"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

Akyaka’da teknecilerden liman tepkisi

Muğla’nın Ula ilçesinde Kadın Azmağı’nda faaliyet gösteren tekneciler, liman işletme hakkının Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.’ye devredilmesi ve ardından kooperatife bırakılması sonrası kendilerine “tek taraflı” sözleşmeler dayatıldığını savunarak eylem yaptı.

Muğla’nın Ula ilçesine bağlı “Sakin Şehir” unvanlı Akyaka Maballesi’nde bulunan Kadın Azmağı’nda yıllardır tekne turu düzenleyen esnaf, limanın işletme hakkının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca eski adı MUÇEV olan Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.’ye devredilmesi ve ardından alt sözleşmeyle S.S. Akyaka Deniz Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi’ne bırakılmasına tepki gösterdi.

Edinilen bilgiye göre, Azmak’ta faaliyet gösteren tekne esnafından teknelerin boylarına göre yıllık 400 bin TL ile 2 milyon 500 bin TL arasında bağlama ücreti talep ediliyor. Tekneciler ve bölge halkı, yaşanan sürece ilişkin bugün bölgede bir araya gelerek eylem yaptı.

Tekneciler adına açıklama yapan esnaf Şadi Durmaz, şunları söyledi:

“Bizlere hiçbir resmi bildirim yapılmadan limanın işletme hakkının öncelikle bakanlık tarafından eski adı MUÇEV olan Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.’ye oradan ise bir alt sözleşme ile S.S. Akyaka Deniz Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi’ne devredildiğini şifahen öğrendik. Ardından ise Mehmet Gümüş’ün başkanı bulunduğu bu kooperatif tarafından karşımıza, kabul etmemizin mümkün olmadığı, tek taraflı hazırlanmış, ağır şartlar içeren bir sözleşme dayatıldı. Gizli kapılar ardında yürütülen pazarlıklarla bize dayatılan bu düzenleme, kamu yararını gözetmediği gibi biz yerel esnafı tüketecek bir rant elde etme çabasıyla yürütülmektedir. Yine liman işletmecisi olarak atandığını şifahen öğrendiğimiz kooperatif, şeffaflıktan son derece uzak bir tutumla Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.’nin kendilerine tanıdığı hak ve yetkilerin sınırlarını bizlerle paylaşmamakta olup, kurumlara yaptığımız başvurular da bugüne değin yanıtlanmamıştır.

“AKYAKA’MIZI RANT ALANI OLARAK AÇMA ÇABASININ GÖSTERGESİDİR”

Kooperatif, Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş. ile 10 yıllık bir sözleşme imzalamasına rağmen tarafımıza 1 yıllık sözleşme dayatılmakta, itiraz ettiğimizde ise ‘haydi 2 yıllık yapalım bari’ denilerek kazanılmış hakkımız olan bağlama alanlarımız adeta lütfedilir şekilde kısa vadede elimizden alınmaya çalışılmaktadır. Kooperatif tarafından bizlerden öyle fahiş bağlama ücretleri talep edilmektedir ki; bu ücretleri ödediğimiz takdirde Akyaka’da barınamayacağımız ve iflas edeceğimiz aşikardır. Bu da bizleri Akyaka’dan gönderme ve Akyaka’mızı rant alanı olarak açma çabasının göstergesidir. Sanılmasın ki bizler Akyaka’ya yapılacak herhangi bir altyapı çalışmasının masrafını karşılamaktan çekiniyoruz. Bizlere dayatılan sözleşmede bağlama parasına ek olarak, ‘Elektrik, su, atık alımı, palamar desteği, teknik yardım, özel güvenlik talebi, temizlik, bakım ve benzeri ek hizmetler ayrıca ücretlendirileceği’ yer almaktadır. Bizler bu şartların ve ücretlerin fahiş olduğunu ilettiğimizde ise kooperatif yetkilileri tarafından ‘Bütün marinalarda böyle bir marinaları esas aldık’ şeklinde cevaplar almış durumdayız. Ancak önemle belirtmek gerekir ki Akyaka bir marina değil ve bizler de lüks yatlarını bağlayan sermaye sahipleri değiliz. Bizler burada esnaflık yapıyor ve ekmeğimizi bu denizden kazanıyoruz. Dolayısıyla şartlarımızın marinalarla mukayese edilmesi kabul edilemez.

“AKYAKA’DA BÜYÜK GÜVENLİK SORUNLARI ORTAYA ÇIKACAKTIR”

Açıkça söylüyoruz, bu sözleşme ne adil ne de kabul edilebilir. Bizler esnafız. Kurallara karşı değiliz. Ama dayatmaya, haksızlığa, emeğimizin yok sayılmasına da boyun eğmeyiz. Önümüze konulan sözleşmede; Akyaka Kadın Azmağı Kurulu tarafından belirlenen sabit bağlama yerimiz garanti edilmiyor, Kooperatifin yoruma açık şekilde ihlal sayabileceği eylemlerle bizi kolaylıkla yerimizden edebileceği maddeler bulunuyor, fahiş ve Akyaka koşullarıyla bağdaşmayan gerçek dışı ücretler talep ediliyor. Hukuka aykırı şekilde teknelerimiz üzerinde hapis hakları olacağı belirtiliyor, yıllardır sahip olduğumuz haklarımız yok sayılıyor. Bugün bizden istenen paralar, Akyaka’nın gerçekleriyle hiçbir şekilde örtüşmüyor. Büyük marinalarla kıyaslanarak belirlenen bu ücretler, küçük esnafı bitirme noktasına getirir. Daha da önemlisi; bu sürecin şeffaf yürütülmemesi, herkesle farklı farklı konuşulması, ayrıcalıklı teklifler yapılması bizleri bölmeye yönelik bir yaklaşım yaratmıştır. Biz buna da karşıyız. Bizim derdimiz kavga etmek değil. Bizim derdimiz ekmeğimiz. Yıllardır burada çalışan, bu bölgeyi bilen, turizme katkı sunan biz tekneciler yok sayılarak alınan kararlar kabul edilemez. Teknecilerin istekleri yok sayılarak Akyaka’da kendisinin de teknesi bulunan, ayrıca limandaki kişilerle husumetli olan kişilerin liman işletmecisi olarak atanması haksız rekabet ortamı doğuracak ve Akyaka’da büyük güvenlik sorunları ortaya çıkacaktır. Ayrıca rant hedefli bu projenin, koruma altında olan Akyaka Kadın Azmağı’na kalıcı hasar verecek bir denetimsizliğe de yol açabileceği tarafımızca açıkça öngörülebilmektedir. Buradan yetkililere ve kamuoyuna sesleniyoruz, bu haksız sözleşmeleri kabul etmiyoruz. Limanın bu şekilde yönetilmesini istemiyoruz. Bizlerden onay almak şöyle dursun resmi bir şekilde dahi duyurulmayan Kooperatif’in liman işletmeciliğini kabul etmiyoruz. Şeffaf, adil ve tüm teknecileri kapsayan bir yönetim talep ediyoruz. Akyaka’daki tüm teknecilerin söz sahibi olduğu yeni bir yapı kurulmasını istiyoruz. Bizler Akyaka’nın insanlarıyız. Bu deniz bizim işimiz, bu liman bizim ekmek kapımız. Bu kapının bir rant alanı haline gelmesine izin vermeyeceğiz. Hakkınızı aramaktan geri durmayacağız.”

Paylaş