"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

Anahtar Parti Muğla’dan Valiliğe: “Osmanağa Koyu’nda ne oluyor?”

Fethiye’de 3. derece doğal sit alanı statüsündeki Osmanağa Koyu’nda iş makineleriyle başlatılan çalışmalara tepkiler sürüyor. Anahtar Parti Muğla İl Başkanlığı, bölgedeki yapılaşma ve çevre düzenlemesi faaliyetlerinin hukuki dayanaklarının açıklanması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi için Muğla Valiliği’ne dilekçe sundu.

Muğla’nın Fethiye ilçesi Göcek Mahallesi’ndeki Günlüklü Koyu olarak da bilinen Osmanağa Koyu’nda iş makineleriyle başlatılan çalışmalar kamuoyunda tartışma yarattı. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) sınırlarında yer alan ve 3. derece doğal sit statüsündeki koyda, 26 Mart sabah saatlerinden itibaren yürütülen çalışmalar sırasında kıyı alanında tahribat oluştuğu iddiaları üzerine yurttaşlar duruma tepki göstermişti.

Çalışmalara tepkiler sürerken, Anahtar Parti Muğla İl Başkanlığı da konuya ilişkin Muğla Valiliği’ne dilekçe sundu. İl Başkanı Ömer Kızılkaya imzasıyla sunulan dilekçede, bölgede gerçekleştirilen yapılaşma ve çevre düzenlemesi faaliyetlerinin hukuki dayanaklarının açıklanması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi talep edildi.

Dilekçede, çalışmaların hangi kurum tarafından yürütüldüğü, alanın tahsis durumu, yapıların niteliği ile denetim süreçlerine ilişkin sorular da yer aldı.

Dilekçede şu sorular yer aldı:

“Osmanağa Koyu’nun Özel Çevre Koruma Bölgesi, doğal sit alanı ve kıyı alanı statüleri resmi olarak mevcut mudur?

Bu statüler kapsamında alanda yapılaşma ve tesis kurulmasına izin verilip verilemeyeceği hangi mevzuat hükümlerine dayanmaktadır?

Söz konusu faaliyetler koruma amaçlı imar planları ile uyumlu mudur?

Alanın sit derecesi nedir ve bu derece kapsamında yapılaşma sınırları açıkça belirlenmiş midir?

Osmanağa Koyu’nda yürütülen çalışmalar için hangi kurum tarafından, hangi tarih ve sayılı idari işlemlerle izin verilmiştir?

Bu süreçte Muğla Valiliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın rolü nedir?

Yetki devri veya tahsis söz konusu ise bu işlem hangi hukuki dayanağa dayanılarak gerçekleştirilmiştir?

Alana ilişkin planlar mevcut mudur ve bu planlarda günübirlik tesis kullanımına açık bir hüküm bulunmakta mıdır?

Uygulama imar planı bulunmaması halinde hangi hukuki dayanakla uygulamaya geçilmiştir?

Projenin günübirlik tesis olduğu ifade edilmekte olup yapılacak yapıların niteliği nedir?

Yapıların kalıcı mı geçici mi olacağı nasıl denetlenmektedir?

Proje için ÇED süreci işletilmiş midir?

Alanın çevresel etkileri bilimsel olarak analiz edilmiş midir?

Alan hangi kuruma tahsis edilmiştir ve üçüncü kişilere devredilmiş midir?

Osmanağa Koyu’nun tamamen kamuya açık kalacağı garanti altına alınmış mıdır?

Yapılan çalışmalar hangi denetim mekanizmaları ile kontrol edilmektedir?

Kamuoyuna yansıyan tepkiler sonrası çalışmalar durdurulmuş mudur?”

Paylaş