ÖZEL HABER | Kızıldağ’daki dev Atatürk portresi, 45 yıldır aynı yerden Muğla’yı izliyor.
Muğla’nın Menteşe ilçesinde, kentin pek çok noktasından görülebilen bu eser, 1981’de Atatürk’ün doğumunun 100. yılı anısına yapılıyor ve bugün hala kent siluetinin bir parçası.
Bu eserin ardında ise yöneticilerin, öğretmenlerin, öğrencilerin, ormancıların ve işçilerin ortak emeği var.
Bugün çoğu Muğlalının aşina olduğu bu portre, 1981 yılında elbirliği ve ortak emekle inşa edildi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. yılı nedeniyle Türkiye’nin dört bir yanında kutlamalar ve anma etkinlikleri düzenlenirken, Muğla’da da kentin yüksek noktalarından biri olan Kızıldağ’a Atatürk portresi yapılması kararlaştırılıyor.
Karar, dönemin Muğla Valisi Kemal Nehrözoğlu, Orman Bölge Müdürü Yılmaz Yılmaz ve dönemin Muğla Endüstri Meslek Lisesi Müdürü Cengiz Sevinç’in girişimiyle hayata geçiriliyor.
Yaklaşık 13 metre yüksekliğinde ve 4 metre genişliğindeki portre, kalın sactan hazırlanıyor. Tasarımında öğretmen ve ressam Ayten Taşpınar’ın imzası var.
Eserin organizasyon, montaj ve ışıklandırma çalışmalarında Orman Teknikeri Mehmet Yoncalık görev alırken, demir işçiliği ise Muğla Endüstri Meslek Lisesi Metal İşleri Bölümü öğretmenleri Ahmet Fidan, Sami Satış ve Alaaddin Girginer ile öğrenciler tarafından gerçekleştiriliyor.
“SANKİ O GÜNKÜ KUTLAMALARIN EN GÜZELİNİ BİZ ORMANCILAR YAPMIŞTIK”
O günlerde Orman Bölge Müdürlüğünde görev yapan emekli Orman Mühendisi Orhan Besi, Kızıldağ’daki portrenin ortaya çıkışına ve açılışına tanıklık eden isimlerden.
Besi, 1981 yılını ve o dönemdeki heyecanı Mabolla Medya’ya anlatırken, portrenin yapılması fikrinin Orman Bölge Müdürlüğü’nde ortaya çıktığını ifade ederek, “Yıl 1981, Atatürk’ün doğumunun 100. yılı. Bütün Türkiye’de kutlanıyor. Biz de Orman Başmüdürlüğü olarak Kızıldağ’da bir Atatürk portresi yaptırmak istedik.” diyor.
Besi, bu kararın ardından bir komisyon oluşturulduğunu, çalışmanın ise dönemin bölge şefi Mehmet Yoncalık’a verildiğini belirtiyor.
Portre hazırlanıp Kızıldağ’a monte edildikten sonra da bir açılış töreni düzenleniyor.
Açılışta Orman Bölge Müdürlüğü’nün yöneticileri, şefleri ve çalışanlarının bir araya geldiğini belirten Besi, o gün yaşanan coşkuyu ise “Görüntüsü çok güzel, Muğla’ya güzel bir şey yarattık. Bize bir gurur, seyredenlere, herkese bir coşku yarattı yani. Güzel bir olaydı.” cümlesiyle ifade ediyor.
Ve yıllar sonra bile o günü hatırlarken söylediği cümle, portrenin o insanlarda bıraktığı duyguyu özetliyor:
“Sanki o günkü kutlamaların en güzelini biz ormancılar yapmıştık, öyle geliyordu bize.”
PORTRE ÖNCE KÂĞITTA DOĞDU
Kızıldağ’daki Atatürk portresinin tasarımını yapan ressam ve öğretmen Ayten Taşpınar için ise çalışma, dağın yamacında değil, önce bir kâğıdın üzerinde başlıyor.
Dönemin Endüstri Meslek Lisesi Müdürü Cengiz Sevinç’in kendisine ulaşmasının ardından çalışmaya başladığını anlatan Taşpınar, önce kâğıt üzerinde farklı tasarımlar hazırlıyor.
Şu anki portrenin o dönem yaygın olarak kullanılan bir kitap kapağındaki siyah-beyaz Atatürk çiziminden yola çıkılarak oluşturulduğunu söyleyen Taşpınar, portreyi Kızıldağ’daki alana uygun ölçülere kendisinin uyarladığını belirtiyor.
“İLK TASARIMI BEZ ÜZERİNE YAPTIM”
Taşpınar, tasarımı dağda uygulanacak ölçüde büyük bir bez üzerine aktardığını anlatarak, bez üzerindeki bu ön çalışmanın, hem gerçek ölçülerin elde edilmesi hem de okul cephesinde özel günlerde sergilenmesi için hazırlandığını belirtiyor.
