"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

Muğla Çimento’dan bilirkişi açıklaması: “Yargı baskı altına alınmaya çalışılıyor”

Muğla’da kurulması planlanan Entegre Çimento Fabrikası projesine ilişkin tartışmalar sürerken, Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den açıklama geldi. Şirket, son bilirkişi raporuna yönelik eleştirilerin “eksik ve yanıltıcı bilgiler” içerdiğini savunarak, yargı sürecinin herhangi bir baskı ve yönlendirmeye maruz kalmadan yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Yatağan ilçesine bağlı Deştin Mahallesi ile Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi’nin ortak sınırında kurulması planlanan ve yaklaşık 30 yıldır bölge halkının karşı çıktığı çimento fabrikası projesi, daha önce iki kez yargıdan dönmüştü. Projeye ilişkin son ÇED sürecinde verilen olumlu kararın iptali istemiyle açılan davada gerçekleştirilen bilirkişi keşfi sonrası hazırlanan rapor ise çevrecilerin tepkisine neden olmuştu.

Muğla Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz günlerde bilirkişi raporuyla ilgili suç duyurusunda bulunurken, Deştin Çevre Platformu da rapora tepki göstererek “Adalet Nöbeti” başlatacağını duyurmuştu.

Tartışmaların ardından açıklama yapan Muğla Çimento, şirket aleyhine hazırlanan önceki bilirkişi raporları ve verilen yargı kararlarına karşı yalnızca hukuki başvuru yollarını kullandıklarını belirtti.

Şirket açıklamasında, önceki ÇED raporlarında tespit edilen eksikliklerin giderildiği ve alanında uzman bilim insanlarının gerçekleştirdiği saha ve teknik çalışmalar sonucunda hazırlanan mevcut ÇED raporunun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından değerlendirilerek onaylandığı ifade edildi.

“BİLİRKİŞİ HEYETİ MAHKEMENİN VERDİĞİ GÖREVİ YERİNE GETİRDİ”

Muğla Çimento, devam eden davada görevlendirilen bilirkişi heyetinin Mahkeme tarafından verilen görev kapsamında ÇED raporunu bilimsel ve teknik açıdan inceleyerek değerlendirmelerini sunduğunu belirtti.

Şirket, raporun ardından bazı çevreler tarafından bilirkişi heyetinin bilimsel yeterliliği ve tarafsızlığının tartışmaya açıldığını savundu.

Açıklamada, heyette yer alan bazı bilim insanlarının önceki yargı süreçlerinde de görev aldığına dikkat çekilerek, “O dönemde bilimsel yeterlilikleri ve tarafsızlıkları konusunda herhangi bir tartışma yapılmazken, mevcut ÇED Raporu’ndaki eksikliklerin giderildiği yönünde görüş bildirmeleri üzerine aynı bilim insanlarının hedef haline getirilmesini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Şirket ayrıca bilirkişi raporunda, bilirkişi heyetinde bulunmayan ancak ÇED raporunun hazırlanma sürecinde çalışmaları bulunan bir bilim insanına ait dokümana yer verilmesine yönelik eleştirilere de yanıt verdi.

Muğla Çimento, söz konusu davanın ÇED raporunun yeterli olmadığı iddiasıyla açılan bir iptal davası olduğunu belirterek, bilirkişi heyetinin görev tanımının da ÇED raporunu ve projede öngörülen çevresel tedbirleri incelemek olduğunu kaydetti.

Şirket açıklamasında, bilirkişi heyetinin ÇED raporunda yer alan bilimsel çalışmalar, veriler ve değerlendirmelere atıfta bulunmasının incelemenin doğal bir sonucu olduğu savunuldu.

Muğla Çimento, son günlerde yapılan bazı açıklamaların “bilgi kirliliği” oluşturduğunu ve bağımsız yargı organları üzerinde baskı yaratılmaya çalışıldığını ileri sürdü Şirket, devam eden yargı sürecinin hukukun ve bilimin gerekleri doğrultusunda, herhangi bir baskı veya yönlendirme olmadan sonuçlanmasını beklediklerini bildirdi. Açıklamada, “Yargı makamlarının bağımsızlığına, bilim insanlarının mesleki itibarına ve kamuoyunun doğru bilgi edinme hakkına saygı gösterilmesini son derece önemsiyoruz” denildi.

“YATIRIMIN MUĞLA’YA EKONOMİK VE ÇEVRESEL KATKISI OLACAK”

Muğla Çimento, açıklamasının son bölümünde projenin hayata geçirilmesi halinde Muğla’ya sağlayacağını öne sürdüğü ekonomik ve çevresel katkılara da yer verdi. Şirket, proje kapsamında Muğla’daki mermer üretiminden ortaya çıkan mermer artıklarının ve Yatağan Termik Santrali’nde oluşan atık küllerin hammadde olarak değerlendirilmesinin planlandığını belirtti.

Bu yolla bölgede biriken atıkların üretim sürecine kazandırılmasının, çevresel yükün azaltılmasının ve doğal hammadde kullanımının sınırlandırılmasının hedeflendiği ifade edildi.

Yatırımın doğrudan ve dolaylı istihdam ile bölgeden yapılacak mal ve hizmet alımları yoluyla Muğla ekonomisine katkı sağlayacağı belirtilen açıklamada, “Binlerce kişinin doğrudan veya dolaylı olarak bu yatırımdan faydalanacağı” savunuldu.

Muğla Çimento, bundan sonraki süreçte faaliyetlerini mevzuat, çevre standartları, bilimsel gereklilikler ve yargı kararları doğrultusunda sürdüreceğini bildirdi.

Şirket ayrıca bağımsız yargının değerlendirme süreci üzerinde baskı oluşturabilecek veya kamuoyunu yanıltabilecek yayın ve açıklamalara karşı tüm yasal haklarını hukuk çerçevesinde kullanacağını açıkladı.

Paylaş