"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

Halk Forumu ve Uzmanlar Buluşması Sonuç Bildirgesi yayımlandı: “Acele kamulaştırma kamu zararıdır”

Muğla Planlama Ajansı tarafından düzenlenen halk forumu ve uzmanlar buluşmasının ardından sonuç bildirgesi yayımlandı. Bildirgede, Milas ilçesi sınırları içerisinde bazı mahallelerde madencilik faaliyetleri için alınan acele kamulaştırma kararlarının “kamu yararı” değil, “kamu zararı” doğuracağı vurgulandı.

Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Muğla Planlama Ajansı (MUPA) tarafından, Menteşe ilçesindeki Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde “Plansız Kamulaştırma/Kamu Kararı mı, Acele Karar mı?” başlıklı halk forumu ve uzmanlar buluşması düzenlendi.

MUPA tarafından halk forumu ve uzmanlar buluşmasının sonuç bildirgesi de yayınlandı. Bildirgede 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Milas’a bağlı Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç, Karacahisar ve Kayaderesi mahallelerinde 679 parselin acele kamulaştırılmasına yönelik kararın, yöre halkına sorulmadan alındığına dikkat çekildi. Bildirgede, bu kararların yalnızca tapuların el değiştirmesi anlamına gelmediği; üretim biçimlerini, su varlıklarını, yerel istihdamı, kültürel mirası ve gelecek kuşakların yaşam olanaklarını geri dönülmez biçimde etkileyeceği ifade edildi.

Bilimsel çalışmalar ve geçmiş deneyimlere atıf yapılan bildirgede, madencilik faaliyetlerinin toprak kalitesini düşürdüğü, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kirlettiği ve kuraklık riskini artırdığı belirtildi. Çamköy ve çevresindeki yeraltı sularının Bodrum’un içme suyu açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanarak, madencilik faaliyetlerinin su seviyesini düşürdüğü ve tuzlanma riskini artırdığı kaydedildi.

Bildirgede ayrıca, Muğla’nın tarım, turizm, enerji ve lojistik sektörlerinin kesişim noktasında yer aldığına dikkat çekilerek, acele kamulaştırma kararlarının çok sektörlü yerel ekonomi yerine tek sektöre dayalı, geçici ve sınırlı istihdam yaratan bir yapıyı güçlendireceği ifade edildi. Madencilik ve termik santral faaliyetlerinin sona ermesiyle birlikte bölgede işsizlik ve yoksulluk riskinin artacağı uyarısında bulunuldu.

Enerji arz güvenliği açısından Türkiye’de bir risk bulunmadığına dair meslek odalarının raporlarına da yer verilen bildirgede, termik santrallerin verimliliklerinin düştüğü, acele kamulaştırma yoluyla yapılan yatırımların sürdürülebilir olmadığı belirtildi. Muğla’nın yenilenebilir enerji kaynakları açısından avantajlı bir konumda olduğu vurgulanarak, uzun vadeli ve çok seçenekli bir enerji politikasına ihtiyaç olduğu ifade edildi.

Sonuç bildirgesinde, acele kamulaştırma kararlarının anayasal haklarla çelişemeyeceği ve yurttaşlarda mağduriyet yaratamayacağı belirtilirken, yöre halkının rızası gözetilmeden alınan kararların adalet ve vicdan duygusunu zedelediği kaydedildi. Bildirgede, söz konusu kamulaştırma kararından derhal dönülmesi çağrısı yapılarak, Muğla’nın doğal varlıklarını, yaşam alanlarını ve geleceğini korumak için hukuki ve toplumsal mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı.

Paylaş