"Halktan taraf yeni nesil yayıncılık"
Ara
Close this search box.

GÖLGE UYARISI, GÖLGE DÜŞÜRECEKTİ

AK Parti Muğla Milletvekilleri Kadem Mete ve Yakup Otgöz, son 2,5 yıllık görev süreleri boyunca hayata geçirdikleri yatırımları, devam eden proje süreçlerini ve sundukları hizmetleri kamuoyuyla paylaşmak amaçlı bir basın buluşması gerçekleştirdi.

Böyle bir toplantıyı düzenlesen bir dert, düzenlemesen ayrı bir dert. Malum günlerce yazıldı çizildi, şuan da olduğu gibi de devam ediyor.

Partili sayısının basın mensubu sayısından fazla olduğu ve bu durumun hiç te şaşırtıcı olmadığı toplantıya, Kadem Mete’nin Fethiyespor’un Ziraat Türkiye Kupasında Galatasaray ile karşılaşacak olup, o müsabakanın da Muğla’da oynanmasını arzu ettiğini dile getiren ifadeleri sonrası Fethiyelilerin ayağa kalkmasından çok, yaptıkları işlerde reklamlarını yapamadıklarına yönelik düşünceleri damgasını vurdu.

Tabi bu benim düşüncem.

CHP’nin yaptığı köprü korkuluğunun yenilenmesi işinin reklamının bile yeni inşa edilen Menteşe İlçe Sağlık Müdürlüğü binasından fazla olduğuna adeta isyan eder nitelikteki konuşmasında Mete, “Hizmet yapıyoruz ama açılışını yapamıyoruz” özeleştirisini yapıyordu.

Kadem Mete haklı olabilirdi.

Emin olun çıkış yeri AK Partililer olduğu herkesçe bilinen yapay zeka tasarımlarıyla ortaya konan fake hesaplaşma hesaplarına harcanan enerji, Kadem Mete’nin bahsettiği reklam, tanıtım ve pazarlamaya harcansa, belki de bu serzenişe gerek kalmayabilirdi. Bu nedenle kendisine hak verdiğimi söylemeliyim.

Köprü korkuluğundan daha kayda değer çalışmalar ortaya koydukları halde bu hizmetlerin reklamını yapamadıklarından dert yanan Kadem Mete’nin bu serzenişi, partisinin Muğla teşkilatlarının CHP karşısında gerekli ve yeterli muhalefeti yapamadığı gerçeğini de ortaya koymuş olabilir.

Bu iş biraz da, Mete’nin dert ettiği bu sözü edilenleri başkalarının da dert etmesinden geçiyor. Parti çalışmalarının ve icraatlarının kamuoyuna aktarılmasında başını kuma gömenlerin, bu serzenişin çözümü yerine nelere ilgi duyduklarının tespit edilmesi lazım.

“Yeni bina yaptık, kimsenin haberi yok” diye hayıflanan Kadem Mete, merkez Menteşe’de Orman Bölge Müdürlüğü yanında yapılan Menteşe İlçe Sağlık Müdürlüğü’nü kast ediyordu. Zaman zaman önünden geçtiğimiz için yapılışını gördük de, açılışından biz de bihaberiz. Açıldı diye de bir yerlerde okumadık, izlemedik, duymadık.

Neyse. Ben bu basın toplantısındaki hizmet başlıklarını çok fazla detaylandırmayacağım. Zaten öne çıkan başlıklar haberci arkadaşlarımız tarafından kaleme alındı. Ancak dikkat kesildiğim bazı ayrıntılar da yok değil. Onları öne çıkarmak için başladım yazıya.

Mesela, Kavaklıdere ilçesinde 8 etap TOKİ konutu yapılmış. Sonrasında 9, 10 ve 11’nci etapların ihalesi bile tamamlanırken, Muğla merkezde, ülkede başlatılan 500 bin konut seferberliği kapsamında 5. etabın başvurularının bile tamamlandığı bir ortamda 2022 yılında kura çekimi yapılan 4. etabın varlığının akıbeti merak içermekteydi.

Neyse ki Milletvekili Mete konuya hakim bir ifadeyle bu etabın yapımıyla ilgili arsa sorunu olduğunu ama çözülecek olduğunu da müjdeleyerek konuya açıklık getirdi. Bu konuda vatandaşlarımıza sağlıklı bilgi yapılamadığından bilgi kirlilikleri ve eksiklikleri ortaya çıkabiliyordu.

Reklamlarını yapamadıkları serzenişine rağmen, fırsattan istifade siyasi söylemlerini de sunumunun arasına sıkıştıran Milletvekili Mete, “Benim rakiplerim, CHP’li milletvekilleri, il ve ilçe başkanları değil. Benim rakibim AK Parti’nin diğer il milletvekilleri” diyerek iddialı bir söylemi de ortaya koyarken, muhalefete de, karşı atak yapma şansı veren bir söylemde bulunuyordu.

Hoş, muhalefet bu şansı hemen değerlendirir, boş geçmezdi ama yoğun etkinlik programından dolayı fark edemediler sanırım. Böylelikle bir kayıkçı kavgası yaşanmamış oldu Muğla siyasetinde.

Bal tutan parmağını yalar misali, Muğla’nın iki AK Partili belediyeye sahip ilçesi Kavaklıdere ve Seydikemer, yatırımlardan nasibini almış izlediğimiz sunum itibariyle.

Hatta Kavaklıdere Menteşe futbol sahasının ışıklandırması bile yapılmış. Futbol ya da diğer branşlarda da spor potansiyeli yüksek bir mahallemiz belli ki Menteşe.

Yanlış anlamayın merkez Menteşe değil, Kavaklıdere Menteşe.

