CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, ‘maden yasası’na Meclis kürsüsünden tepki gösterdi. Özcan, “Bu teklifi derhâl geri çekin, dozerin söktüğü zeytin ağacının yerine bir avuç kömür için halkın adalet duygusunu yakmayın. Unutmayın, AKP’siz olur, zeytinsiz olmaz” dedi.
CHP Muğla Milletvekili Avukat Gizem, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülmekte olan ve madencilik faaliyetlerine açılmasını da içeren torba kanun teklifini sert sözlerle eleştirdi. Genel Kurul’da söz alan Özcan, “Bugün Anadolu toprakları işgal altında olsaydı bu zeytinlere, bu kaim topraklara bu kadar hoyratça davranılırdı. Bu kadar kadir kıymet bilmez, bu kadar talancı bir yaklaşım olamaz” dedi.
Özcan, teklifin yalnızca milletin toprağına değil emeğine, yarınına ve sağlığına da zarar vereceğine dikkat çekti.
“BİRAZ VATAN SEVGİNİZ VARSA BU TEKLİFİ GERİ ÇEKERSİNİZ”
Muğla’nın yüzde 68’inin orman, yüzde 65’inde de maden arama ruhsatı olduğunu ifade eden Özcan, bunun kabul edilebilir olmadığını vurguladı. İktidar milletvekillerine seslenen Özcan şunları ifade etti:
“Kökü bin yıllık ağaçları dozerlerle söken bir anlayışın bu topraklarda ne işi var? Biraz vatan sevginiz varsa, emeğe biraz saygınız varsa, doğaya biraz saygınız varsa bu teklifi hemen geri çekersiniz. Söylenecek her şey Meclis kapısında söylendi. Köylülerimiz söyledi, defalarca yaptıkları açıklamalarda dile getirdi. Günlerdir Cemal Süreya Parkı’nda 24 saat nöbetteler. ‘Bu yasa geçerse köyümüz gidecek, ağaçlarımız gidecek, geçim kaynaklarımız gidecek.’ diyen köylülerimiz canla başla mücadele ediyorlar. Biliyorsunuz da bunu görmek istemiyorsunuz, gidip bir çaylarını içip ne için mücadele ettiklerini sormuyorsunuz; soramazsınız çünkü verecek cevabınız da yok.”
“TEKLİF ANAYASA’YA DA ZEYTİNCİLİK KANUNU’NA DA AYKIRIDIR”
Teklifin Anayasa’ya da Zeytincilik Kanunu’na da aykırı olduğunu vurgulayan Özcan, ‘Zeytinler taşınabilir’ iddiasının bizzat köylüler ve bilim insanları tarafından Komisyonda çürütüldüğünü hatırlattı. Özcan, “Zeytinliklerin taşınacağı yerlere dair de bir çalışma yapılmadığını öğrendik. Teklif sahiplerinin daha kömür rezervinin ekonomik maliyetine dair bir hesaplama yapmadıkları da ortaya çıktı. ‘Zeytinlik alanlar bize verilmezse elektrik üretimini durduracağız.’ tehdidini yapanların karşısında bir diz çökme olduğunu hepimiz biliyoruz. Soruyoruz: O zaman neden bu konuda ısrar ediliyor?” dedi.
“57 KÖY ETKİLENECEK, 25’İ TAMAMEN TAŞINMAK ZORUNDA KALACAK”
Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yayınlanan rapora dikkat çeken Özcan, 61 bin 500 hektar zeytinlik alan maden sahası içerisinde, yaklaşık 819 bin zeytin ağacının da katledileceğini söyleyerek, “Bu mülksüzleştirmedir. Bir avuç şirketin azami kârı uğruna yurttaşlarımız yüzyıllardır işledikleri topraktan, kök saldıkları köylerden kopmaktadırlar; bir de bu kamu gücü arkasına alınarak yapılmaktadır. Mülksüzleştirmede sadece haneler yer değiştirmemektedir, bununla birlikte oradaki kolektif bellek yok olmaktadır; toprakla birlikte geçim gidiyor, komşuluk ilişkileri kopuyor, kadınların zeytin hasadı etrafında kurduğu dayanışma çöküyor, göç eden aileler kent çeperlerine ne yazık ki mahkûm oluyor. Bir köylü ailesi zeytinliğinden her yıl yağ çıkarıp çocuğunu okutabilir ama şirket zeytinliğin altındaki kömürü çıkarıp atığını da köye bırakıp madenciyi de işsiz bırakıp gidince aileler göç ediyor, aileler dağılıyor” ifadelerini kullandı.
Özcan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir tarafta taş çatlasa on yıl yetecek kömür, diğer tarafta yüzyıl zeytin veren ağaçlar. Bitirirken vicdanlarınıza bir kez daha çağrı yapıyorum: Bu teklifi derhâl geri çekin, dozerin söktüğü zeytin ağacının yerine bir avuç kömür için halkın adalet duygusunu yakmayın ya da istiyorsanız deneyin ve o ateşin sizi de yakacağını görün. Unutmayın, AKP’siz olur, zeytinsiz olmaz”









