Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği, yangın yönetmeliği gerekçesiyle Akyaka’da geleneksel ahşap tavanların sökülmesi ya da kaplanmasının Nail Çakırhan’ın mimari mirasını tehdit ettiğini belirterek, kültürel dokunun bilimsel ve alternatif yöntemlerle korunması çağrısında bulundu.
Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Akyaka Mahallesi’nde, Nail Çakırhan’ın öncülüğünde şekillenen ve yöreye özgü mimarinin simgesi haline gelen ahşap tavan işçilikleri, yangın yönetmeliği uygulamaları nedeniyle tehlike altında bulunuyor. Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu tavanların sökülmesi ya da alçıpan gibi yanmaz malzemelerle kaplanmasının “kültürel dokuya zarar verdiği” vurgulandı.
Dernek açıklamasında, Akyaka evlerinin yalnızca birer yapı değil, Muğla’nın tarihini, estetiğini ve ustalık geleneğini yansıtan kültürel miras unsurları olduğu belirtildi. Nail Çakırhan’ın, yerel malzeme ve geleneksel ahşap işçiliğini çağdaş mimariyle buluşturan vizyonunun Akyaka’ya özgü bir kimlik kazandırdığına dikkat çekildi.
Yangın güvenliği gerekçesiyle uygulanan müdahalelerin, ahşap tavanların tamamen ortadan kaldırılmasına yol açtığı ifade edilen açıklamada, bunun hem mimari mirasa hem de bölge turizmine zarar verdiği kaydedildi. Açıklamada, “Bu tavanlar ustaların el emeği, göz nuru olup binanın ruhunu oluşturmaktadır. Sökülmeleri, yöresel kimliğin yok edilmesi anlamına gelmektedir” denildi.
Dernek, güvenlik ile kültürel mirasın korunması arasında bir tercih yapılmak zorunda olunmadığını belirterek, dünyadaki örneklere işaret etti. Norveç, Japonya, ABD ve Avrupa’daki tarihi yapılarda ahşabın, ateşe dirençli boya ve emprenye teknikleriyle korunarak yangın güvenliğinin sağlandığı hatırlatıldı. Bu yöntemlerin Akyaka ve Muğla’daki yapılarda da uygulanabileceği vurgulandı.
Açıklamanın sonunda, yetkililere çağrıda bulunularak; otel işletmecileri, mimarlar, yangın güvenliği uzmanları ve koruma kurullarından oluşacak bir komisyonla alternatif çözümler üzerine acil bir diyalog başlatılması istendi. “Nail Çakırhan’ı anmak yetmez, onun mirasını korumak gerekir” denilen açıklamada, ahşap tavanların yalnızca bir yapı elemanı değil, geçmişin nefes aldığı sanat eserleri olduğu ifade edildi.









