"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

CHP’NİN KAPISI

Bazı fotoğraflar vardır…

İçinde ne slogan atan kalabalıklar, ne büyük bir arbede ne de ilk bakışta haber değeri taşıyan bir ayrıntı barındırır.

Geçen gün CHP Muğla İl Başkanlığı binasında çektiğim bu fotoğraf da tam olarak böyle bir fotoğraf. Bu kare, bir siyasi partinin yaşadığı ‘iç savaşı’ tüm çıplaklığıyla gösteriyor bizlere.

O gün binanın iç kısmında kapının iki yanına yeni monte edilmiş demir aparatları görünce, ‘Acaba sıradan bir güvenlik önlemi mi?’ diye düşündüm.

Ancak bu, ‘sıradan bir güvenlik önlemi’ denilerek geçiştirilecek bir tablo değildi.

Sonra son birkaç ayı hatırladım.

CHP’nin içine sürüklendiği ‘mutlak butlan’ tartışmalarını… Kılıçdaroğlu yönetiminin yargı kararıyla genel merkeze dönüşünü… Özgür Özel döneminde seçilen il başkanlarının görevden alınışı…

O an fark ettim ki karşımdaki artık sıradan bir kapı değildi.

Burası Muğla.

Yarım asrı aşkın süredir, Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem yerelde hem genelde kalesi olarak adlandırılıyor.

Bu kalede, düne kadar o il binasının kapısı herkese sonuna kadar açıktı.

Bayramlarda, toplantılarda, basın açıklamalarında, herhangi bir günde; örgüt üyelerine, halka, hatta siyasi rakiplere bile kapanmamış o kapı.

Ancak il binasına basın açıklaması için gittiğimde gördüm ki kapı kapalı.

Toplantının başlamasını beklerken şunu gözlemledim; kapıyı her çalana önce delikten temkinli bir şekilde bakılıyor.

‘Bizden’ olduğuna kanaat getirilirse kapı açılıyor.

Neden mi?

Çünkü bazı illerde yaşananları hep birlikte izledik.

Genel merkezin atadığı yöneticiler il binalarına gitti.

Seçilmişler, ‘Biz sandıktan çıktık, buradayız’ diyerek direndi.

Kapılar açılmadı, kolluk kuvvetleri çağrıldı.

Bir siyasi partinin il binası, devletin kolluk kuvvetleri önünde meşruiyetin ve ‘Seçilmişler mi, atanmışlar mı?’ tartışmasının adeta savaş alanına dönüştü.

Muğla’da (henüz) o tarz görüntüler yaşanmadı. Ama Muğla, bu psikolojik harbin tam merkezinde.

Seçilmiş İl Başkanı Nail Kızıl görevden alındı, yerine henüz kimse atanmadı.

Yani ufukta beliren ama ne zaman geleceği belli olmayan bir ‘kayyum tehdidine’ karşı kapı ardında bir ‘teyakkuz’ hali var.

Kapının dört bir tarafına monte edilen o demir düzenekler yaşanan tedirginliğin ilk somut işareti.

Binada her gece bir partilinin ‘nöbetçi’ olarak kaldığı söyleniyor.

Yıllardır Türkiye’de sandığı, örgüt iradesini ve demokrasiyi savunduğunu dile getiren CHP; 50 yıldır iktidar olduğu kendi kalesinde, kendi genel merkezinin atayacağı yöneticilere karşı nöbet tutuyor.

Sözün özü…

Muğla İl Başkanlığı’nın, rakiplere karşı bile açık olan kapısı bugün ‘içerideki partililerine karşı’ gece nöbetleriyle, yapılan güçlendirmelerle savunulur hale geldi.

Bakalım CHP, kendi içindeki ‘kuşatmayı’, yaratılan bölünmüşlüğü ve yaşanan kavgalı süreci nasıl atlatacak?

Gazeteci olarak süreci takip etmeye, halkın haber alma hakkı için çalışmaya devam edeceğiz.

Paylaş