Muğla’nın Menteşe ilçesindeki Yenice İlkokulu/Ortaokulu’nda görev yapan özel eğitim öğretmeni ve sendika işyeri temsilcisi B.K’nin okul idaresi tarafından ‘baskı ve mobbinge’ maruz bırakıldığı ileri sürüldü.
Türk Eğitim Sen Muğla Şube Başkanlığı, Yenice İlkokulu/Ortaokulu’nda görev yapan özel eğitim öğretmeninin, mevzuata aykırı olduğunu öne sürdüğü idari uygulamalara karşı çıktığı gerekçesiyle baskı, mobbing ve tehdide maruz kaldığı iddia edildi.
Sendikadan yapılan yazılı basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin 26’ncı maddesi kapsamında özel eğitim sınıflarının açılması için mülki idare amirinin onayının alınması gerektiği belirtilerek, okulda söz konusu onay süreci tamamlanmadan eğitim öğretim faaliyeti yürütüldüğü öne sürüldü.
Öğretmenin, gerekli idari onayın bulunmadığını belirterek okul yönetimini mevzuata uygun hareket etmeye davet ettiği ve konuyla ilgili dilekçeler sunduğu aktarılan açıklamada, öğretmene resmî evrak kayıt numarası verilmediği ve dilekçe hakkının kısıtlanmaya çalışıldığı iddia edildi
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Üyemiz ve işyeri temsilcimiz özel eğitim öğretmeni, 12 yıllık mesleki tecrübesiyle idareyi mevzuata uygun hareket etmeye davet etmiş; yetkili makam onayı bulunmayan sınıfla ilgili yasal dilekçelerini sunmuştur. Ancak, resmî evrak kayıt numarası tebliğ edilmeyerek anayasal bir hak olan Dilekçe Hakkı dahi kısıtlanmaya çalışılmıştır. Kanunsuz emre uymayarak mevzuatı uygulayan kadrolu öğretmenimiz, okul bahçesinde, herkesin ve okul güvenliği için orada bulunan Jandarma ekiplerinin gözü önünde Okul idaresi tarafından hakaret ve tehdide uğramıştır. Ki bu durum Jandarma Tutanağı ile kayıt altına alınmış olup adli ve idari mercilere intikal ettirilmiştir.
Okul idaresi bununla da kalmayarak, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi gözlem derslerinde Valilik oluruna aykırı yönlendirmeler yapmış, Üniversite öğrencilerinin staj/gözlem derslerinden, BEP (Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı) toplantılarına kadar olan resmi süreçlerde yetkili alan uzmanı olan öğretmenimizi devre dışı bırakmış, sene sonu ve seminer dönemlerinde yapılmayan toplantıların kararlarını şerhli imza atarak mevzuata uydurmayı reddeden üyemizi ve ailesini hedef göstermiştir. 14 Eylül tarihinden bu yana kadrolu özel eğitim öğretmenimizi resmî bir idari görev tebliğ etmeksizin öğretmenler odasında atıl durumda bekleterek kamu kaynağının ve yetişmiş insan gücünün verimsiz kullanılmasına yol açmıştır.
“OKUL İDARESİ HAKKINDA JANDARMA TUTANAĞI VE ŞİKAYETLER VAR”
Menteşe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü EBYS sisteminde kayıtlı onlarca resmi evrak, dilekçe ve şerhli tutanak; üyemizin şahsi bir tutum içinde olmadığını, tamamen devletin kanunlarını ve özel çocukların hakkını savunduğunu açıkça kanıtlamaktadır. İnceleme ve soruşturma süreçleri uzatıldıkça, delillerin karartılması ve okulda görev yapan diğer personelin baskı altına alınması riskine yol açmaktadır. Devletin kadrolu uzman özel eğitim öğretmeni öğretmenler odasında oturtulurken, onaysız sınıflara geçici çözümlerle ders görevi ifa edilmeye çalışılmaktadır. Hakkında jandarma tutanağı ve şikayet dilekçeleri bulunan ilgili okul idaresi hakkında soruşturmanın selameti ve delillerin korunması adına gerekirse 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun gereğince gerekli tedbirler alınmalıdır. Bu konuda İlçe ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerimiz ve İl Milli Eğitim Teftiş Kurulu Başkanlığımızın ivedilikle soruşturmanın sonuçlandırmasının yaşanabilecek olası kötü olayları önleyeceği kanaatindeyiz.”








