mabolla_medya-logo
Ara
Close this search box.
Ara
Close this search box.

Kim, kimin adayı?

Yerel seçimler yaklaşıyor…
Aday adaylığından adaylığa geçişte heyecan artıyor, hatta aday adayları ve destekleyenleri bir hayli gergin.
Ben öyle bir sürpriz beklemiyorum ama geçmiş katakülli ve entrika (Ayak Oyunları) alavere, dalavereleri paranoya haline dönüşmüş durumda…

Henüz il kongreleri aşamasında saflar belli olmuş, bugün; Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday adayı olacaklarını o günden bildiğimiz bazı aktörleri siyasi arena da paylaşmıştık…
Bu isimler ki il kongresinin galibi Zekican beyin destekleyenleri idi.
Eşiği aşırtan, Milas Belediye Başkanı sayın Muhammet Tokat bu isimlerin başında geliyor, zira sayın Tokat, ” Düğüm Çözen” olarak nam saldı.
İl kongresinin başrolü, adayın belirlemesinde en etkili aktör olma ünvanı kendisinde.
Dolayısıyla ilk desteklenmesi gerekenler arasında birinci sırada.

Sürece; iki aradan bir dereden bakan, etliye sütlüye karışmayan, suya sabuna dokunmayan, çalıyı arkadan dolanan, Osman ağabeyinin adaylık haberini kollayan sayın Girgin bagajdan çıkarak, güneşi kapı aralığından gözlerini ovuştura ovuştura katıldı.
Eski mesai arkadaşlığı avantajını değerlendiren ve iki dönem vekillik yapanlardan sayın Dr. Demir ise; Bir atımlık barut kaldı, onu da şimdi sıkıladım der gibi…
Genel Başkanımız sayın Özel ile vekilliği döneminde, fi tarihinde, cezaevleri araştırma komisyonların da birlikte görev yapmış mış ya…

Milas ilçemiz çok siyasi aktöre yataklık yaptı.
Şovenist duygular ile her dönem vekil çıkaran ilçe den tek aday yakışmaz!
Av. Akın Üstündağ durur mu?
Üstündağ, sürece; Yatağan da biraz bocalasa da, il kongresi üstün başarı madalyasını boynuna takanlardan.
Eee haliyle az da olsa, o da alacaklı.
Eski vekil Alban ise; oyun kurucu pozisyonunu yitirmiş görünüyor.
Oysa ki altyapıyı büyük bir ustalık ile oluşturmuş, su basmanını çıkmıştı. Sürece verdiği katkı ile karşılığı birbirini tutmayan alacak hesabı, matematik ve fizik kurallarına aykırı.

Bu kongre süreci çok yorsa da, enerjik yapısı ve beni de, derinden etkileyen sevgili kardeşim Av. Burak Erbay da alacaklı mı? Alacaklı.
Bu hesap; Bir kişinin, dört alacaklıya eşit oranda hak dağıtımı konusunda tutmadı. Tutmazdı. Tutmaz!
Aradan kapı kollayan Girgin ile, kapıyı zorlayan Dr. Demir de çıkınca hesaplar iyiden iyiye karıştı.

Av. Ayla Kara; Belediye ile iltisaklı olan, siyasi yaşamına, otuzlu yaşlarda hem de Muğla Belediye Meclis Üyesi olarak giriş yapan Kara, yürekleri hoplattı.
Hesapları bozdu. Masa da kasa da karıştı.
Mesleki ve siyasi hayatını paralel ama, kısa vade hesaplarına girmeden sürdüren Kara, il başkan yardımcılığından tutun da, iktidar ortaklığı devrin de Parti Meclisi Üyeliğine ( Hem de kadın kotasından değil) kadar görev alma başarısı gösterdi.
Bu arada üç dönem de Muğla Baro başkanlığı yapan Kara’nın, bu dönem de genel merkezin “Kadına Pozitif Ayrımcılık” yaklaşımından yararlanma ihtimali ise kafaları karıştırdı.
Nereden geldi? Kim gönderdi? Bilinmiyor ama, bir de Abdüllatif Şener’in partisinin kurucularından, sonra has evlat sayılıp, baş köşeye kurulanlarından, genel başkan yardımcılığı kapanlarından Yasemin Öney Cankurtaran hanımefendi beyinleri yaktı!
Genel merkez tarafından görevlendirilen heyetin, mülakatına dahi mazeret bildirdiği duyumunu aldığımız ikinci kadın adayımız Aydın Belediyesi’nde danışmanlık filan da yapmış…

Bir bir saymış kadar olduk ama, Atatürk anıtına mektup bırakan, sonra da bulduran medyatik ağabeyim Özcan’dan sonra, hiç kimsenin tanıyıp, bilmediği, ya da benim cehaletimden bilgi edinemediğim Mehmet Nejdet Akkuş hakkında yorum dahi yapamıyor olmanın derin üzüntüsü içerisindeyim.
Öğrenir öğrenmez tanıtıcı bir yorum da yaparım.
Av. Ayla Kara benim de adayım ama, diğer adaylar da partimin adayları…
Her birine ayrı ayrı başarılar diler, saygılar sunarım.
Kazanan Muğla olsun.
Kazanan Türkiye olsun.
Kim atanır, ya da seçilirse ben yanındayım.