Muğla’da kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yürüyüş düzenledi.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Menteşe Kadın Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Akyol Parkı’ndan başlayarak Sınırsızlık Meydanı’na doğru yürüyüş düzenledi. Yürüyüş sırasında, “Kadın, yaşam, özgürlük”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganları atan kadınlar ellerinde, “6284’ü uygula”, “Kadın cinayetleri politiktir” yazılı dövizler taşıdı.
Yürüyüşün ardından Sınırsızlık Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı. Kadınlara, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal da destek verdi. Grup adına basın açıklamasını okuyan Nazmiye Kulaç, “AKP ‘Aileyi güçlendirmek’ söylemini sermayeyi palazlandırmak, eşit işe eşit ücret vermemek için öne sürüyor. Ekonomik krizin faturasını kadınlara yıkmak için kullanıyor” dedi.
Kulaç, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bugün erkek egemenliğine, erkek şiddetine, emeğimizin sömürüsüne, savaşa, bütün yaşam alanlarımızı daraltan neoliberal ve otoriter politikalara karşı bir kez daha sokaklardayız, meydanlardayız. Bizi itaat etmeye zorlayanlara inat, 8 Mart’ta kadın dayanışmasını ve feminist mücadelemizi yükseltiyoruz. Her gün 4 kadının öldürüldüğü, LGBTİ+’lara karşı şiddetin ve nefret suçlarının hesabının sorulmadığı, şiddet faillerinin ve kadın katillerin haksız tahrik indirimi aldığı, haklarımızın sorgulanmaya çalışıldığı bu dönemde AKP, 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan etti.
“2025’e KADIN HAKLARINA YÖNELİK BÜYÜK SALDIRILARLA ADIM ADIM GELDİK”
Kadının adı bakanlığın başlığından çıkarıldı, kürtaj hakkı fiilen gasp edildi, nafaka hakkı budandıkça budandı, 6284 Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi kanunu sorgulanır oldu, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldı… Yani, Aile Yılı ilan edilen 2025’e kadın haklarına yönelik büyük saldırılarla, adım adım geldik. Kadınların sığınaklara, istihdama, eğitime, kreşlere ve bakım desteği politikalarına ihtiyacı varken ‘Nüfus Politikaları Kurulu’ ve ‘Aile Enstitüsü’ kuruldu. İktidar ‘aileyi güçlendirme’ adı altında kadınların yurttaşlık statüsünü ve insan haklarını ortadan kaldırmak, bizleri yalnızca ailenin bir parçası olarak görmek istiyor. Oysa bizler biliyoruz ki, AKP aileyi güçlendirme söylemini, erkek şiddetini aklamanın, kadın cinayetlerini cezasız bırakmanın bahanesi olarak kullanıyor.”















