Muğla Sağlık Emek ve Meslek Örgütleri, geçirdiği trafik kazasının ardından tedavi süresi 180 günü aştığı gerekçesiyle aile hekimliği sözleşmesi feshedilen aile hekimi Deniz Nalbantoğlu için Muğla İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.
Bodrum ilçesindeki Mumcular Aile Sağlığı Merkezi’nde aile hekimi olarak görev yapan Nalbantoğlu, 6 Kasım 2025’te görev yerine giderken trafik kazası geçirdi. Edinilen bilgiye göre, karşı yönden gelen bir aracın refüjü aşarak Nalbantoğlu’nun kullandığı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada Nalbantoğlu ağır yaralandı.
Kazada iki kolu ve iki bacağının yanı sıra kaburgaları, göğüs kemiği ve kuyruk sokumunda çok sayıda kırık oluşan Nalbantoğlu, 5 gün boyunca bilinci kapalı kaldı. 11 gün yoğun bakımda tedavi gören Nalbantoğlu, yaklaşık bir ay hastanede kaldı.
Hastanedeki tedavisinin ardından fizik tedavi sürecine başlayan Nalbantoğlu, yeniden yürümeye başladı. 27 Temmuz 2026’da görevine dönen Nalbantoğlu’nun, göreve başlamasından yaklaşık 3 hafta sonra aile hekimliği sözleşmesinin feshedildiği bildirildi.
180 GÜNÜ AŞTIĞI GEREKÇESİYLE SÖZLEŞMESİ FESHEDİLDİ
Nalbantoğlu’nun sözleşmesinin, sözleşme dönemi içerisinde 180 günden fazla rapor kullandığı gerekçesiyle feshedildiği belirtildi. Sözleşme feshine karşı hukuki süreç başlatılırken, Muğla Sağlık Emek ve Meslek Örgütleri de Nalbantoğlu’na destek amacıyla Muğla İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya geldi.
Grup adına açıklama yapan Muğla Tabip Odası Başkanı Çetin Erdolu, Nalbantoğlu’nun ağır bir trafik kazasının ardından uzun bir tedavi ve rehabilitasyon süreci geçirdiğini belirterek, göreve dönmesinden yaklaşık üç hafta sonra sözleşmesinin feshedildiğini söyledi.
Erdolu, aile hekimliği sözleşmesindeki söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya, ilgili kanunlara ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine aykırı olduğunu değerlendirdiklerini belirterek, “Bu insanlık dışı düzenleme gerekçe gösterilerek yapılan fesih işlemleri kabul edilemez niteliktedir” dedi.
“HASTA OLAMAZSINIZ DAYATMASININ SOMUT ÖRNEĞİ”
Sağlık emekçilerinin hastalık durumunda da ekonomik kayıplarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Erdolu, aile hekimleri, ebe ve hemşirelerin hastalıkları nedeniyle mağdur edildiğini savundu.
Erdolu, “Bu uygulama; aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekimlere, ebelere ve hemşirelere adeta, ‘Hasta olamazsınız, kanser olamazsınız, beyin kanaması geçiremezsiniz, trafik kazasında yaralanamazsınız, her koşulda çalışmak zorundasınız’ dayatmasının somut bir örneğidir” ifadelerini kullandı.
“180 GÜNDE TEDAVİ BİTMELİ KURALI MANTIKSIZ”
Aile Hekimleri Dernekler Federasyonu Başkanı Dr. Taner Balbay da sağlık çalışanlarının pandemi döneminde ve zor koşullarda görev yaptığını hatırlatarak, hastalık veya kaza nedeniyle tedavi süresinin 180 günü aşması halinde sözleşmenin feshedilmesinin doğru olmadığını savundu.
Balbay, “Pandemide en önde koşturdunuz. Şiddet uygulayan hastaların önüne çıkın. Gece gündüz çalışın diyorsunuz. Fakat biz hastalandığımızda, kaza geçirdiğimizde ve rahatsızlandığımızda 180 günde tedavi bitmesi lazım. Bu kadar mantıksız, bu kadar saçma sapan bir kural olmaz” dedi.
Nalbantoğlu’nun hukuki süreç başlattığını belirten Balbay, sürecin sonucu beklenmeden göreve iade edilmesi çağrısında bulundu.
“KARAR İNSANİ, HUKUKİ VE VİCDANİ DEĞİL”
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Naki Bulut ise Nalbantoğlu’nun yönetmelikte belirtilen süreden 12 gün geç iyileştiği gerekçesiyle sözleşmesinin feshedildiğini söyledi.
Bulut, “Bu kararınız yönetmelikteki düzenlemeye dayanıyor olabilir. Ancak bu karar hiçbir şekilde insani, hukuki ve vicdani değildir” ifadelerini kullandı.
Nalbantoğlu’nun mesleğine ve çalışma arkadaşlarına dönme mücadelesinde yalnız bırakılmayacağını belirten Bulut, “Biz meslektaşları ve çalışma arkadaşları olarak Deniz’in yanındayız. Onunla dayanışma içerisindeyiz” dedi.
NALBANTOĞLU: “180 GÜNÜ MÜ ÇOK GÖRDÜNÜZ?”
Basın açıklamasında konuşan Dr. Deniz Nalbantoğlu ise birinci basamak sağlık hizmetlerinde hekim-hasta ilişkisinin uzun yıllar içerisinde oluştuğunu belirterek, görevine döndükten kısa süre sonra sözleşmesinin feshedilmesine tepki gösterdi.
Pandemi döneminde görev yaptığı günleri ve yaptığı çalışmaları hatırlatan Nalbantoğlu, kendisine iki kez teşekkür belgesi verildiğini belirtti.
Nalbantoğlu, “Pandemi dediniz, iki kez teşekkür belgesi verdiniz bana. O zaman fazladan çalıştığım günleri, geceleri saymadınız. Görevim olmadığı halde sahaya çıkıp yaptığım aşıları görmezden geldiniz. Bunlar insanlığın sağlığı için düşünmeden yaptığımız şeyler. Hastalandığımızda peki?” diye konuştu.
Geçirdiği kazanın kendi kusurundan kaynaklanmadığını belirten Nalbantoğlu, “Hiç kusurumun olmadığı bir kaza başıma geldi. 180 günü mü çok gördünüz? Bu 180 gün nedir mesela? Bunu hiç sorguladık mı? Niye 180? Bunu oraya öylesine yazdınız. İşe hiç dönemeyebilir, kötü hastalanabilirdim. Felç kalabilirdim. Bizim sağlık emekçileri olarak hiç mi kıymetimiz yok?” ifadelerini kullandı.









