ÖZEL HABER/ Muğla Kamyoncu, Otomobilci ve Şoförler Esnaf Odası Başkanı Arif Ö. ve yönetimi, iş sahiplerinden fazladan 1 milyon 585 bin TL tahsil etmeleri nedeniyle “görevi kötüye kullanma” suçundan yargılandı. Mahkeme, başkan ve başkanvekiline hapis cezası verirken, ceza, adli para cezasına çevrildi. Mağdur avukatları, cezayı yetersiz bularak karara itiraz edeceklerini açıkladı.
Muğla Kamyoncu, Otomobilci ve Şoförler Esnaf Odası’nda D.A. isimli bir üye, Oda Başkanı Arif Ö. ve yönetimi hakkında, ‘oda tarafından basılı kâğıtlardan herhangi bir ücret alınmaması gerekirken para alındığı ve esnafların mağdur edildiği’ iddiasıyla Muğla Cumhuriyet Başsavcılığa şikayette bulunmuştu.
1 MİLYON 585 bin 691 TL FAZLA PARA TAHSİL EDİLMİŞ
Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişi tarafından oda kayıtlarında denetim yapıldı. Denetimde, görev gereklerine aykırı olarak, plaka satış sırasında yapılan hizmetlerden dolayı iş sahiplerinden hizmet bedeli, oda hizmeti ve yeni üye kayıt hizmeti adı altında 2022 yılında 394 bin 584 TL, 2023 yılında 747 bin 132 TL ve 2024 yılında 443 bin 974 TL olmak üzere toplamda 1 milyon 585 bin 691 TL fazla para tahsil edildiği ve bu paranın oda kayıtlarına girdiği tespit edildi.
“GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA” İDDİASIYLA DAVA AÇILDI
Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişince yapılan inceleme uyarınca Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Başkan ve 7 yönetim kurulu üyesi hakkında, yapılan bu uygulamaların ‘vatandaşları ve oda üyelerini maddi zarara uğrattığı ve mağduriyetlerine yol açtığı’ gerekçesiyle ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan 13 Ocak’ta 2025 tarihinde kamu davası açıldı.
DAVADA KARAR ÇIKTI
5. Asliye Ceza Mahkemesi 21 Şubat’ta aldığı kararda, Özer’in oda yönetimi olarak, plaka hizmeti ve yeni üye kayıt işlemleri sırasında mevzuata aykırı şekilde fazla ücret tahsil ettiğine hükmetti.
Oda Başkanı Arif Ö. ve Başkanvekili Halil B.’ye “görevi kötüye kullanma” suçundan 6 ay hapis cezası verildi. Cezanın artırılarak 7 ay 15 gün hapse çıkarılmasına karar verildi. Ardından cezada indirim uygulanarak 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildi. Mahkeme, bu cezayı 7 bin TL adli para cezasına çevirdi.
Mahkeme, Özer ve Bozyer’in “benzer suçlardan daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bulunduğuna” dikkat çekerek, sanıkların “yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığını” belirtti ve cezaların ertelenmesine yer olmadığına hükmetti.
Diğer 6 yönetim kurulu üyesi hakkında mahkûmiyet karan verildi ancak “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildi. Bu sanıklar, beş yıl boyunca denetim süresine tabi tutulacak.
AVUKATLAR KARARA İTİRAZ EDECEK
Öte yandan mağdur Avukatları Mehmet Ali Berk ve Halis Yeninci, sanıklar hakkında verilen cezanın alt hadden verildiğini ve bunun yetersiz olduğunu belirterek, karara itiraz edeceklerini açıkladılar.
Avukat Berk, “Sanıklar hakkında verilen cezanın, halkımızın mevcut ekonomik durumu gözetildiğinde yetersiz olduğu kanaatindeyiz. Toplumumuzun bir kesimi kıt kanaat geçinerek, tabiri caizse dişinden tırnağından arttırarak taşıtlar almakta. Bu taşıtların trafiğe tescili, zorunlu olarak sigortalanması, motorlu taşıtlar vergisi ve plaka basımı için hatırı sayılır ücretler ödemesi gerekmekte” dedi.
“İTİRAZLARIMIZI SUNACAĞIZ”
Avukat Berk, karara itiraz edeceklerini belirterek, Tüm bunların üstüne bir de Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu tarafından bağlı odaların vermiş oldukları hizmetlerden dolayı iş sahiplerinden hizmet bedeli adıyla herhangi bir ücret alınmaması gerektiği belirtilmesine rağmen, taşıtların trafiğe çıkması için zorunlu olan plaka basım işleminden haricen ücret alındığı, yapılan inceleme doğrultusunda sabittir. Tüm bu nedenlerle, karardaki ceza tayininin daha hakkaniyetli olabilmesini sağlayabilmek adına itirazlarımızı sunacağız. Elbette ki takdir mahkemenindir, kesinleşmiş bir husus olmadığını da belirtmeliyiz” diye konuştu.
Avukat Halis Yeninci ise benzer usulsüzlüklerin önlenebilmesi için denetim mekanizmalarının güç̧lendirilmesi gerektiğini belirtti. Yeninci, “Adalet yalnızca hukuki değil, toplumsal huzurun da teminatıdır. Bu tür davalar, kamu görevlilerinin halkın güvenini tekrar kazanmalarına yardımcı olmalıdır” dedi.
Yeninci, sanıklara alt sınırdan ceza verilmesi ve cezanın adli para cezasına çevrilmesinin suçun ağırlığını hafife almakta ve kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
“Bu dava, ne iş yaparsa yapsın görevli olan kişilerin sorumluluklarını yerine getirirken halkın ç̧ıkarlarını gözetmeleri gerektiğini bir kez daha gösteriyor, kaldı ki halkımızın bir kesiminin ciddi ekonomik problemler ile baş başa olduğu malumunuzdur. Somut olaya parasal büyüklük gözüyle bakılmaması gerektiği, vatandaşlarımızın haklarının korunmasını önceleyen bir yaklaşımda olmamız gerektiği açıktır. Mahkeme tarafından sanıklara alt sınırdan ceza verilmesi ve cezanın adli para cezasına çevrilmesi, suçun ağırlığını hafife almakta ve kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturmaktadır. Bu olumsuz algının önüne geçmek adına gerekli başvuruları elbette yapacağız.”









