Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, kentte güçlü bir ‘Muğla lobisi’ oluşturulması hedefine henüz ulaşamadığını belirterek, “İstediğimiz seviyede değiliz, ama bazı adımlar attık” dedi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 2 Mayıs Cuma günü düzenlediği toplantıda göreve geldiğinden bu güne kadar yapılan çalışmaları anlattı.
Başkan Aras, gazetecilerin, “Muğla lobisi oluşturdunuz mu? Mevcutta 7 milletvekili var, bunlarla nasıl bir çalışma yapıyorsunuz, Ankara ayağınızı bunlar kolaylaştırıyor mu?” sorusunu yanıtladı.
Siyasette yaşanan gerginliklerin lobicilik faaliyetlerini olumsuz etkilediğini dile getiren Aras, “Muğla lobisi meselesinde istediğimiz seviyede değiliz. Son dönemde siyaset çok acayip bir yere gitti, gerginlik var ortada” dedi.
Belediye olarak yerelde üniversite ve valilikle iş birliği içinde olduklarını vurgulayan Aras, “Belediyenin birliği, beraberliği, üniversite ile valilik ile bunları burada sağladık. Dışarıda da birçok yerde lobicilik faaliyetleri yürütüyoruz. Almanya’da Türk-Alman İş İnsanları Derneği ile güçlü ilişkiler kurduk” diye konuştu.
Avrupa kaynaklı 62 milyon avroluk bir finansmanın yatırıma dönüşmesi için girişimlerde bulunduğunu ancak sonuç alamadığını belirten Aras, şu ifadeleri kullandı:
“62 milyon avro para alacaktım. İller Bankası veya uluslararası finansman kanalı üzerinden gelecekti. Yatırım programına alınması için 2 milletvekiliyle ve Aydın Ayaydın ile görüştüm. Aydın Bey de açıklama yaptı. Hatta ben, ‘Aydın Bey çözeriz demişti, bırak çözmeyi taş koydu herhalde’ demiştim. Sonra o da açıklama yaptı, tabii onun açıklamasına inanıyoruz. O ne diyorsa doğrudur. Ama orada başarılı olamadık. AK Parti İl Başkanımıza ve 2 milletvekilimize iletmiştim ama olmadı. Olmamasına üzüldüm. Bazen olmuyor ama daha istediğim seviyede değilim.”
Aras, daha önce 2024 yerel seçimleri öncesinde yaptığı bir açıklamada, Muğla’nın sorunlarının çözülmesi için güçlü bir Muğla lobisine ihtiyaç olduğunu, bu lobinin başında da AK Parti’den Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Aydın Ayaydın’ın olmasını istediğini ifade etmişti.









