"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

Boşanma aşamasındaki eşini av tüfeğiyle vurmuştu, yarın hakim karşısına çıkacak

ÖZEL HABER / Muğla’nın Fethiye ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Hatice K.’yı av tüfeğiyle vurduğu iddiasıyla tutuklanan Veli K., 17 Haziran’da ilk kez hakim karşısına çıkacak. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisi süren Hatice K., tedavi sürecinde protez ihtiyacı ve yaşam mücadelesi için destek çağrısında bulundu.

Olay, 25 Ocak’ta Tuzla Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Veli K., elindeki av tüfeğiyle kahvehaneye girerek boşanma aşamasındaki eşi Hatice K.’ya ateş etti. Saldırıda ağır yaralanan kadın hastaneye kaldırılırken, şüpheli polis ekiplerince gözaltına alındı ve tutuklandı. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan Hatice K.’nın sol bacağı diz altından ampute edildi.

Soruşturma kapsamında mayıs ayında hazırlanan iddianamede sanığın “eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan yargılanması talep edildi. İddianamede, tehdit içerikli ifadeler, kullanılan silahın niteliği ve olayın gerçekleşme şeklinin birlikte değerlendirildiği belirtildi.

İddianamede ayrıca Hatice K.’nın ifadesindeki, şüphelinin kendisine boşanmak istediği için izin vermediği, olaydan bir gün önce kendisini şikayet ettiği ve boşanacağını söylediği, bunun üzerine “Benden boşanamazsın, boşanırsan seni öldürürüm” şeklinde tehdit edildiği iddiası da yer aldı.

Davanın ilk duruşması 17 Haziran’da Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Hastanedeki tedavisi süren Hatice K., duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, yaşadığı süreç nedeniyle yürüyemediğini ve protez ihtiyacı bulunduğunu belirterek destek çağrısında bulundu.

Boşanma aşamasındaki eşini av tüfeğiyle vurmuştu, yarın hakim karşısına çıkacak“O CANİ CEZASINI ÇEKSİN İSTİYORUM”

Mabolla Medya’ya konuşan Hatice K. “Eşim ayrılmak istediğim için hiçbir şey söylemeden, acımasızca bacaklarımdan av tüfeğiyle beni vurdu. Fethiye hastanelerinde ortopedi servisi olmadığı için Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldım. 3 hafta yoğun bakımda yattım. Yoğun bakım sürecinde bacağımın bir tanesi kurtulamadığı için kesildi. Diğer bacağım için de tedavi uyguluyorlar. Ama aldıkları doku tutmuyor. Onun da kesilip kesilmeyeceği hiç belli değil. Bir tanesini kaybettim. Bir tanesinin kurtarılmasını istiyorum. Çektiğim acıları, yaşadığım üzüntüyü herkes anlayabilir. Ama ne kadar anlayabilir? Bu olay maalesef ki birçok kadının başına geliyor. Artık bir dur denilmesini istiyorum. Ailem var, onlar yanımdalar ama çok zor. Yataktan kalkamıyorum. Tekerlekli sandalyeye bile oturamıyorum. Sürekli yatağa mahkumum. O caninin de bana bu yaptığının cezasını çekmesini istiyorum” dedi.

“DEVLETTEN DESTEK BEKLİYORUM”

Geleceğine ilişkin endişe yaşadığını belirten Hatice K., “Devletten yardım, destek bekliyorum. Bundan sonraki geleceğim ne olacak, onunla ilgili çok endişeliyim. Protez ayak düşünüyoruz ama o bile çok pahalı, 350 bin lira. Benim hiçbir param yok. Benim ailemin bunu karşılayacak bütçesi yok. Doktorlar bana, ‘Protez ayakla ayağa kalkabilirsin’ dedi ama dar gelirli bir ailenin, durumu olmayan bir ailenin 350 bin lirayı karşılaması çok zor. Bununla ilgili herkesten destek ve yardım bekliyorum. Lütfen sesimi duyun, bana yardım edin, destek olun. Devletimiz, herkes. Bu durumda olmak istemezdim ama artık başka çarem yok. Lütfen yardımlarınızı bekliyorum. Herkese şimdiden çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Boşanma aşamasındaki eşini av tüfeğiyle vurmuştu, yarın hakim karşısına çıkacakHatice K.’nın avukatı Alev Öztürk ise olayın sistematik şiddet ve tehdit geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, davanın kadınların yaşam hakkı ve şiddetle mücadele açısından önem taşıdığını söyledi. Öztürk, yaptığı yazılı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Boşanma aşamasında bulunan müvekkilim, uzun yıllar boyunca şiddete, baskıya ve ölüm tehditlerine maruz bırakılmış; nihayetinde eşi tarafından pompalı tüfekle gerçekleştirilen ağır bir saldırının hedefi olmuştur. Müvekkil saldırı sonucunda bir bacağını kaybetmiş diğer bacağının kurtarılabilmesi için mücadele etmekte ve 6 aydır hastanede tedavisi sürmektedir. Yarın görülecek ilk duruşmada yargı makamlarının yalnızca saldırı anını değil, olayın gerçekleşmesine zemin hazırlayan sistematik şiddet geçmişini, sürekliliğini ve tehditleri birlikte değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü kadınlara yönelik ağır şiddet eylemleri çoğu zaman anlık bir öfke sonucu değil, uzun bir baskı, kontrol ve tehdit sürecinin sonucunda ortaya çıkmaktadır.

“DAVANIN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Kadınların şiddet içeren ilişkileri sonlandırmak istemeleri, boşanmak istemeleri veya kendi hayatlarına dair kararlar almaları çoğu zaman şiddetin tırmandığı noktaları oluşturmaktadır. Bu nedenle bu dava, yalnızca bir bireye karşı işlenen suçun değil, kadınların temel hak ve özgürlüklerine yönelen bir saldırının değerlendirilmesini gerektirmektedir. Kadınların yaşam hakkını hedef alan her saldırı, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğine ve hukuk devletine yönelmiş bir saldırıdır. Hiçbir kadın boşanmak istediği, şiddete boyun eğmediği veya kendi hayatına dair kararlar aldığı için ölüm korkusuyla yaşamak zorunda değildir. Bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız, adaletin yalnızca müvekkilim için değil, şiddet karşısında hukuk güvencesi arayan tüm kadınlar için tam olarak tecelli etmesini diliyor ve talep ediyoruz, ayrıca tüm kadın örgütlerine destek ve dayanışma çağrısı yapıyoruz.”

Paylaş