İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kamil Erozan ve Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Muğla’da yaptıkları ziyaretlerde vatandaşların en büyük şikâyetinin ekonomi olduğunu vurguladı. Öztürk, “Turizm gelirleri Muğla esnafının cebine girmiyor, Bodrum ve Marmaris’te betonlaşma hızla ilerliyor. Doğal zenginlikler yönetilemediği için nefes alamayan bir Muğla tablosuyla karşı karşıyayız” dedi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kamil Erozan, Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Genel Başkan Başdanışmanı Sedat Kılınç ve beraberindeki heyet, Muğla’nın Menteşe ilçesinde gbir dizi ziyaret gerçekleştirdi.
Daha sonra parti binasında basın toplantısını düzenlendi. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kamil Erozan, toplantıda yaptığı açıklamada, vatandaşlardan gelen en büyük şikayetin ekonomi olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Biliyorsunuz meclis tatilde, bir komisyon hariç. Komisyonun adını da yapmak istemiyorum ben ama hangisi olduğunu tahmin edebilirsiniz. Hattı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır anlayışıyla Türkiye’nin 77 vilayetini bu hafta bir çıkarma hareketiyle tarıyoruz. Taramamızın iki ana unsuru var. Bir tanesi bize vatandaştan gelen en büyük şikayet ekonomik durum. Satın alım gücünün azalması, enflasyon, ücret artışlarının bunu takip edememesi ve büyük bir yokluk, fakirlik ve hatta fukaralık diyebileceğim bir tablo var. Bunun derinliğini ve bunun aşılması için ne gibi çözümler yürütülmesi gerektiği konusunda genel başkanımıza ve partimizin üst kurularına bir bilgilendirme yapma arayışı var. İkincisi o komisyonun ucube sistemden öğrenilmiş başka bir ucube komisyon olmasından kaynaklanan sebeplerle biz Türkiye’nin gerçekleriyle, ihtiyaçlarıyla bağdaşmadığı konusundayız. O komisyonun gündemine gelen konuların aslında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde mevcut bulunan uzmanlık komisyonlarında ele alınması gerekirken, onlara bırakılıp anayasa komisyonu var, adalet komisyonu var, iç işleri komisyonu var, güvenlik komisyonu var, milli savunma komisyonu var. Orada ne konuşuluyorsa bunların hepsini alınabileceği organlar varken bu komisyon yasallığı dahi tartışılacak bir komisyon olur. O komisyonda bulunarak biz oradan çıkabilecek kararlara meşruiyet kazanmak istemedik” dedi.
“TURİZMDEN ELDE EDİLEN GELİR, MUĞLA ESNAFININ CEBİNE GİRMİYOR”
İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk is Muğla’da turizmden elde edilen gelirin Muğla esnafının cebine girmediğini söyledi. Milletvekili Öztürk, “Muğla dediğimizde benim aklıma açıkçası şehir olmadan büyükşehir olan bir Muğla geliyor. Çünkü 2014 Büyükşehir Yasası tabii ki bu anlamda Muğla’da bazı altyapıları tam olarak oturmayan bir şehir. Dolayısıyla zenginlikler içinde yoksullaştırılan bir şehir görüntüsü içinde. Akdeniz’le Ege’nin kucaklaştığı bir yerde. Türkiye’nin en çok bilinen turizm merkezlerinden biri aslında Muğla. Yaklaşık 1 milyonu geçkin bir nüfusuyla Bodrum, Marmaris, Fethiye gibi dünya çapında tanınan ilçeleriyle, zeytiniyle, çam balıyla, tarımsal üretimi ve doğal güzellikleriyle aslında bir altın değerinde bir yer. Gerçekten aslında Muğla bu altını işleyemeyen, değerlendiremeyen bir tabloyla karşımızda duruyor. Turizmden büyük bir gelir olması rağmen küçük bir pay olabiliyor. Çünkü Muğla’nın turizm potansiyeli aslında tartışılmaz. Her köşesi milyonlarca turisti aslında cezbediyor. Ancak sorun şu ki, turizmden elde edilen geliri, milletin vatandaşının, Muğla’nın esnafının bir cebine girmiyor. Küçük bir esnaf ayakta durmak zorlanıyor. Köylerde yaşayanlar turizm zincirine dahil olamıyor. Büyük sermaye ve dışarıdan gelen yatırımcılar kazanırken, Muğla’nın insanı kendi memleketinde turiste aslında sadece bakıyor, seyirci kalıyor” diye konuştu.
“BODRUM’DA VE MARMARİS’TE BETONLAŞMA HIZLA İLERLİYOR”
Muğla ziyaretinde şehirdeki en büyük sıkıntılardan birinin konut eksikliği olduğunu söyleyen Öztürk, “Kentleşme ve çevreyle ilgili de, bugün heyetimiz olarak dolaştığımızda, şehrimizdeki en büyük sıkıntılarının önünde konut eksikliği oldu. Zaten Türkiye genelinde olan fahiş kira zamlarını, konut eksikliğinin ve turizm potansiyelinin de bir noktada tetiklediğini de görmekteyiz. Bodrum’da ve Marmaris’te betonlaşma hızla ilerliyor. Ama özellikle memur kesimi, Bodrum gibi bir yerlerde artık görev almak, görev yapmak bile istemez hale geldi. Kıyıları ne yazık ki talan ediyor. Doğal alanlar rant uğruna yok ediliyor. Altyapı yatırımı yetersiz çünkü şehrin bir kış nüfusu var, bir de turizm döneminde yaz nüfusu kat ve kat artmış durumda. Deniz kirliliği ve yeşil alan kaybı her yıl artıyor. Yani turizm de beslenmesi gereken doğa. Turizmi ne yazık ki kurbanlık haline getiriyor. Bir yanda üniversitemiz söz konusu. Kendi hareketini kazandırsa da gençler için şehirde kalıcı bir cazibe haline üniversitemiz gelemiyor. Sosyal ve kültürel konumlar sınırlı. Büyük turizm gelirine rağmen şehrin bir öğrenci ya da genç nüfusu için yaşanılabilir bir cazibe merkezi haline gelen kültür, sanat ve spor alanında yetersizlikler gençleri ya büyük şehirlere, daha büyük şehirlere ya da yurt dışına yönlendiriliyor. Bu anlamda aslında çözüm önerileri söz konusu olması lazım” dedi.
“NEFES ALAMAYAN BİR MUĞLA FOTOĞRAFIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Öztürk, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Muğla turizmde dünya çatında bir marka, tarımda bereketli enerjide güçlü bir potansiyele sahip. Ama bu değerler yönetilemediği için vatandaşın hayatına yansımıyor. Doğal zenginlikleriyle tüketilen, turizmden payını tam alamayan, alamayan, tarımda nefes alamayan bir Muğla fotoğrafıyla karşı karşıya kalmak. Gerçek şu ki Muğla zenginliklerin başkenti olabilecekken kötü yönetim ve yanlış politikalar yüzünden imkanlarını tüketen bir şehir görüntüsü içinde sıkışıp kalıyor.”









