Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan Muğla’da, “Türkiye’nin, yaşanabilir bir Türkiye olması için önündeki en büyük engel, iktidarın bu tutarsız uygulamalarıdır. Muğla’da, Saadet iktidarının müjdesini vermek için bir araya geldik” açıklamasını yaptı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Menteşe ilçesinde bulunan Türkan Saylan Çağdaş Yaşam ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen il kongresine katıldı.
Mevcut Başkan Cebrail Tümenci’nin aday olduğu ve tek liste ile gidilen genel kurula, Genel Başkan Arıkan’ın yanı sıra; Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve partililer katıldı.
Genel kurulda konuşma yapan Arıkan, “Burada yalnızca Saadet Partimizin il kongresi için değil, Muğla’da Saadet iktidarının müjdesini vermek için bir araya geldik” dedi.
Ülkedeki suç oranlarının arttığın belirten, Arıkan, “2024 yılı içerisinde artan suç oranlarında dolandırıcılık suç oranı tam yüzde 41 artmış. Uyuşturucu suç oranı yüzde 33 artmış, sahtecilik suç oranı yüzde 12 artmış, mafyacılık suç oranı yüzde 33 artmış. 2023’ten önce cümle neydi, ‘3 Y ile mücadele edeceğiz’ dediler. Bunlardan birisi yolsuzluktu. ‘Dolandırıcılığı bitireceğiz’ dediler ama mücadele ettikleri suç oranı Türkiye’de yüzde 41 artmış. Yine ‘devlette kurumsallaşmayı sağlayacağız, mafyalaşmayı bitireceğiz’ diyorlardı. Geçen sene mafya suç oranları tam yüzde 32 artmış. Yolsuzluk algı endeksinde, dünyadaki 180 ülke içerisinde 107. sıradayız. Organize suç endeksinde dünyada 14. sıradayız. Hani siz mafyayı bitirecektiniz? Mafya suç oranlarında dünyada 14. sıraya çıkmışız. Hukukun üstünlüğü endeksinde, adaletten hep dem vuruyoruz ya, hem adaletin olmadığından bahsediyoruz ya, bu istatistiğe de yansımış; 142 ülke arasında 133. sıradayız biz” diye konuştu.
“BİZ, DENETLENEMEYEN CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNE KARŞI ÇIKTIK”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Genel Başkan Arıkan, “Türkiye’de kaynak yok diye bir şey yok. Asgari ücret çok kolay bir şekilde yoksulluk sınırına ulaştırılabilir. Yeter ki iyi niyetli olalım. Yeter ki faiz baronlarını değil, asgari ücretle çalışan insanları mutlu etmenin yollarını arayalım. Neydi cümle 2017’de, ‘Verin yetkiyi, görün etkiyi’ dediler. Millet verdi. Biz gayret gösterdik. Bakın yapmayın, bu sistem sıkıntılı bir sistem dedik. Bu sistem çukuruna, bu tuzağa düşmeyelim, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi doğru bir sistem değil dediğimizde iktidar bize dedi ki, ‘Bu Saadet Partililer var ya, Erbakan’ın kemiklerini sızlatıyor, Erbakan başkanlık sistemini istiyordu, bugünkü Saadet Partililer bu sisteme karşı çıkıyor’ dediler. Biz de dedik ki biz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine karşı değiliz. Biz denetlenemeyen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine, şeffaf olmayan bu sisteme, kuvvetler ayrılığının olmadığı sisteme karşı çıktığımızı ifade ettik” ifadelerini kullandı.
“KİM İSTEYEBİLİR TÜRKİYE’DE TERÖRÜN BİTMEMESİNİ?”
PKK’nın silah bıraktığı açıklamalarını değerlendiren Arıkan, “Biz üstünlüğün sadece takvada olduğuna inanan insanlarız. Türk, Kürt, Gürcü, Çerkes, ne kadar insan varsa hepsi bu topraklarda huzur içerisinde yaşayabilir; ama hakkı hâkim kılacak bir düzenek kurduğumuz takdirde bunu başarabiliriz. ‘PKK silah bıraktı’ bu yüzde yüz olumlu bir hadise. ‘PKK silahları susturacak, çatışmaya girmeyecek’ yüzde yüz olumlu bir hadise. Biz bunu desteklemek durumundayız. Kim isteyebilir Türkiye’de terörün bitmemesini, kim isteyebilir Türkiye’de silahların susmamasını? PKK birtakım açıklamalar yaptı. Bunun karşılığında biz bu sürecin sonuna kadar selametli bir şekilde bitebilmesi için, Türkiye’de huzurun hâkim olabilmesi için sonuna kadar destek olacağımızı defalarca söyledim” dedi.
“23 YILLIK GEÇMİŞ, BİZİ ‘AMA’ İLE BAŞLAYAN CÜMLELER KURMAK ZORUNDA BIRAKTI”
Türkiye’nin, yaşanabilir bir Türkiye olması için önündeki en büyük engelin iktidarın tutarsız uygulamaları olduğunu söyleyen Arıkan, “Aklımızda da bazı tereddütler olduğunu tekrar ifade etmem lazım. Bize diyorlar ki, ‘Destek oluyoruz diyorsunuz, arkasına da ama ile başlayan cümleler kuruyorsunuz, bu iş olmaz’ diyorlar. 23 yıllık geçmiş, bizi ama ile başlayan cümleler kurmak zorunda bıraktı. Daha geçen sene yerel seçimlerde, 2 sene önce genel seçimlerde Kandil’in bizimle iş birliği yaptığı suçlamasına maruz kalmadık mı biz? PKK ile gizli anlaşma yaptığımız iftirası atılmadı mı bize? Önceki Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu, pasaport almak için nüfus idaresine gittiğinde isminin karşısına ‘terörle iltisaklı’ notu düşüldüğünü görmedik mi biz? Biz size nasıl güvenelim? 23 yıl boyunca yaptığınız işler bizde bir güvensizlik oluşturdu. Türkiye’nin, yaşanabilir bir Türkiye olmaması için önündeki en büyük engel, iktidarın bu tutarsız uygulamalarıdır” diye konuştu.
“BİZLER, BU TOPRAKLARIN AYRILMAZ PARÇALARIYIZ”
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise şunları söyledi:
“Bizler, bu güzel memleketin, güzel Muğla’mızın evlatları olarak hangi siyasi görüşten olursak olalım, hep birlikte kol kola, omuz omuza memleketin refahı için, memleketin selameti için, güzel günler için, umut için, çocuklarımızın geleceği için birlikte büyük bir gayretle çalışıyoruz. Tek gayemiz, aynı bayrak altında vatanımızın, milletimizin, bölünmez bütünlüğümüzün korunması ve gelecek nesillere atalarımızdan aldığımız bu güzel mirası taşımaktır. Bizlerin görevi budur. Ülkemiz bugün çok derin bir ekonomik ve siyasi kriz içerisindedir. Bunu hepimiz kabul ediyoruz. Her kesim bundan etkileniyor. Maalesef emeklimiz, işçimiz, yine esnafımız, tarımdaki işçimiz; herkesin problemi bu. Aynı zamanda ayrıştırıcı, bölücü diller kullanılıyor. Bizler aslında bu toprakların ayrılmaz parçalarıyız.”









