"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

KADINLAR GÜNÜNDE KADIN BAŞKANLAR SUSTURULURSA…

Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Ula Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ula Muammer Ağa Kadın Konağı’nın açılışı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde açıldı.

Hatta bu mekan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal tarafından, ‘Kurtuluş Savaşı yıllarında mücadele merkezi olan Ula ilçesindeki tarihi Muammer Ağa Konağı, mekanın o direnişçi ve dayanışmacı ruhunu koruyarak, bugün sesi susturulmak istenen kadınların ‘Mor Avlu’su oldu.’ şeklinde paylaşıldı.

Sosyal medyada süslü paylaşımlar dalında tek geçerim Menteşe belediye başkanını.

Köksal seviyor bu tür sosyal medya paylaşımlarını.

Hatta bu görevde olmadığı geçmiş yaşantısında neredeyse hiç kullanmadığı sosyal medyaya hızlı bile giriş yaptı desek olacak.

Ancak İstiklal Marşı’nı en güzel okuma yarışmasında Türkiye 1’ncisi olarak göğsümüzü kabartan Menteşe sınırları içindeki Düğerek Şehit İbrahim Karaoğlanoğlu Ortaokulu’nda öğrenim gören Azra Özdemir’i tebrik edip, bir kız çocuğunu memnun etmediği gibi tek bir paylaşım da yapmadı.

Demek ki sosyal medya paylaşımlarındaki denge ve duyarlılık unsurları da, bir belediye başkanı için vizyon içermeli.

Köksal için bu paylaşım gerekli olmayabilir vardır illa ki bir bildiği ama kendisi Menteşe’nin ilk kadın belediye başkanı olmasının cakasıyla Kadınlar Günü’nü iyi değerlendirip, Ula’daki Mor Avlu’yu süslü sözcükler içeren söylemlerle paylaşımda bulunmayı bildi.

Gelelim o açılış törenine.

Ben gitmedim ama gidenlerle değerlendirme fırsatım oldu.

Gidemediğim yerleri sorar sorgular, çıkarımlarda bulunurum genelde.

Kadınlar için anlamlı bir gün olan 8 Mart tarihindeki bu açılış, adı üstünde odağında kadın olan bir tema taşıyordu.

Konuyla bağdaştırdığım için tespitte bulunmam gerekirse, CHP’nin kronikleşmiş bir takıntılı durumu var. Bu takıntıyı Menteşe’de açılışı yapılan ‘Bi Balık’ adlı işletmenin açılışında da görüp, tespit etmiştim.

Tüm halkın hizmetine sunuluyor olduğunun yansıtıldığı bir açılış törenin siyaset yapmak için fırsata dönüştürme takıntısıydı bu.

Halk odaklı olduğu ve partili partisiz kısacası Muğla halkının hizmetine sunulan küçük bir balık-ekmek işletmesinin açılışında bile milletvekilini konuşturup, ayaküstü de olsa siyaset yapma fırsatı tanınmış bir açılışa dönüşmüştü o işletmenin açılışı.

Buna şov da diyebiliriz.

Nitekim Ula’da da aynı terane.

Gün Kadınların farkındalık günü olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.

Törenin konuşmacıları, ev sahibi Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner, organizasyonun başını çeken Büyükşehir Kadın Aile Dairesi ve doğal olarak Daire Başkanı Dr. Özge Demirel, CHP İl Başkanı Nail Kızıl, Bodrum İlçe Kadın Kolları Başkanı Umut Anıl Özdoğan, Milletvekilleri Süreyya Öneş Derici ve Cumhur Uzun, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal.

Edindiğim ve teyit ettiğim bilgilere göre, Hatta Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Remzi Kazmaz da konuşma listesine alınıyor ancak ‘Gün kadınların günü, onlar konuşsun’ diyerek, konuşmacı olmayı reddedip, günün en şık hareketine imza atmış oluyor.

Kendisini kutluyorum.

Olması gerekeni yapmış, şova dahil olmamış.

Benim tuhafıma giden şu.

Gerçi bizim belediyelerin uygulamaları noktasında çok ta tuhafımıza gidecek bir durumun artık olmaması gerektiği gerçeğini kanıksamış olsak ta yine de neyi tuhaf karşıladığımı paylaşmak isterim.

Bu açılış töreninde Ula’da Menteşe belediye başkanı konuşur, Bodrum ilçe kadın kolları başkanı konuşur, büyükşehir belediye başkanı konuşur, milletvekilleri konuşur ki vekillerden birisi kadın olduğu için konuşması doğal…

Organizasyonun sahibi durumundaki Kadın Aile Daire başkanı da konuşur ki bu da tamam..

