı Murat Karayalçın Muğla’da, “Muğla bizim için gerçekten çok önem verdiğimiz ve parti olarak güçlü, başarılı olduğumuz bir il. Yerel seçimlerde genel merkezlerin, ‘şu iller senin, şu iller yada ilçeler benim’ gibi bir pazarlığa girmesi olamaz. Bu yerele, örgütlerimize bırakılmalı” açıklamasını yaptı.
Türkiye Cumhuriyeti 50. Hükümeti Başbakan Yardımcısı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve eski SHP Genel Başkanlarından Murat Karayalçın, bir bizi ziyaret için dün Muğla’ya geldi. Karayalçın, bugün CHP Muğla İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek, gündeme ve yerel seçimlere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Açıklamasına 31 Mart 2024’te yapılacak olan yerel seçimlerde aday olmama kararı aldığını açıklayan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ e teşekkür ederek başlayan Karayalçın, “Muğla bizim için gerçekten çok önem verdiğimiz ve parti olarak güçlü, başarılı olduğumuz bir il. Muğla’yı çok eski yıllardan bu yana biliyorum. Üniversitenin de açılması ile birlikte Muğla’nın önemli bir kazanım elde ettiğini düşünüyorum. Ben önce sevgili Belediye Başkanımız Osman Gürün’ü gıyabında sevgi ve saygı ile selamlamak istiyorum. Çok tarih ve önemli bir karar aldı. Kararını açıklamasının ardından da kendisini eski bir genel başkan ve belediye başkanı olarak arayıp selamlamış, başarı dileklerimi iletmiştim” dedi.
“ÇOK SAYIDA ADAYIN OLMASI, BİZİM İDDİALARIMIZIN DAHA ÜST DÜZEYDE SESLENDİRİLMESİ DEMEK”
Karayalçın, açıklamasına şöyle devam etti:
“Yeniden bir seçim heyecanını yaşıyoruz. Belediye başkan adaylarımız var. Ben bu süreci yaşamış biriyim. O nedenle de bu sürecin içerisinde yer alanların neler hissettiklerini biliyorum. Aday adaylarımız aslında bizim iddialarımızı seslendiren arkadaşlarımız, kendilerine şükran borçluyuz. Çok sayıda adayın olması aslında bizim iddialarımızın daha üst düzeyde seslendirilmesi anlamına da geliyor. 2019 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye genelinde yaklaşık 9 bin adayı olduğu söylendi. 2019 seçimlerine giderken ittifaklar vardı. Çok geniş bir ittifak vardı. Seçimlerin kazanılacağı daha yüksek bir olasılık olarak değerlendirilmektedir. Bu seçimde öyle değil, bu seçimde en azından bugün itibariyle yok. İttifaklar gözükmüyor. 2019 seçimlerindeki müttefikimiz İYİ Parti ittifaklara, çok açık bir tavırla ‘hayır’ diyor. DEM Parti’nin tavrını basından izliyoruz ‘Her yerde aday çıkaracağız. Ampul de ok da bizim için aynı değerdedir’ şeklinde açıklamalar yapıldığını görüyoruz. Dolayısıyla 2019 ortamına göre daha yüksek bir olasılık gözükmüyor. Ama buna karşı aday adayı arkadaşlarımızın sayısı ikiye katlanmış durumda. Sevgili aday adayı kardeşlerimize sevgi, saygı ve özen göstermemiz gerekiyor, hatta şefkat göstermemiz gerekiyor.
“BİZE VERİLEN GÖREV, PARTİNİN STRATEJİSİNE VE BİLDİRGESİNDE KATKIDA BULUNMAK
Sayın genel başkanımız bana bir görev verdi. 4 arkadaşımız ile birlikte danışma kurulunda çalışma yapmak üzere görevlendirdi. Bize verilen görev, partinin stratejisine ve seçim bildirgesine katkı da bulunmak. 2019 seçimlerinde kurulan ittifak, değişik bir ittifaktı. Tam olarak ne olduğu anlaşılmayan bir ittifaktı. Şu anlamda söylüyorum bunu İYİ Parti ile bizim açık bir ittifakımız vardı. İYİ Parti’nin seçimlere girmesini sağlayacak çok büyük bir siyasi jesti sergilemiştik. İYİ Parti bizim o jestimizle seçimlere girme olağanı bulmuştu, grup kurmuştu. Bizim öyle bir huyumuz var, şimdi de Saadet Partisi’ni destekliyoruz, onların grup olarak ayakta kalmasını sağlıyoruz. İYİ Parti ile ittifakımızı açık bir şekilde kamuoyu ile paylaşmıştık. Saadet Partisi ile ilginç bir ilişki vardı. Sayın Karamollaoğlu, ‘İttifakta değiliz ama dirsek temasımız var’ gibi ne anlama geldiği çok belli olmayan bir değerlendirmede bulunmuştu. ÖDP ile ittifak söz konusu değildi ama ÖDP Genel Başkanı bizim Beyoğlu Belediye başkanımızdı. Çokta iyi bir çalışma yaptı. Yani fiilen ittifak vardı. HDP ile yine aynı şekilde adı geçmiyordu ama fiilen HDP’li yurttaşlarımız bize oy, destek vermişlerdi.
“Yerel seçimlerde ittifaklar örgütlerimize bırakılmalı”
Bu seçimlere giderken ben farklı bir ittifak söyleminin kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Bu yerel seçim, yerel yönetimlerin seçimini yapacağız. Burada parti genel merkezlerinin İttifakı söz konusu olamaz, olmamalı. Biz 6 parti ittifak kurarak seçimlere girdik. Rakiplerimizde birkaç parti bir araya geldiler. O genel seçimdi. Milletvekili seçiminde bu doğal, bunun olması gerekli. Ama yerel seçimin farklı bir mantığı var. Burada genel merkezlerin, ‘şu iller senin, şu iller yada ilçeler benim’ gibi bir pazarlığa girmesi olamaz, genel merkezler karışmamalı. Bu yerele, örgütlerimize bırakılmalı. Örgütlerimiz siyasi partiler ile görüşecek aday tespitinde bulunmalılar. Şimdi gelmiş olduğumuz noktada, eğer başından beri bu böyle anlaşılmış olsaydı İYİ Parti’nin o tavrı devreye girmeyecekti, onlar yaşanmayacaktı. İttifak yalnız da şu kadar sandalyenin paylaşılması şeklinde olmamalı. İttifak dediğimiz şey yerel duyarlılıktan hareketle bir programa bağlı olmalı. Örneğin halkın önem taşıdığı bir projenin yapımı konusunda, bir kent programının uygulanması ya da bir çevre sorununun çözümü için biz ittifak yapmalıyız. Programa dayalı, yapılacak işlere dayalı bir ittifak yapılabilmeli. Ben aslında il başkanımızın, örgütümüzün yanında söylüyorum, görüşün herkesle, genel başkanımızın bir tepkisi olmaz. Müzakere edin, tartışın. Zaten eğer yukarıdan bir ittifak çıkacaksa o ayrı bir şey.”