Bezin üzerindeki bu çalışma daha sonra Muğla Endüstri Meslek Lisesi Metal Bölümüne aktarılıyor.
Portre, yaklaşık bir metrelik parçalar halinde hazırlanarak Kızıldağ’a taşınıyor.
Taşpınar, ormanın teknik ekipleriyle birlikte dağa gittiklerini ve parçaların burada bir araya getirildiğini belirterek, “Kızıldağ’a portrenin boyutlarına uygun üç büyük direk dikildi. Hazırlanan parçalar bu konstrüksiyon üzerinde birleştirildi, ardından boyama ve ışıklandırma çalışmaları yapıldı.” diyor.
Taşpınar, portrenin altında bir dönem “Yurtta barış, dünyada barış” ifadesinin de bulunduğunu, ancak daha sonra bu yazının haberi olmadan kaldırıldığını da hatırlatıyor.
BİR PARÇANIN YÖNÜ YANLIŞTI, “ALT ÜST ET” CÜMLESİYLE DÜZELTİLDİ
Portrenin yapım hikâyesinin en dikkat çekici ayrıntılarından biri, Taşpınar’ın anlattığı renkli bir anıda saklı.
Kızıldağ’da montaj devam ederken, portredeki parçalardan birinin ters tutulduğunu fark eden Taşpınar ve Mehmet Yoncalık, işçilere parçayı çevirmelerini söylüyor.
Ancak işçilere bir türlü doğru şekilde tarif edemiyorlar.
Taşpınar, sonunda ustabaşının çağrıldığını ve portrenin nasıl olması gerektiğinin ona gösterildiğini anlatıyor.
Ustabaşı ise işçilere kurduğu tek bir cümleyle sorunu çözüyor: “Alt üst et.”
Bu komut sonrasında parça doğru şekilde yerine oturuyor.
Bu olay Taşpınar için, yalnızca o gün yaşanan bir montaj problemi değil, mesleklerin kendi dilinin olduğunun da bir göstergesi.
Taşpınar o anı, “Yani bu dil o kadar önemli ki; her mesleğin, her işin kendi dili var. Biz onların dilinde konuşamadık.” şeklinde anlatıyor.
BEŞ ÖĞRENCİNİN ELLERİNDEN KIZILDAĞ’A
Portrede emeği bulunan isimlerden biri de dönemin Muğla Endüstri Meslek Lisesi Metal İşleri öğretmeni Ahmet Fidan.
Fidan, Orman Bölge Müdürlüğünden Mehmet Yoncalık’ın okula gelerek yardım istediğini ve okul yönetiminin onayıyla çalışmaya başladıklarını söylüyor.
Rahmetli öğretmen arkadaşları Sami Satış ve Alaaddin Girginer ile birlikte eserin yapımında görev aldıklarını belirten Fidan, yaklaşık beş öğrenciyle birlikte çalıştıklarını belirtiyor.
Portrede kullanılan çizimin hazırlanmasında Ressam Ayten Taşpınar’ın da kendilerine yardımcı olduğunu aktaran Fidan, tasarımın sac üzerine aktarılması ve parçaların hazırlanmasının ardından eserin montaja hazır hale getirildiğini belirtiyor.
Bugün hâlâ insanların “Kızıldağ’daki portre kimler tarafından yapıldı?” sorusunu sorduğunu belirten Fidan, “Gerçekten güzel bir eser oldu Muğla için” diyerek yıllar önce öğrencileriyle birlikte yaptıkları çalışmanın kentte yaşamaya devam etmesinden duyduğu gururu da dile getiriyor.
Aradan yaklaşık 45 yıl geçti.
1981’de henüz yeni yeni yeşeren ağaçların arasından yükselen Atatürk portresi, bugün çevresindeki değişime rağmen Kızıldağ’daki yerini koruyor.
O günlerde öğrencilerin ellerinde şekillenen, öğretmenlerin çizgileriyle hayat bulan, ormancıların ve işçilerin emeğiyle dağın yamacına yerleştirilen portre; bugün Muğla’nın hafızasında çok güçlü bir iz taşıyor.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın kutlandığı bugünlerde, yaklaşık yarım asır önce bir araya gelen insanların emeği, genç öğrencilerin heyecanı, öğretmenlerin bilgisi ve Cumhuriyet’e duyulan bağlılık, o siluetin içinde yaşamaya devam ediyor.
Kızıldağ’daki Atatürk portresi, Muğla’nın geçmişinden bugüne uzanan hikâyesine de 45 yıldır tanıklık ediyor.















