Muğla’nın Menteşe ilçesinde, evinde silahla vurulmuş halde ölü bulunan Jandarma Uzman Çavuş Ahmet Ziya Yıldız’ın (30) ölümünün intihar olarak değerlendirilerek verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ailesi itiraz etti.
Muğla İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde görev yapan Yıldız, 17 Ocak 2026’da yalnız yaşadığı evinde silahla vurulmuş halde bulundu. Soruşturma kapsamında olayın intihar olduğu değerlendirilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği öğrenildi.
Yıldız’ın ailesi ise karara itiraz ederek soruşturmanın genişletilmesini talep etti. Ailenin savcılığa sunduğu ek dilekçede, soruşturma kapsamında bazı delillerin yeterince incelenmediği ve olayın aydınlatılması için bazı hususların araştırılması gerektiği öne sürüldü.
Dilekçede, Yıldız’ın olaydan bir gün önce ailesiyle iletişim halinde olduğu, sosyal medya paylaşımı yaptığı, neşeli olduğu ve ertesi günkü görevi için hazırlık yaptığı belirtildi.
DİJİTAL KAYITLARIN İNCELENMESİ TALEP EDİLDİ
Ailenin itiraz dilekçesinde, Yıldız’ın ölümünden günler sonra WhatsApp hesabındaki bazı mesajların okunmuş göründüğü ve daha sonra mesaj geçmişinin silindiğinin iddia edildiği aktarıldı.
Telefonun ölümden sonra kim tarafından ve hangi koşullarda kullanıldığının belirlenmesini isteyen aile, telefondaki ve diğer dijital materyallerde adli bilişim incelemesi yapılmasını talep etti.
Dilekçede ayrıca WhatsApp hesabına erişim sağlandığı iddia edilen bağlantıların ve IP bilgilerinin hukuken temin edilebildiği ölçüde araştırılması istendi.
Evde bulunduğu öne sürülen ikinci bir tuşlu telefonun varlığının kendilerinden bir süre gizlendiği iddiasının da araştırılması talep edildi.
BANKA HAREKETLERİNİN ARAŞTIRILMASI İSTENDİ
İtiraz dilekçesinde Yıldız’ın banka hesaplarında ölümünden önce gerçekleştiği belirtilen yüksek miktarlı döviz transferlerine de yer verildi.
Aile, söz konusu para hareketlerinin kaynağının ve ilgili kişilerle bağlantısının araştırılmasını istedi.
Olay yeri incelemesine ilişkin de iddiaların yer aldığı dilekçede, yeterli parmak izi incelemesi yapılmadığı ve çevredeki güvenlik kameralarının kapsamlı şekilde araştırılmadığı öne sürüldü.
Ayrıca adli tıp incelemeleri tamamlanmadan dosya hakkında karar verildiği ve evin mühürlenmesine ilişkin bazı hususların da açıklığa kavuşturulması gerektiği savunuldu.
Aile, HTS, SMS ve CGNAT kayıtlarının incelenmesini, olay gecesinde şüpheli görülen kişilerin baz sinyallerinin değerlendirilmesini ve dijital hesaplara erişim iddialarının araştırılmasını talep etti.
ABLASI BAKANLIKLARA ÇAĞRIDA BULUNDU
Yıldız’ın ablası Hamide Durakcı da kardeşinin ölümünün tüm yönleriyle araştırılması çağrısında bulundu.
Kardeşinin hayat dolu olduğunu ve görevini severek yaptığını belirten Durakcı, ölümünün intihar olduğuna inanmadıklarını ifade etti.
Durakcı, “Kardeşim Ahmet Ziya Yıldız, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nda Uzman Çavuş ve albay korumasıydı. 17 Ocak 2026 tarihinde evinde ölü olarak bulunuyor. Olay, medyaya ve haber kanallarına aileye haber verilmeden geçiriliyor. İntihar olarak geçiliyor. Sonrasında oradan Adli Tıp Kurumu’na götürülüyor. Ertesi gün morgdan, tören yapılmadan, morgun önünden belediye aracıyla memleketimize gönderiliyor. Bunu intihar diye lanse ettikleri için ben kardeşimin böyle bir şey yaptığına inanmıyorum. Çünkü hayat dolu ve enerji dolu bir çocuktu. Yaşamayı çok severdi. Görevini özellikle severek ve kendi isteğiyle yapmıştır.” dedi.
Kardeşinin ölümüne ilişkin kendilerine herhangi bir intihar nedeni sunulmadığını savunan Durakcı, “Adli Tıp raporu da çıkmadan bunlar öne sürüldü.” ifadesini kullandı.
Durakcı, Adalet Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığına çağrıda bulunarak olayın yeniden ele alınmasını istedi.
“Ben kardeşimin başına ne geldiğinin, kimlerin ve kimin tarafından bunun yapıldığının ya da kardeşimin başına ne geldiğinin araştırılmasını acilen istiyorum. Özellikle Adalet Bakanlığımızdan ve Millî Savunma Bakanlığımızdan bunun ele alınmasını istiyorum.” diyen Durakcı, aile olarak daha önce de itirazda bulunduklarını belirtti.
Ailenin 20 Ağustos’ta yeni bir itiraz ve ek belgeler sunduğunu aktaran Durakcı, başvurunun sonucunu beklediklerini söyledi.
Durakcı, “Bir asker ablası olarak size yalvarıyorum. Olayı sizin ele almanızı istiyorum. Araştırmanızı istiyorum. Çünkü ailem konuşamadı. Ailem aşırı yaralı olduğu için bunu benim size anlatmam gerekti.” dedi.