Biz daha, merkez Menteşe’de tam randımanlı halde hizmet verecek şekilde ışıklandıramadığımız Muğla Atatürk Stadyumu’nda Galatasaray’ı konuk etme hevesine düşmüşken, Kavaklıdere’nin Menteşe Mahallesindeki saha ışıklandırılmış bile.

Demek ki yatırımı istemeyi bileceksin. Sonrasında hizmet geliyor zaten.

Atatürk Stadyumu demişken, Milletvekili Kadem Mete gayri ihtiyari, kendilerine göre stadyum projesi gibi sunulan ama bana göre tribün projesi olan Muğla Atatürk Stadyumu’nun bugünkü haliyle önemli futbol müsabakalarına ev sahipliği yapabileceğinin heyecanıyla Fethiyespor-Galatasaray Ziraat Türkiye Kupası maçının Muğla’da oynanabileceğini müjdelemek istedi.

Sonrasında çıkan gürültüden sonra ‘hay müjdelememiş olsaydım’ dediğini duyar gibiyim.

Mete’nin bu söylemindeki niyetinin halis olduğu bana geçmişti açıkçası.

Milletvekilinin bu beyanatı tepkilerin ortaya konulduğu habere dönüştü adeta.

Hem de, ‘sen bunu nasıl söylersin’ edasıyla.

Hayretle takip ettim. Memleket işi gücü bırakmış, yapay gündem oluşturma derdine düşmüş. Neden ve nasıl söylendiğine şahitlik ettiğim bir ortamda bulunmayanlar, bir an da konuyu başka mecralara tırmandırmaya başladılar.

Neymiş, bu maç Fethiye’de oynanmalıymış, Muğla’da oynanmamalıymış.

Maç Muğla’da oynanmasını savunanların derdi, maçın nerede oynandığından çok Muğla antisempatizanlığı.

Bizim ilçelerimizin bitmedi hiç, Muğla merkeze karşı olan bu yersiz tutumları. Sanki kan davalı bir düşmanından bahsedilirmişcesine hiddetleniyorlar böyle durumlarda.

Oysa ki Milletvekili Mete’nin, Fethiye sahasının istenen koşullara hizmet veremeyebileceği ihtimaline karşı maçın başka bir yere kaydırılmaması için ettiği söz, Muğla merkezde olmaz öfkesine dönüştü.

Amaç Muğla antisempatizanlığı olmasa, Denizli’de veya Antalya’da oynamaya razı olan açıklamalar yapılır mıydı ‘Muğla’da oynanmamalı’ tepkicileri tarafından?

Ortaya çıkan sonuç; ‘maç Fethiye’de oynanmazsa, Muğla’da da oynanamaz ama Muğla dışında etraftaki bir başka il merkezlerinde oynanabilir.’

Bu yaklaşım anlaşılır gibi bir yaklaşım değil.

Gidin kardeşim nerede oynarsanız oynayın. Bir Muğla milletvekili içinden geçeni ve bunun da mümkün olabileceğini iyi niyetle söyledi hepsi bu. Gündem olmak için ortam arayanlar hemen atladılar olmayan mevzuya.

Neyse ki son açıklamalar ışığında, maçın Fethiye’de oynanacağı bilgisini aldık, hayırlı olsun.

Toplantının tamamında bulunan bir basın mensubu olarak her iki AK Parti Muğla milletvekilinin, yapılan ve yapılması düşünülen çalışmalara kadar derslerine çalıştıklarını ve konularına hakim bir görüntüyle basın karşısına çıktıklarını gözlemledik.

Hal böyleyken, basın mensuplarının katıldığı bir bilgilendirme sunumu sonunda olması muhtemel bir soru-cevap faslının gündeme gelmesinin normal olduğu bir ortamda, Milletvekili Kadem Mete’nin çiçeği burnunda il başkanını atlamadığını gösterir nitelikte konunun içine dahil etme amacıyla ‘il başkanım soru alabiliyor muyuz’ şeklindeki pasına, İl Başkanı Cengizhan Güngör’ün şartlı bir yaklaşımla toplantıya gölge düşürecek soru sorulmasını istememe uyarısı şık olmadı.

Kendisi gölge düşmesin uyarısı yaparken, gölge düşürüyordu neredeyse. Farkında olduğunu da düşünmüyorum. Herhangi bir yazı veya yorumda da yer almadı sanırım. O zaman biz hatırlatmış olalım.

İlin milletvekilleri basın karşısına çıkıyorsa, pazarlık usulüyle soru beklemek olmaz. Önünüze ne gelirse cevaplamak durumunda olmalısınız. Bu yönde bir yönlendirme olmaz, olamaz.

Yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı doğru anlatmaktan ziyade, bu türdeki tutumlarla öne çıkarsanız sonuç beklentinin dışında kalabiliyor. İşte bu uyarıda o tutumlardan biriydi.

“Bundan sonraki toplantılarınıza önceden hazırladığınız soruları soracak gazetecileri seçerek davet edin” şeklinde cevap verme potansiyeline sahip, deneyimli gazetecilerin bulunduğu bir ortamda, böyle bir cevabın seslendirilmemesindeki tek sebep, daha acemilik döneminde olduğunu düşündüğümüz yeni bir il başkanına gösterilen olgun hoşgörü ile yaptıkları ve yapacakları çalışmaları heyecan içinde aktarma çabası içinde olan iki milletvekiline olan saygıdır.

Umarım bu acemilik çabuk atlatılır.

Yoksa neredeyse görev süresi iki yıla yaklaşan bir yönetimin üzerine yapıştığı gibi yapışır acemilik kelimesi.