CHP Muğla İl Başkanlığınca, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yapılan açıklamada, kamusal eğitimin zayıflatıldığı ve özel eğitimin yaygınlaştığı savunularak, “Veliler özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor” ifadesi kullanıldı.
CHP Muğla tarafından yapılan açıklamada, 14 Eylül’de başlayacak yeni eğitim öğretim yılı öncesinde Türkiye’deki eğitim sisteminin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı.
Açıklamada, AK Parti iktidarının eğitim alanında “iki büyük tahribat” yarattığı öne sürülerek bunların “kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş” ile “bilimsel-laik eğitimden ideolojik eğitime geçiş” olduğu savunuldu.
Devlet ve özel okul sayılarındaki değişime ilişkin verilere de yer verilen açıklamada, 2002’de 41 bin 300 olan devlet okulu sayısının 2025’te 56 bin 336’ya, özel okul sayısının ise 2 bin 395’ten 14 bin 700’e yükseldiği belirtildi.
Devlet okulu sayısının yüzde 37 arttığı, özel okul sayısındaki artışın ise yüzde 513 olduğu ifade edilen açıklamada, öğrenci sayılarındaki değişime de dikkat çekildi.
Buna göre 2002’de devlet okullarında 13 milyon 675 bin 285 öğrencinin eğitim gördüğü, bu sayının 2025’te 15 milyon 336 bin 143’e yükseldiği ve artışın yüzde 12,15 olduğu kaydedildi. Aynı dönemde özel okullardaki öğrenci sayısındaki artışın yüzde 560 olduğu belirtildi.
Açıklamada, bu tablonun yalnızca kamu okullarının zayıflaması ve özel okulların güçlenmesi anlamına gelmediği, eğitim sisteminin ağırlık merkezinin de özel okullara doğru değiştiği savunuldu.
“Veliler çocuklarını özel okula göndermek istiyor” değerlendirmesinin gerçeği yansıtmadığı öne sürülen açıklamada, velilerin çocuklarının nitelikli eğitim alabilmesi ve geleceğinin güvence altında olması için özel okullara yönelmek zorunda bırakıldığı iddia edildi.
“Kamusal eğitimi yeniden inşa edeceğiz”
CHP’nin özel okul tercihine karşı olmadığı belirtilen açıklamada, itirazın nitelikli kamusal eğitimin zayıflatılarak ailelerin özel okullara mecbur bırakılmasına olduğu ifade edildi.
Açıklamada, CHP iktidarında kamusal eğitimin yeniden inşa edileceği, eşitlikçi eğitim anlayışının güçlendirileceği ve hiçbir çocuğun geride bırakılmayacağı belirtildi.
Okul öncesi eğitimin de ayrıcalığa dönüştüğü savunulan açıklamada, her çocuğa ücretsiz ve nitelikli tam gün okul öncesi eğitim sağlanacağı belirtildi. İlkokul ve ortaokul öğrencileri için de bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli okul yemeği verileceği ifade edildi.
Köy okulları ve mesleki eğitim vurgusu
Eğitimde eşitsizliğin yalnızca ekonomik durumla değil, yaşanılan bölgeyle de bağlantılı hale geldiği öne sürülen açıklamada, son 24 yılda 24 binden fazla köy okulunun kapatıldığı iddia edildi.
CHP’nin köy okullarını yeniden açacağı ve teknolojik altyapılarıyla birlikte yerinde eğitimi yeniden başlatacağı kaydedildi.
Mesleki ve teknik eğitimin ülkenin kalkınması açısından önem taşıdığı belirtilen açıklamada, mesleki eğitimin güçlendirileceği ve MESEM gibi çocuk emeğini sömürdüğü öne sürülen yapıların ortadan kaldırılacağı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca çocukların uyuşturucu, ekran bağımlılığı, şiddet, akran zorbalığı ve dijital tehditlere karşı korunması için rehberlik, psikolojik danışmanlık ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirileceği belirtildi.
LGS ve YKS’nin eğitim sistemini yönetmesine son verileceği, üniversitelerin yeniden bilim üreten özgür kamusal mekanlar haline getirileceği ve üniversite öğrencilerinin barınma ile beslenme imkanlarının güçlendirileceği kaydedildi.
“111 milyar lira ile 1.224 merkez yapılabilirdi”
CHP Muğla’nın açıklamasında özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine aktarıldığı belirtilen kaynaklara da değinildi.
Açıklamada, son 4 yılda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine aktarıldığı belirtilen yaklaşık 111 milyar liranın, 2025 yılı resmi yapı yaklaşık maliyetleri esas alındığında 1.224 devlete ait kalıcı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi yapımında kullanılabileceği öne sürüldü.
Milli Eğitim Bakanı’na “Neden?” diye sorulan açıklamada, devletin okul ve kurum inşa eden yapı olmaktan çıkarılarak özel sektörün giderlerini karşılayan bir yapıya dönüştürülmek istendiği iddia edildi.
CHP’nin özel gereksinimli çocukların eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz ve nitelikli şekilde yararlanmasını sağlayacağı belirtildi.
“Öğretmeni yeniden öğretmen yapacağız”
Nitelikli kamusal eğitimin öğretmenle mümkün olduğu vurgulanan açıklamada, ücretli öğretmenliğin ve mülakat sisteminin kaldırılacağı, öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden düzenleneceği belirtildi.
Eş durumu tayinlerinde aile bütünlüğünün esas alınacağı, usta öğreticilerin çalışma koşullarının güvence altına alınacağı ve tüm eğitim kadrolarına eğitim öğretim yılı başında bir maaş karşılığı eğitime hazırlık ödeneği verileceği ifade edildi.
ÇEDES ve benzeri protokollere tepki
Açıklamada, eğitim alanındaki ikinci büyük tahribatın “laik ve bilimsel eğitimden ideolojik eğitime geçiş çabaları” olduğu savunuldu.
Milli Eğitim Bakanlığının tarikat ve cemaatlere bağlı vakıf ve derneklerle yaptığı ÇEDES ve benzeri protokollerin pedagojik sorumluluk ve laik eğitim ilkesi açısından kabul edilmediği belirtildi.
Eğitim faaliyetlerinin pedagojik yeterliliği ve kamusal denetimi olmayan aktörlere bırakılmasına izin verilmeyeceği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda CHP’nin eğitim anlayışı “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” olarak tanımlandı. Eğitimin piyasanın, dinsel yapıların veya siyasi iktidarların müdahale alanı olmaktan çıkarılarak toplumun ortak hakkı ve kamusal sorumluluğu haline getirilmesi gerektiği savunuldu.
CHP Muğla, eğitimde laik, bilimsel, demokratik, karma, eşitlikçi ve parasız bir sistem ile güçlü ve güvenceli öğretmenlik mesleğini savunduğunu belirterek, “Biz yalnızca kaybettiklerimizi geri almak için değil, geleceğin eğitimini bugünden kurmak için yola çıkıyoruz” mesajını verdi.