Peki ya; koca partinin Kadın Kolları İl Başkanı Sema Gençoğlu ile Menteşe İlçe Başkanı Arzu Doğruel neden konuşmaz.

Ya da konuşturulmaz.

Menteşe belediye başkanının, Bodrum ilçe kadın kolları başkanının konuştuğu yer de Menteşe ilçe kadın kolları başkanı da konuşabilir.

Tabi böyle bir talebi kendinde hak olarak görüyorsa.

Bu durum kendisini rahatsız etmemişse diyecek sözüm yok.

Hepsini bir yana bırakın böyle bir günde ve ortamda Kadın Kolları il başkanı hayli hayli konuşur, konuşma hakkı verilmelidir, konuşmalıdır.

Her kürsü ortamında görmeye alıştığımız isimlerin yerine, bir kere de böyle bir farkındalığa imza atmak şık olurdu diye düşünüyorum.

CHP’nin Muğla kanadı, bu popülizm gibi görünen ama artık adeta sıradanlaşan uygulamalara bir son vermelidir.

Farkındalık içeren bir gün de farkındalık böyle oluşturulur.

Bu yaklaşımın ardında ne gibi bir perhiz var bilinmez. Sonuçta partilerdeki bilek güreşleri günümüzde gözümüze çarpan ilk ayrıntılar haline geldi.

Birileri birilerini bir şekilde istemiyor. İsteyen istediğini kolluyor falan filan..

Bu kişisel işlerle uğraşmaktan ne hizmet gelişip ürüyor şehirde, ne de siyasi bakış açısı.

Ne olursa olsun, hal böyle de olsa bunun önüne geçip, öyle anlamlı bir günde İl Kadın Kolları başkanına söz verilmeliydi.

Kadın kolları başkanları dışında herkes konuşmuş. O zaman kadın kolları başkanları partide sadece okeyde ıstaka tutan pozisyonunda mı?

Yoksa seçim dönemlerinde kapı kapı çalıştırılan bir organın mensupları mı?

Köksal’ın , ‘Kurtuluş Savaşı yıllarında mücadele merkezi olan Ula ilçesindeki tarihi Muammer Ağa Konağı, mekanın o direnişçi ve dayanışmacı ruhunu koruyarak, bugün sesi susturulmak istenen kadınların ‘Mor Avlu’su oldu.’ paylaşımındaki, susturulmak istenen kadınları, önce kendiniz susturmuş olmuyor musunuz?

Hem de il ve ilçe kadın kolları başkanlarını susturan bizzat kendiniz oluyorsunuz.

Gonca Köksal kendisi konuşurken, böyle bir konuşmanın önünü açan talepte bulunamaz mıydı?

Ya da eşi, eşitine yol açan Büyükşehir Belediye Başkanı Aras’ın da mı aklına gelmedi?

Kaldı ki aklına gelip, gerekli tavrı koymuş olan Remzi Kazaz’ın davranışına rağmen, kadın kolları başkanlarına söz hakkı tanımamak şık olmamış.

En önemlisi de İl Kadın Kolları Başkanı olan Sayın Gençoğlu’na ayıp edilmiş. Adı üstünde il kadın kolları başkanı.

Menteşe belediye başkanı ve Bodrum ilçe kadın kolları başkanlarının konuştuğu yer de il kadın kolları başkanının konuşturulmaması hiç uygun olmamış.

Bizim dikkatimizi çeken kaçının dikkatini çekmiştir tabi o da bilinmez.

Ama bizim dikkatimizden kaçmadı.

Eğer kasıt varsa bu tip tutumların, zafer kazanmışcasına el ovuşturacak bir kalibresi yoktur, olamaz da.

Bilakis küçük ve yerinde eşinme içerikli tutumlardır.

Kasıt yoksa da, siyaset yapıcıların siyaseten yeterliliklerini bir kez daha gözden geçirmelerinde yarar var.

Gerçi günümüz siyasi anlayışı yeterliliğe dayalı olmuş olsaydı, bugün bunları da konuşuyor olmazdık ya neyse…

Bu vesileyle biz söylemiş olalım.

İnce ayrıntılar, farkındalık içeren uygulamalar ya da incelik kokan girişimler takdir görür ama bu türdeki kısır siyaset yaklaşımları samimiyetten çok uzakta görüntüler olarak yansıyor.

Olmamış hem de hiç olmamış.

Kadınlar Günü’nde adeta kadınların oluşturduğu organın başkanları susturulmuş.

Bu CHP’lilerin kendilerine ettiğini kimse etmiyor diyelim ve yazımızı sonlandıralım.