Muğla’da geçtiğimiz yıl 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından adliyeye düzenlenen yürüyüş nedeniyle haklarında soruşturma açılan aralarında Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve bazı ilçe belediye başkanlarının da bulunduğu 26 kişi hakkında savcılık, “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca, CHP Muğla İl Başkanlığı binası önünde yapılan basın açıklamasının ardından Muğla Adliyesi’ne yürüyen grupta yer alan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner, Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, dönemin CHP Muğla İl Başkanı Zekican Balcı, önceki dönem milletvekilleri Burak Erbay ile Süleyman Girgin’in de aralarında bulunduğu 26 kişi hakkında, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı.
Soruşturma dosyasında, dönemin İl Başkanı Balcı’nın yaklaşık 700 kişiye yaptığı konuşmanın ardından grubun adliyeye yürüdüğü, güvenlik güçlerinin çeşitli noktalarda önlem aldığı, adliye önünde yaşanan kısa süreli müdahalenin ardından grubun daha sonra CHP İl Başkanlığı önüne dönerek dağıldığı belirtildi.
Savcılık kararında, kolluk tutanakları ve görüntü incelemelerinde şüphelilerin emniyet görevlilerine yönelik herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı, kolluk müdahalesine rağmen dağılmamakta ısrar ettiklerine ilişkin delil elde edilemediği ifade edildi. Şüphelilerin ifadelerinde de barışçıl yürüyüş yaptıklarını, yapılan uyarıları duymadıklarını ve güvenlik güçlerine zorluk çıkarmadıklarını beyan ettikleri aktarıldı.
Kararda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa ve Yargıtay içtihatlarına atıf yapılarak, barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Somut olayda yürüyüş güzergâhındaki uyarıların katılımcılar tarafından duyulduğuna ilişkin tespit bulunmadığı, adliye önündeki uyarılardan sonra ise şüphelilerin eylemlerini sürdürdüğüne veya güvenlik güçlerine direndiğine ilişkin delil elde edilemediği kaydedildi.
Bu gerekçelerle savcılık, 26 şüpheli hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.









